Yıldıray OĞUR
“İzmir’de 265 öğrenci Atatürk portresi oluşturarak ‘Atam nokta izinde’ yazdılar…”
Muhtemelen bugün tekrarları yaşanacak bu gösteri geçen yıl ulusal gazetelerde böyle yer almıştı. Öğrencilerin bedenleriyle verdikleri mesajdaki Nokta, İzmir’deki kolejin adı. İnternet sitesi “Onun düşünceleri çıkış noktamız’’ yazısı eşliğinde Atatürk resmiyle açılan kolejin bayramlar ve Atatürk konusundaki hassasiyeti her karede görmek mümkün.
2012 yılında Fer Özel Eğitim Şirketi tarafından kurulmuş (Fer Işık, Nur demek) okul dört yılda Bornova ve Buca’da iki dev kampüse ulaşmış. Kolejin ulusal basında yer alan bir başka etkinliğini ise daha yakın zamanlardan. 6 Haziran 2016 günkü Sözcü gazetesinden okuyalım:
“İzmir Özel Nokta Okulları İlkokul öğrencileri Şırnak’ta vatani görevini yapmakta olan askerlere şiirleri ile moral oldular. 6. Motorlu Piyade Tugayı Şırnak/Akçay’da mektuplarını teslim alan askerler minik öğrencilere mektup ve fotoğraflarını yollayarak cevap verdi. Ders sırasında Vatan Sevgisi konusuyla ülkemiz için mücadele eden kahraman Türk askerlerini konuşan öğrenciler şiir yazıp onlara yollama kararı aldı. Nokta Okulları veli, öğretmen ve idarecilerinin desteği ile mektuplar askerlere gönderildi.”
Haberden 1.5 ay sonra 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Darbeye katılanlardan biri 6. Zırhlı Piyade Tugayı’ydı. Şehir girişinde önleri kesilen tugaya bağlı zırhlı araçlara darbe talimatını veren tuğgeneral ve 384 asker tutuklandı.
Bir ay sonra 13 Ağustos 2016’da Milli Eğitim Bakanlığı’nın sitesinde yayınlanan bir kanun hükmünde kararnameyle FETÖ ile ilişkisi nedeniyle kapatılan 49 okuldan birinin adının da Nokta Koleji olduğunu gören veliler önce karara inanamadılar. Okulun önünde toplandılar, Atatürkçü bildikleri okulun kapanmasına tepki gösterdiler.
Okuldan yapılan açıklamada da “Kapatılan eğitim kurumları arasına alındığımızı çok büyük bir hayret ve keder içinde öğrenmiş bulunmaktayız” dendi. “Okulumuzun hedefi, Cumhuriyetin temel ilkelerini, Atatürk ilke ve İnkılaplarını özümsemiş, millî değerlere saygılı, demokratik ve laik, yurdunu seven ve ana dilini en iyi şekilde kullanabilen” bireyler yetiştirmek olduğu vurgulandı.
Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir haberde bir velinin sözleri başlığa çekilmişti: “Adı Nokta dergisiyle aynı diye okulu kapattılar”
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/585583/Adi__Nokta__diye_okulu_kapattilar.html
Okulun kapatılmasına tepki gösterenlerden biri de CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel’di. Sertel şöyle dedi: “Nokta kolejine birçok kez konferans vermeye gittim. Orada çalışan öğretmenleri iyi tanıyorum. Orada Fetullah Gülen Cemaati ile bağlantılı bir çalışma veya faaliyet yürütüldüğünü görmedim. Atatürk çizgisinde bir okul orası. Ben de inanamadım. Gerekçesi nedir bilmiyoruz. Millî Eğitim ile bu konuyu görüşeceğiz…”
Okulun adı son olarak bir iddianamede yer aldı. İzmir’deki 15 Temmuz İddianamesi’nde. İddianamedeki en dikkat çekici ifadeler Adil Öksüz’ün Ankara’daki villasına gidip katıldığı darbe toplantısını anlatan üst rütbeli bir asker olduğu anlaşılan gizli tanık Kuzgun’un anlattıklarıydı. İfadesinin bir yerinde şöyle diyordu Kuzgun:
“2013 yılı Ağustos ayında AHMET KOD isimli şahıs beni alarak NUMAN KOD Osman … isimli şahsın evine götürerek beni onunla tanıştırdı. Çocuğumu NOKTA KOLEJİNE yazdırabileceklerini ve indirim yapabileceklerini söylediler. Ben de bunun üzerine çocuğumu bu koleje yazdırdım. Bana yaklaşık 4.500 TL indirim yaptılar. Bu şekilde NUMAN KOD Osman … ile tanıştım. Yapmış olduğumuz buluşmaları genellikle NUMAN KOD Osman … isimli şahsın evinde yapardık. Bu evin yerini sizlere gösterdim.”
