Abdurrahman Dilipak
Siz hangi şehrin, neresinden, kimlerden olursunuz? Şehriniz, şehrin neresinden olduğunuz ve kimlerden olduğunuz aslında sizin kim olduğunuzun şifre kodlarıdır. Ailenizin bir adı, bir sanı, bir unvanı vardır. Yoksa “Adsız” olursunuz ve “Ünlenmezsiniz”. Sizin “Ünlü” olduğunuz bir “alameti farikanız”, sizi siz yapan, sizi başkalarından ayıran, farklı ve üstün kılan bir yanınız olmalı. Yoksa niçin varsınız ki, sürüdeki sıradan bir koyun gibi iseniz!
Benim gözümde Santa ya da Saint ya da “Aya” da diyebilirsiniz “Aziz” de, ki ben ona “Derviş” dedim: Derviş Nikolaus, kısaca İncil hafızı, hemşehrimiz “Hafız Niko”ya onlar Saint Nicola da diyorlar, iş o zat-ı muhterem’e Yalçın Koçak İskitlerden Pisarius’un arkadaşı diye sahip çıkarken, kimi Mısırlı, kimi Kıbrıslı, kimi Kudüslü, kimi Likyalı kimi Kayserili diye sahip çıkarken Süryaniler de “bizden” diye sahip çıkıyorlar.
Değerli iseniz herkes sahip çıkar. Zaten hepimiz Hz. Adem’in çocuklarından, Hz. Nuh’un ailesinden, çoğumuz Hz. İbrahim’in milletinden değil miyiz?
Derviş Nicalaus’a, hani şu Vatikan’ın Noel Baba ilan ettiği, Coca Cola’nın “Noel Baba”yı Nordik bir pagan efsanesi ile yeniden yorumlayıp, kapitalizmin tüketim tapınağının pazar maskotu yaptığı, kutsal kimliğinden sıyırıp seküler bir palyaçoya çevirdiği bu kişiye Süryaniler Mor Zoxe diyorlarmış. Süryanilere göre Mor Zoxe Antakya Süryani kilisesinin bir metropoliti imiş.
Şimdilik Aya Yorgi, Aya Sotri ve Aya Ayani’den söz eden yok. Bizimkiler bu isimleri duyunca kafalarına çakılan Rum, Yunan mitolojisi ile ve biraz da kendilerini karşı bir konuma yerleştiriyorlar ama Kur’an-ı Kerim’de bu coğrafyaya “Arzı Rum” denir. Kitapta bir de “Rum suresi” vardır. “Erzurum” adı ya da “Erzen-i Rum” da buradan gelir. Bu topraklarda yaşayan Müslüman halka da geçmişte “Ahiyan-ı Rum”, “Baciyan-ı Rum”, “Gaziyan-ı Rum” denirdi. “Rumeli” olarak artık sadece Trakya anılıyor. Bütün Anadolu “Rumeli”dir. “Urumiye” dediğimiz yer neresi sanki. “Urumu tud”unu unutmadık. Sahi “Rumi takvim”, “Rumi Sanat” ne oluyor. “Mevlana” niye “Rumi”dir ya da “Eşrefoğlu Rumi”ye niye “Rumi denir.
Fatih Sultan Mehmed aynı zaman da Doğu Roma Bizans’ın imparatoru bir “Rumi” değil mi idi? “Doğu Roma”ya ne oldu! Ya da ne oldu, nasıl oldu da bütün bunları unuttuk! Bugün sokaktaki insanın aklına “Rum” deyince “Kıbrıs Rum kesimi” geliyor. “Yunan” geliyor. Sahi “Rum” dediklerinizin “Yunan” dediklerinizle ne alakası var. Ya da “Grek”, kim oluyor bunlar. Böyle bir kavim yok. İyonya denilen yerde yaşayanlar Anadolu halklarının devamıdır.
Yeni bir iddia daha, “Noel Baba” denilen kişi Asya’dan gelen Saka’lardan bir İsevi olan, eski Şaman bir ruhani olan, İznik konsülüne katılanlardan Piserius’un yol arkadaşı imiş.
Geldiği yeri tam bilmiyoruz ama yaşadığı yer belli. Patara ve Demre tarafı.
Bana kalırsa birçok şeyi niçin kabul ettiğimizin ya da reddettiğimizin pek farkında değiliz. Reddettiklerimizin içinde “hikmet”, kabul ettiklerimizin içinde “Batıl”, “Hurafe” şeyler olamaz mı?
“Rumi” olmak, “Türki”, “Kürdi”, “Arabi” olmak gibi bir şey. Bunların aralarında iyiler de vardır, kötüler de. Sonuçta doğduğumuz toprağı, zamanı, ana-babayı, derimizin rengi ya da cinsiyetimizi biz mi seçtik!. Allah bizi kişi olarak parmağımızın uçları gibi farklı ve tek kişi olarak yarattı. Sonra bizi aramıza akrabalık bağları ile kabilelere ayırdı ki, (düşmanlık edelim diye değil) bilişelim diye, kederlerimizi ve mutluluklarımızı paylaşalım, yardımlaşalım, birbirimizin kalbini kazanmaya çalışalım istedi. Ama biz insanoğulları olarak pek çoğumuz kıskançlığı, düşmanlığı, cidalleşmeyi seçtik. Tabii ki bu anlamda cahillerden ve zalimlerden olduk.
