Arife KÖSE
Okuluma ve hocama dokunma!
8.01.2013
2529
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Yeni Akit ve Habervaktim'in son günlerde yayınladığı haberlerle ODTÜ'den sonra yeni hedefi haline geldi. Oysa yaptıkları haberlerde gazeteciliğin temeli olan 5N 1K bile yok
Ben Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisiyim. Hani şu Yeni Akit ve onun haber sitesi olan Habervaktim’in “Öğrenci Evi Mi Örgüt Evi Mi?” (Türkçeyi bile doğru kullanamıyorlar) diye sorduğu fakültede okuyorum. Son günlerde yayınladığı haberler ile İLEF, Akit ve Habervaktim’in, ODTÜ’den sonra yeni hedefi haline geldi.
2 Ocak Çarşamba günü Furkan Altınok imzasıyla yayınlanan “Bu nasıl hoca?” başlıklı haberde şöyle deniyor: “Facebook sayfasında kendini açıkça ‘Marksist’ olarak tanımlayan Gökhan Atılgan’ın, Marksist bir yapıda olan PKK ’nın siyasi uzantısı BDP ’nin Mersin milletvekili Ertuğrul Kürkçü ile birlikte katıldığı bir panel görüntüsü de dikkat çekiyor. Marjinal sol ve bölücü örgütlere mensup öğrencilerin kollandığı haberleriyle gündemde olan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gökhan Atılgan’ın her ortamda Marksizm propagandası yaptığı ve BDP yandaşı olduğu ortaya çıktı. Atılgan’ın, fakültede ‘kantin tayfası’ diye tabir edilen PKK’lı ve Marksist öğrenci grubunun her taşkınlığının üstünü örttüğü, bu grubun faaliyetlerine çanak tuttuğu belirtiliyor.”
Marksistler ve Kürtler
Ertuğrul Kürkçü, bu ülkenin seçilmiş bir milletvekili değil mi? Neden onunla yanyana olmak dikkat çekici oluyor? Marksist olmak suç mu? Ama doğru, Marksizm ve komünizmin suç olarak görülmesi eskiden beri bir devlet politikası olageldi. BDP yasal bir parti değil mi? Tabii, bu ülkede bir kişiyi suçlu ilan etmek için birinci yapacağınız iş onun Marksist olduğunu söylemekse ikincisi de Kürt hareketiyle ilişkisini kurmaktır. Ne de olsa insanların sırf Kürt oldukları için bombalandığı, hapse atıldığı bir ülkede yaşıyoruz.
İletişim fakültelerinin kapısından adım atan bir öğrencinin ilk öğrendiği şeydir 5N 1K kuralı. Bir haberi yazarken yanıt vermeniz gereken en temel sorulardır bunlar: Ne, ne zaman, nerede, nasıl, neden ve kim. Delil ve kaynak göstermeden, habere konu olan tarafların (sadece bir tarafın değil) görüşlerini yansıtmadan yaptığınız haber, haber değildir. Yeni Akit’in haberinde ise bu en temel gazetecilik kuralının bile gereği yerine getirilmiyor. Haberde, iddialarla ilgili hiçbir kanıt, kaynak yok. PKK’lı ve Marksist öğrenciler ne zaman taşkınlık yapmış? Gökhan Atılgan bu taşkınlığın üzerini ne zaman, nasıl örtmüş? Bu “kantin tayfası” kimmiş? Bu soruların hiçbir cevabı yok.
Demokrasiden habersiz
31 Aralık 2012’de yine Yeni Akit’te yayınlanan ve altında sadece Yeni Akit imzası bulunan “Öğrenci Evi Mi Örgüt Evi Mi?” başlıklı haberde ise şöyle diyordu: “Geçtiğimiz 21 Aralık günü ODTÜ’de Göktürk-2 uydusunun uzaya fırlatılma töreni esnasında marjinal grupların yaşattığı karışıklıklar boyutunda ve belki de daha ağır bir tablonun her an Ankara Üniversitesi’nde de ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Yeni Akit’in ele geçirdiği fotoğraflar, üniversitenin birçok biriminin marjinal, sol ve bölücü grupların kontrolünde olduğunu ortaya koyuyor. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi kantininde çekilen fotoğraflarda, ODTÜ’deki son olaylarla gündemde olan grupların uzantılarının Ankara Üniversitesi’nde de faal oldukları görülüyor. Aynı marjinal grupların çatısı altında ve aynı paralelde hareket eden ‘öğrencilere’ yönetimin de göz yumduğu veya ses çıkaramadığı belirtiliyor.”