Galiba mesele okulun adının Nokta Dergisi’nin adı ile karışması değil.
Öyle olsaydı İstanbul’daki Cumhuriyet Kolejleri neden kapansın değil mi?
Maslak’ta yol kenarındaki kampüslerinin duvarındaki dev Atatürk resmi,
Cumhuriyet Kitapları logosuna benzeyen logosu http://https://www.google.com/search?q=cumhuriyet+okurlar%C4%B1&biw=1404&bih=771&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwiWqrG-svvPAhXKF5oKHWT7DcAQ_AUICCgD#tbm=isch&q=cumhuriyet+koleji+logo
Cumhuriyet Koleji Marşı https://www.youtube.com/watch?v=CkKANeaEsNU ve koridorlarında neredeyse metrekareye bir tane düşen Atatürk resimleriyle tam bir Atatürkçü kolej burası.
Muhakkak Müjdat Gezen de öyle düşünmüş olmalı. 26 Mayıs’ta Maslak Tim Center’da Cumhuriyet Okulları’nın ödül törenine gidip Yaşam Boyu Başarı ödülünü aldığına göre...
http://www.milliyet.com.tr/cumhuriyet-en-lerini-secti-magazin-2251616/
Muhakkak kararında okulun bu yıl ve geçen yıl en iyi köşe yazarı ödülünü Yılmaz Özdil’e vermiş olması da rol oynamıştır.
Ama Cumhuriyetimizin bu güzide yuvasının Maslak, Kağıthane ve Vadi İstanbul gibi seçkin muhitlerdeki okulları da 15 Temmuz’dan sonra FETÖ bağlantısı nedeniyle kapatıldı.
Okuldan geriye bir tv dizisinde İstanbul’daki en iyi okul olarak geçtiği sahne kaldı.
https://www.youtube.com/watch?v=jcH1Lxk3ZAg
Bir de okulun kurucusunun “FETÖ terör örgütü ile hiçbir bağlantımız yoktur” açıklaması.
https://twitter.com/yasarozdemir01
Ankara’daki Anafartalar Koleji’nin sayfasını açtığınızda karşınıza çıkan açıklama daha sert ve öfkeli:
“Anafartalar Eğitim Kurumları millî iradeye bağlı, milletinin hizmetinde ve Atatürk ilkelerine göre eğitim veren bir okuldur. Kurulduğu günden itibaren (henüz toplumumuz FETÖ’nün gerçek yüzünü görmeden önce bile) Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) ve darbe ile ülkemizi yıkmaya çalışanların şiddetle karşısındadır. Sadece dikkati dağıtmak ve demokrasi adına devletimizin ve milletimizin verdiği mücadeleye zarar vermek için FETÖ üyeleri tarafından da iftira atılmış olabileceğini düşünüyoruz.”
‘’Okulumuza karşı bu tür saldırılar kamuoyundaki ‘Atatürkçüler de tehdit altında’ algısını maalesef güçlendirmektedir.”
Yine dış cephesinde dev Atatürk resimleriyle bizi karşılayan bir okul var karşımızda.
Cumhuriyet Bayramlarının en görkemli törenlerle kutlandığı, adını Atatürk’ün yıldızının parladığı yer olduğu için Anafartalar’dan aldığını söyleyen Ankara’nın zengin muhitlerinde güzel şık binaları olan bu kolejde 2012-2013 yılları arasında öğretmenlik yapmış bir Ekşi Sözlük yazarı da okulun Atatürkçülüğünün şahidi:
“2012-2013 döneminde bir sene öğretmenlik yapmış olduğum okul. Söyleyeceğim kötü çok şey vardır ama haklarında çıkan iddiaları görünce oldukça şaşırdım. Atatürkçü okul görünümünde çalıştıklarını düşünmüyorum çünkü en azından ben çalışırken gerçekten Atatürkçü bir okuldu. Hakkında iyi duygulara sahip olduğum tek özelliği de buydu zaten. Okul olarak Anıtkabir’den çıkmıyorduk, neredeyse dersleri de orada işleyecektik ve bu Atatürkçü okul olma durumu göstermelik bile olsaydı yine de cemaatle alakalı olabileceklerini düşündürecek hiçbir şey görmedim. ilginç bir detay olarak hatırladığım bir diğer şey ise; -okulda kulaktan kulağa duyduğum bir bilgidir- Ergenekon davasında içeri alınan birkaç kişinin çocuklarının da bu okulda okuduğuydu ve sanırım asker çocuklarının çoğu burslu okuyordu…”
Onun dışında şahitlik edecekler de bulunabilir. 2014 yılındaki bu Sözcü haberine göre okulun düzenlediği Çanakkale konulu ödül törenine CHP milletvekili Nur Serter ve MHP’li Özcan Yeniçeri de katılmış.
http://www.sozcu.com.tr/2014/gunun-icinden/anafartalar-odulleri-sahiplerini- buldu-485129/Ama 2015’teki Anafartalar Ruhu ödül töreninin daha renkli geçtiğine şüphe yok.
