Akın ÖZÇER
Türkiye’nin Daesh’e yardım ettiğine ilişkin iddiaların, Erdoğan üzerinden Türkiye’ye karşı yürütülen dezenformasyonun ayrılmaz bir parçası olduğu ve Çözüm Süreci’nin bozulması suretiyle AK Parti’nin iktidardan edilmesini amaçladığı belliydi. Belliydi çünkü 7 Haziran 2015 genel seçimlerine gidilirken başta HDP olmak üzere muhalefet çevrelerinde sıkça kullanılmakla kalmamış ayrıca başta Amerikan olmak üzere Batı medyasında bir merkezden çıkmış izlenimi veren argümanlarla desteklene gelmişti.
Belliydi çünkü Türkiye’de daha hiçbir iktidar bırakın dine dayalı, “mezhepçi” bir dış politika izlememişti, izleyemezdi de. İzleyemezdi çünkü dışa yönelik mezhepçi bir dış politikanın içe yansıması olur, bir Alevi-Sünni sürtüşmesinin, hatta çatışmasının önüne geçilemezdi. Bu gerçekleri Türkiye’yi yönetenlerin bilmediğini var sayanların, hayal eden veya varmış gibi gösterebileceklerini düşünenlerin bu ülkeye yabancı oldukları belliydi.
Bölgede mezhepçi politika izleyen ülkelerin başında İran rejimi gelir. Çünkü ulusal birliğini bir mezhebin, Şiiliğin üzerine kurmuştur. Şiilik, ülkenin iki büyük etnik/kültürel bileşeni olan Farslarla, Türkleri (Azeri) birleştirir. Buna karşılık etnik/kültürel özellikler üzerine inşa edilen bir milliyetçilik, örneğin Azerileri Türk kabul etmeyen Fars milliyetçiliği bu iki grubu karşı karşıya getirir. İran rejiminin Suriye ve Irak’ta Arap veya Kürt milliyetçiliğini savunan bir politikayı desteklediğine ilişkin iddialar, ortaya atılırsa nasıl yanlış olacaksa, Türkiye’nin bölgede “Sünnici” bir politika izlediği iddiaları da o kadar yanlıştır. Ama Batı medyasında bunu hâlâ yazıp çizenler var ne yazık ki.
İddiaların tersine dönmesi
Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonlarıyla PKK/YPG’nin yanı sıra Daesh’i de hedef alması, bu iddiaların doğru olmadığını açıkça ortaya koymuştu. Asıl eşiği ise Türkiye’nin Daech’in kalelerinden biri olan El Bab’daki kuşatma oluşturuyor. Ama Suriye’deki askeri varlığını Daech’le mücadeleyle gerekçelendiren ABD komutasındaki uluslararası koalisyon bu operasyonu karadan yürüten TSK destekli ÖSO birliklerine hava desteği vermeyip izlemekle yetiniyor. Türkiye’nin bu konudaki çabaları ve uluslararası camiaya çağrısı Batı medyasının tümüne olmasa da bazı gazetelere yansımış durumda.
İspanyol El País’in konuyla ilgili haberi “Türkiye Suriye’de çabalarını ikiye katlıyor ve IŞID’e karşı uluslararası yardım çağrısı yapıyor” (Turquía redobla sus esfuerzos en Siria y pide ayuda internacional contra el ISIS) başlığını taşıyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İbrahim Kalın’ın basın toplantısına yer verilen haberde, “Türkiye’yi Daech’le mücadelesinde eleştirenler, Azez’den Cerablus’a uzanan bölgede, Dabık ve El Bab’daki operasyonlara gerekli desteği vermiyorlar” ifadesi dikkat çekiyor. (http://internacional.elpais.com/internacional/2016/12/28/actualidad/1482950340_410110.html)
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün “ABD komutasındaki uluslararası koalisyonun Suriye’de Daech dâhil terör örgütlerine destek verdiğine dair kanıtlar elimizde” sözlerini içeren haberler sadece Rus (https://fr.sputniknews.com/international/201612271029373365-erdogan-syrie-usa-coalition-assistance-daech-kurdes/) ve İran medyasında yer aldı. Batı medyası Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nin Erdoğan’ın suçlamasını reddetmesini beklemiş olmalı. Le Monde Marie Jégo’nun Türkiye’yi eleştiren Aslı Erdoğan davasıyla ilgili haberini vermeyi yeğlerken, Le Monde gibi bir gün susan Le Parisien dün (29 Aralık) bu konuyla ilgili haberini “Erdoğan’ın suçlamaları: Hayır ABD Daech’e destek vermiyor” (Accusations d’Erdogan: non, les Etats-Unis ne soutiennent pas Daech) başlığıyla aktarıyor. Haberde, Ankara’nın Obama yönetimiyle geriliminin giderek arttığı ve Trump ile ilişkilerde yeni bir sayfa açılmasını beklediği dile getiriliyor. Ama haber başlığına ABD Büyükelçiliği’nin açıklamasının taşınmasının suçlamayı önemsizleştirmeye yönelik olduğu da son derece açık. http://www.leparisien.fr/international/accusations-d-erdogan-non-les-etats-unis-ne-soutiennent-pas-daech-28-12-2016-6502752.php)