Coca Cola onu bu kadar meşhur edince herkes tanıdı. Yoksa tanınan biri değildi. Bize anlatılan hikaye ise tamamen uydurma. Nordik Pagan bir efsane üzerine kurgulanmış, papaz kılıklı bir tüketim ajanına döndürüldü bir İncil hafızı! Katolikler için Noel Baba bir misyonerlik aracı. Oysa adamın gelip mezarını yağmaladı korsanlar ve kemiklerini alıp götürdüler. Ortodokslar için ikonalarda resmedilen İsevi bir “aziz”. Müslümanlar, onun Hanif geleneğin bir temsilcisi olduğunu unutup, Hristiyan misyonerliğinin maskotu olması ya da Yılbaşı kutlamalarının sembolü olması dolayısı ile olumsuz. Seküler Müslümanlar (!) ise artık onlar da yılbaşını kutlarken evlerini çam ağaçları ile süsleyip, hindi yiyorlar, cola içiyorlar.
Bizim şu İznik konsülünü, Trilye’yi, Meryem Anayı, Hatay’ı, Urfa’yı, Ege bölgesindeki 7 kiliseyi daha yakından tanımamız gerek. Biz ne halifenin nerede oturduğunu biliyoruz, ne de mesela Kadıköy’ün Ortodokslar için ne anlama geldiğini biliyoruz. Birçok kişi ne Feneri bilir, ne Ermeni Patrikliğinin, Süryani Patrikliğinin nerede olduğunu bilir. İbn Kayyim el-Cevziyye, “Hidâyetü’l-ḥayârâ “adlı eserinde Arius’un görüşlerini özetler, İskenderiye piskoposu ile münazaraları anlatır. İmparator Konstantinos bu münazaradan haberdar olunca bütün patrik ve piskoposları İznik’e davet eder. Toplantıya 2000’in üzerinde piskopos katılır. Bunlardan 318’inin “oğul”un yaratış öncesi babadan doğduğu, aynı tabiattan ve yaratılmamış olduğu belirtiliyor. Bu konsülde Arius tevhide inanan görüşlerinden dolayı aforoz edildi ve İncil 4’e indirildi. Geri kalan yüzlerce İncil imha edilmek istense de Aya Yorgi, Aya Sotri, Aya Ayani bu kitapların imhasını engelleyerek, onları Mudanya’daki Triana bölgesinde kurdukları manastırlarda muhafaza ettiler. (Daha fazla bilgi için, DİB Vakfı Ansiklopedisi)
Türkiye’nin Ortodoksluğun himayesi konusunda sorumluluk üstlenmesi ve bu Kadim geleneği Katolizm ve Protestanlığa karşı koruması gerek. Süryani Patrikliği kuran irade Hz. Ömer’in iradesidir. Rum Ortodoks Patrikliği Fatihin emanetidir. Ermeni Ortodoks Patrikliği’nin kurucusu ise Fatih Sultan Mehmed’dir. Bugün hâlâ bir “Ortodoks Üniversitesi”nin olmaması bir eksikliktir. Türkiye Ruhani ithal eden bir ülkedir.
Bakın Ermeni meselesinde tek gerçek sürgün değil. Bu trajik bir komploydu, oyundu. Yoksa bu “Kavmi sadıka” olarak selamlanan halk.. 1071 de, Alparslan’ın safında bu insanlar da vardı. Ermenilerin yeni Patriği bu konuda bir sorumluluk üstlenebilir. Bu çatı altında yeni bir üniversite kurulabilir. Dünyadan dürüst Ortodoks ruhani ilim adamları Türkiye’ye davet edilebilir. Burada sadece Ortodoks İlahiyatı değil, dili, hukuku, tarihi, sosyolojisi, ekonomisi, güzel sanatları da olmalı. Bazı fakülteler konusunda diğer üniversitelerle de işbirliği yapabilirler. Burada Latince, Aramice, Süryanice, Rumca, Arapça, İbranice gibi dillerde de eğitim verilebilmeli.. Bu konuları tek açıdan tek boyutlu tartışamayız.
Bakın bizim Hukuk Fakültelerinde Batı Roma hukuku okutulur. Peki Doğu Roma hukuku ne oluyor.
Batıda bir yılda, toplamda 50 yıla yakın akademik eğitim programı yapılıyor. Peki bizde Bizantolog var mı? Biz bugün ne “Bizans”ı biliyoruz, ne “Rum”u.. “Kahpe Bizans” filmindeki kadar sokaktaki insanların çoğunun bilgisi.
Her şeyi yeniden düşünmek zorundayız. Selâm ve dua ile..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024