Abdurrahman Dilipak
İsra 11. “İnsan iyiliğin gelmesine dua ettiği gibi, kötülüğün gelmesine de dua eder. Esasen insanoğlu acelecidir.” Evet, bizi yaratan öyle buyurdu: “İnsan acelecidir”.. Hep “Dua” ediyoruz ya, ben de zaman zaman yazıyorum, “dua ile istenen bela” diye. Fatiha’da biz günde 40 defa, “Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde hayır olabileceği” için “Bize Hakkı Hak, batılı batıl göster” diye Allah’a dua ediyoruz.
Beni tanıyan tanır; biri benim için “Allah’tan uzun ömür” dilese ben “Allah’ın takdiri olan ecelim”e razı olduğumu, Ondan O’nun rızasını talep ettiğimi, “Hayırlı ve bereketli bir ömür ve hayırlı bir ölüm” dilediğimi söylerim. Her şeyin bir vakti zamanı vardır. O zaman geldiğinde o şey olur. Bunu kimse engelleyemez. Seçim ne zaman, Bakanlıklarda değişiklik olacak mı? Herkes konuşuyor. Ben de Bakanlıklarda değişiklik olması gerektiğini söylüyorum. Ama sonuç beni ilgilendirmiyor.. Ben kendi fikrim yanında toplumsal talebi dile getirmem, bu konuda yaşadığım zamana ve mekana olan şahidliğimi muhataplarına taşımam gerek. Usul ve füru açısından bu bir görev.. Sonuç ne olursa olsun ben bu görevimi yapmazsam bundan sorumlu olurum. Yine sonuç ne olursa olsun, görevimi yapmışsam bundan dolayı da indi ilahide mükafatlandırılırım. Bakın, bu konudaki tavrım iç politika ya da dış politikada aynı. Fırat’ın doğusunda da. Olacak olan ne varsa o olacak. Benim endişem şu: Ben bu süreçte ne yapıyor olacağım. Bütün bu oluş içinde Allah’ın indinde makamınızı merak ediyorsanız, O’nun sizi neyle meşgul ettiğine bakın. “Beka” tartışmasına bu akılla karşı çıktım mesela!
Birileri yazdıklarımdan rahatsız olabilir ya da memnun olabilir. İşin o kısmı beni fazla ilgilendirmiyor. Kaldı ki, ben kendi fikrimi söylerken de hata yapmış olabilirim.. Benim yanlış düşünüp düşmediğim o fikre karşı ilim sahibi ve diğer insanların tepkileri benim yeniden düşünmeme ya da fikrimde daha ısrarcı olmama sebeb olacaktır.
Çok ısrarcı da olsam, aslında benim acelem yok. Bütün endişem görevimi tam ve eksiksiz olarak zamanında yapıp yapmadığımla ilgilidir. Benim açımdan, benim fikrimin tam aksine bir fikre sahip olan bir kişi, görüş ayrılığı yaşadığımız bir konuda en az benim kadar doğru olabilir.. Zaten istişare ve şûra bu ortamda bir anlam ve değer kazanır.
Ben ya da bir başkası, göklerin hazinesinin ya da gaybın bilgisinin şifresine sahip değiliz.
Müslümanlar ne kadar determinist olmuşlar!? Şu gelirse şöyle olur, bu olmazsa böyle olur gibi akıl yürütmeler, ancak kişinin öngörüsüne dayalı sorumlulukları için gereklidir, yoksa Allah’ın iradesi şarta bağlı değildir. O, “ol” der ve o şey olur. “Sünnetullah”ı ise vahiy, risalet yoluyla, ilim, gözlem ve tecrübeyle idrake çalışırız. Yoksa O, la yüs’el’dir ve O, bir şeyi dilerse esbabını da halkeder.
Bir şey olacaksa o şey olur! Olmayacaksa olmaz. Bir şey olduktan sonra geriye dönük akıl yürütme akıllıca bir iş değildir. Geriye dönük ihtimal hesabı Allah’ın iradesini tartışmaya açmak olur. Olan olmuştur ve o ilahi takdirin sonucudur. Aksi durumu anlamak ve anlatmak açısından şu örnek açıklayıcı olabilir: “Babam kız olsaydı ben kim olurdum!”
“Ebu Leheb’in elleri kurusun” diye başlayan ayeti biliyorsunuz! Ebu Leheb’e “yalancıktan tevbe et” derler. Allah izin vermeden yapamaz. Hayır da şer de, Melek de, Şeytan da, ins ve cin, yaratılmış olan ne varsa hepsi Allah’ın iradesi içindedir. Biz O’nun rızasına talibiz. O, bizi mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle, kimi zaman korkutarak, açlıkla, nimetlerini artırarak ve eksilterek bizi imtihan edecektir. O, servet ve iktidarı halklar ve ülkeler arasında evirip çevirecektir. Hz. Yusuf’un bollukla ve kıtlıkla imtihanı O’nun zatından kaynaklanan bir sorumlulukla açıklanamaz. O bir imtihanın gereğidir, buna vesile teşkil eden bir şey o halkın ihmallerinden de kaynaklanmış olabilir ya da olmayabilir.. Başarı ve yenilgi de öyle. O zaman bizim bütün planlarımız çöpe gidiyor..