ABD ve terör örgütleri masa dışında
Obama yönetiminin terör örgütlerine desteğine ilişkin tartışma Perşembe gününe de taşınmış durumda. A Haber’de Murat Akgün’ün sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Büyükelçiliğin “PKK’ya, YPG’ye silah vermiyoruz nokta” ifadesine aynı şekilde cevap veriyor: “Amerikan'ın içinde olduğu koalisyon belli bir zamandan beri Fırat Kalkanı'na destek vermiyor, PYD ve YPG'ye silah desteği veriyor nokta! (…) ABD YPG'ye silah vermiştir nokta! “
ABD’nin artık miadı dolmuş yönetiminin görüntülerle doğrulanan, dahası Türkiye’deki terör eylemlerinin soruşturulması sonucu elde edilen kanıtlara dayanan iddiaları bir Büyükelçilikçe yapılan açıklamalara hiç yakışmayan ifadelerle yalanlamasının, Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceği açısından ne derece sağlıklı olduğu tartışılır. Çünkü bu yalanlama, değil bir ülke yönetimiyle, “biz Daech’i vururken ABD nerede” diye soran sokaktaki adamın zekâsıyla bile alay etmek anlamına geliyor. Geliyor çünkü insanlar El Bab’da Daech’e karşı Türkiye’ye yardım edilmemesi bir yana, Musul ve Rakka operasyonlarının ertelenmesiyle terör örgütünün bütün gücüyle üzerimize geldiğini görüyor. Türkiye’nin El Bab’da kayıpları artarsa, bunun faturasının iktidar partisine çıkacağını bekleyenler varsa yine yanılıyor. Yanılıyor çünkü ABD komutasındaki uluslararası koalisyonun bu tutumunun Türkiye’de “Daech’e dolaylı destek” olarak algılanmaması hiç ama hiç mümkün değil.
Kaldı ki insanların algılamaları bir yana ortada somut bir gerçek var. O da Türkiye’nin, Rusya ve İran’la Ocak’ta yapılması üzerinde uzlaştığı Astana buluşmasında ABD ve Batılı güçlerin masada olmayacağı. Ama sadece onlar değil, Suriye’deki kara güçleri olarak Batı medyasının her gün bir vesileyle övgüde bulunduğu PKK ve PYD/YPG de yok. Daech ve El Nusra gibi birer terör örgütü oldukları için elbette.
Sonuç itibariyle YPG’ye silah verilip verilmemesi üzerinden polemik yapmaya hiç gerek yok. ABD Savunma ve Dışişleri sözcüleri PYD/YPG’nin Daech’e karşı müttefikleri olduğunu, bu konuda Türkiye ile farklı düşündüklerini defalarca yüzümüze vura, vura söylemişlerdi. Bir terör örgütüne “müttefik” diyen bir ülkenin başka bir terör örgütüyle mücadelesi “terörle mücadele” kapsamına girer mi çok tartışılır. Hele müttefikiniz PYD/YPG yürütmüyor diye TSK’nın Daech’le mücadelesine destek vermiyorsanız…
İlginç olan şu ki Batı medyası dün (29 Aralık) son dakikada duyurulan Türkiye ile Rusya’nın Suriye’de vardığı ateşkes anlaşmasına umutla değil kuşkuyla yaklaşıyor. Erdoğan’ın ABD’ye yönelik suçlamasına hiç değinmeyen Le Monde’un İstanbul temsilcisi Marie Jégo, Beyrut temsilcisi Laure Stephan ile birlikte, son dakikada “Türkiye ve Rusya Suriye’de imkânsız bir ateşkesi dayatıyor” (La Russie et la Turquie tentent d’imposer un improbable cessez-le-feu en Syrie) başlıklı bir haber geçti. Haberde Anadolu Ajansı’nın duyurduğu ateşkes anlaşmasını ne Moskova ne Şam ne Suriye muhalefetinin teyit ettiğini öne sürüyor. (http://abonnes.lemonde.fr/syrie/article/2016/12/29/la-russie-et-la-turquie-tentent-d-imposer-un-improbable-cessez-le-feu-en-syrie_5055251_1618247.html)
Suriye’de altı yıldır süren savaşın bıçak gibi kesilmesi kolay değil, Ama ABD eski Savunma Bakanı Leon Panetta’nın bundan iki yıl önce söylediği gibi Daech’le savaşın 30 yıl sürmesi abartılı olduğu kadar bölge halkları için de felâket anlamına gelir. O bakımdan kim kurdurdu, kimin hatasıyla ortaya çıktı, kim yardım ediyor tartışmalarına girmeden Daech’le mücadeleyi olması gerektiği gibi yürütmeyecek ve PYD/YPG gibi bir terör örgütüne yaslanacak ise ABD’nin ve önderlik ettiği Batılı koalisyonun bölgeden çekip gitmesinde yarar olduğunu bu vesileyle vurgulamak gerekir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları





























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025