Okulun kurucusunun yanında bu kez Hava Kuvvetleri Komutanı var.
Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk. Bir Hava Kuvvetleri Komutanı’nın bir kolejin şiir ve kompozisyon yarışması ödül törenine katılıp, Anaokulu öğrencilerine ödül vermesi tuhaf bulunabilir.
http://s31.postimg.org/s67u4qxt7/ak_n_zt_rk_anafartalar.jpg
15 Temmuz darbe gecesi bu tuhaflığın sebebi anlaşıldı.
Orgeneral Akın Öztürk’le Anafartalar Koleji’nin sahibi Hakan Çiçek’in yolu bu kez de darbenin merkez üssü Akıncı Üssü’nde kesişti. İkisi de o gece tesadüfen oradaydı. Akın Öztürk kendi ifadesine göre üstün lojmanlarında oturan torununu görmeye gelmişti. Anafartalar’ın sahibi Hakan Çiçek ise veli ziyaretindeydi:
“Ben İstanbul’da otururum. Ticaretle uğraşırım, 3 tane şirketim vardır. Ankara’da Çankaya Yıldız, Çayyolu’nda Anafartalar Kolejlerim vardır. Yaklaşık 3 gündür Ankara’da kalıyordum. Cuma günü de okuldan öğrencilerimizin velisi olan Albay Ahmet Özçetin, beni Cuma günü akşam 20:30 sıralarında sosyal etkinlik için Akıncı üssüne davet etti. Ben Akıncı üssüne gittim. Bulunduğum yerde Albay Ahmet Özçetin vardı, bir iki şahıs daha vardı ancak onları da tanımıyorum. Ben gittikten birkaç dakika sonra hareketlilik başladı…”
Tabii bir veli ziyaretinin darbe gecesi darbenin merkez üssüne denk gelmiş olması mümkün. Ayrıca darbe de bir sosyal etkinlik sayılabilir.
Bugün eğer açık olsalardı İzmir, İstanbul ve Ankara’daki en heyecanlı törenlerin yapılacağı, en ateşli nutukların atılacağı, şiirlerin okunacağı, belki öğrencilerini toplayıp Anıtkabir’e götürecek, yabancı dil derslerine yabancı hocaların girdiği, kesinlikle başörtülü hocaların çalıştırılmadığı, cemaatçi “dinci” okullardan kaçan laik bir velinin çocuğunu gönül rahatlığıyla teslim edebileceği bu kolejlerin FETÖ’cülerin paravan okulları olduğunun ortaya çıkmasına inanamayan veliler, CHP’li vekiller, Kemalist bazı gazeteler haklı.
Atatürkçülük her bulduğun köşeye bir Atatürk resmi asmakla, başörtülü hoca çalıştırmamakla, keçi sakal bırakmakla, bağıra çağıra marş söylemekle, içinde “çağdaş” “aydınlık” geçen cümlelerle konuşmakla olunabilen bir şey olunca tabii taklit etmesi kolay oluyor.
İşte parası olan, eğitim işlerinden de anlayan bir cemaat çıkıyor, karargahlarda tedbir için bağıra çağıra 10. Yıl Marşı söyleyen FETÖ’cü komutanların, YARSAV başkanı bile olabilen savcıların, hakimlerin, kendini çaktırmaması gereken bürokratların çocukları gidebilsin, fişlenmesinler, kontrolden de çıkmasınlar diye üç büyükşehrin lüks semtlerinde cephelerinde dev Atatürk resimleri olan Atatürkçü okullar açıyor, Yılmaz Özdil’e yılın köşe yazarı ödülü verip, CHP’li milletvekillerini ödül törenlerine, söyleşilere çağırıyor.
Küçük çaplı bir aldatılma, kandırılma hikayesi bu. Gurur yapmayıp sahiden kandırıldığını kabul edebilenlere daha büyük çaptaki versiyonların nasıl olduğu hakkında da bir empati yapma imkanı veren cinsten.
Belki biraz da bunlarla yüzleşe yüzleşe, neden bu kadar kolay kandırılıyoruz, hangi önyargılarımız, toplumsal güvensizliklerimiz, siyasi, sosyal açıklarımızdan sızıyor niyeti bozmuşlar görerek sahiden cumhur oluyoruz.
Tam farkına vardığımızda sahiden coşkuyla, birlikte ve samimiyetle kutlayabileceğiz Cumhuriyet’i…
Yazarlar
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları




























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025