Tamam bizim planlarımız, projelerimiz, iyi bir kadromuz olmalı, çok çalışmalıyız ama sonuç bizim beklediğimiz gibi olmayabilir.. Allah dilerse bizim beklediğimiz gibi ya da çok daha iyisi de olabilir.
Bakanların değişmesi, değişmesini isteyenler, istemeyenler her kim ne yapıyorsa ve onu ne için yapıyorsa Allah indinde bir dereceye sahip olacaktır. Ve bil gaderi hayrihi ve şerrihi minellahu teala.. Sonunda Allah’ın dediği olacaktır. Ve bu süreçte kim niye istiyor, ya da niye istemiyorsa, sonuç ne olursa olsun ona göre muaheze olacaktır. Bazı isteyenler ve bazı istemeyenler kaybedecekler ya da kazananlardan olacaklardır. Tabii ve elbette ameller niyetlere göredir. Ancak cehennemin yollarının iyi niyet taşları ile döşeli olduğunu da unutmayalım. Tek başına iyi niyet yetmez, o konuda bilgi sahibi olmak, istişare şûra yapıp yapmamak da bu sonuçta etkili olacaktır..
Evet, trollerden şikayetçiyim. Ama onlar gittikleri yoldan memnunsalar devam etsinler. Allah (cc) Cenneti de, Cehennemi de boşuna yaratmadı. Birileri Cennete ve Cehenneme nasıl gidecek. Zalimler için yaşasın Cehennem. İnşallah çok geç olmadan tevbe eder ve vazgeçerler.
Ben her ne yazıyor ve söylüyorsam, o benim fikrim, zannım ve yorumumdan ibarettir. Vahiy dışında yazdıklarımda ve vahyi yorumlarken hata yapmış olabilirim. Sakın bana ya da bir başkasına aklınızı kiraya vermeyin. Birileri kendi fikrini benim fikrimden üstün görerek, bana İlahlık ve Rablik taslamaya kalkarsa onu reddederim.. Fikrini açıklar ve delillerini sunarsa teşekkür ederim. Yanıldığını anlarsam elbette yanlışta ısrar etmem.(İnşallah). Ama aynı kanaati paylaşmamış da olabilirim. Muhkem nas dışında ittifak ettiğimizde birlikte hareket ederiz, ihtilaf edersek birbirimizi mazur görürüz. Zira “bu dünyada tartışıp durduğumuz şeylerin hakikatinin bize gösterileceği bir gün” var. Duhan 47, 48, 49, 50. “(Allah zebânilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir” diye uyarıldığımız bir gün var! O Kıyametin habercisi duman çevremizi kuşatmadan akledenlerden olsak!
Yunus’un dediği gibi “Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim.” Halk değişim istiyor, ben de bu talebin “haklı sebepler”e dayandığını düşünüyorum. Vekalet veren siyasilerin veli-i nimetidir. Siyasilerin bu sese kulak vermesi gerekir. Bu yerine göre kul hakkına da girer. Öte yandan; esasen ben halkla yönetim arasında “U borusu” gibi bir ilişki olduğunu düşünürüm. Biz kendimizi değiştirmeden, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Herkes baştakilerin değişmesini istiyor ama asıl değişmesi gereken biziz biz! Öte yandan; kötü olanların iyi olmayacağı, iyi olanların kötü olmayacağının garantisi var mı? Veya gelen gideni aratırsa! O da var. Ben doğru bulduğum şeyleri, Allah rızası için tekrarlayıp duracağım. Birileri de belki de ve inşallah onlar da Allah’ın rızasını gözeterek bunu yapmamakta direnecek. Ve sonuçta tartışıp durduğumuz şeylerin hakikati bir gün önümüze koyacak. İnşallah o gün, niyetlerimiz ve akli deliller, usuli hassasiyetlerimiz sebebi ile affedilenlerden oluruz. Değilse vay halimize! Allah inat edenler ve kibirlenenleri affetmez! O zaman “herkes kendi yoluna”.. Bizi gören, duyan, bilen, hüküm sahibi bir Allah var. Tek gerçek şu: İmtihan oluyoruz. Bu hercümerç içinde, yapıp yapmadıklarımız, ya da söyleyip söylemediklerimizle, ya kendi cennetimize sırtımızda tuğla taşıyor ya da kendi cehennemimize sırtımızda odun taşıyoruz. Yüzümü O’na döndüm. O’nun rızasının tecellisinin vesilesi olmaktır niyazım. Hakkı Hak, batılı batıl göstermesi ve Hakta toplanmayı nasib etmesidir duam. O, bizi “sabredenlerden, şükredenlerde, direnenlerden bulsun diye” selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024