Haberde, “Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde ele geçirilen fotoğraf” olarak bahsedilen de “Üniversite satılık değil!” afişi. Bu afişleri asmak için ise okul yönetimi ve hocalarımız da dahil kimsenin bize göz yummasına gerek yok. Yeni Akit gözü dönmüş bir şekilde farklı düşünen herkesi hedef göstermeye kilitlendiği için belli ki en basit demokrasi kurallarını bile görmezden geliyor. Afiş asmak, eylem yapmak, protesto etmek, toplantı yapmak suç ya da terör değil, temel bir demokratik haktır. Bugüne kadar bizim okulumuza astığımız afişler yüzünden kimse ölmedi ama Akit gibi tetikçilerin hedef gösteren haberleri yüzünden bu ülkede birçok aydın, yazar, öğretim görevlisi katledildi.
Talep, bildiğiniz gazetecilik
Yeni Akit, aynı haberde A.Ü. SBF’den Yrd. Doç. Reşat Barış Ünlü’nün de ismini vererek hedef göstermiş, Ünlü, “marjinal gruplara destek vermek” suçlamasıyla hedef gösterildiği haberde “kaos yanlısı hoca” olarak tanımlanmıştı. Bu haberler eminim fakültemizin gazetecilik derslerinde nasıl haber yapılmayacağına dair örnekler olarak okutulacaktır.
Ancak biliyoruz ki, bu haberlerin ardı ardına yayınlanması bir tesadüf değil. Başbakanın, 3500 polis ile ODTÜ’ye girip okulu terörize etmesinin ardından “böyle öğretim üyeleri olsa ne olur, olmasa ne olur” sözleriyle birlikte hükümet yanlısı medya da üniversitelere saldırmaya, öğretim üyelerini hedef göstermeye başladı.
Büşra Ersanlı, KCK davası kapsamında tutuklandığında, başta Akit’in nefret ve manipülasyon yüklü haberi olmak üzere Ersanlı ile ilgili yapılan haberlere İLEF web sitesinden yanıt verilmişti. 4 Kasım 2011’de yayınlanan o metinde şöyle deniyordu: “Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okutulan derslerde haber, haber söylemi, habercilik etiği gibi konular belirli bir eleştirel perspektifle ele alınır ve işlenir. Çağdaş haberciliğin tarafsızlık, nesnellik, doğruluk gibi etik kodları, 5N 1K gibi kuralları, liberal çoğulcu ve pozitivist geleneklerle ilişkilendirilerek eleştiriye tabi tutulur. Gün gelip de bilimsel düzeyde eleştirdiğimiz gazetecilik kültürünün bazı uygulamalarına, en basit gazetecilik normlarına bile ihtiyaç duyacağımızı, hatta bu basit kurallara uyulmasını resmen talep edeceğimizi düşünmezdik. Ama çoktandır ‘o gün’ü yaşıyoruz. İletişim eğitmenleri olarak Türkiye ’deki gazetecilerden vicdan, insaf, eleştiri, izan, vb. değil, basitçe gazetecilik talep ediyoruz.”
Evet, basitçe gazetecilik talep ediyoruz. Ama doğru ya, Akit gazete sayılabilir mi?
2 Ocak Çarşamba günü Furkan Altınok imzasıyla yayınlanan “Bu nasıl hoca?” başlıklı haberde şöyle deniyor: “Facebook sayfasında kendini açıkça ‘Marksist’ olarak tanımlayan Gökhan Atılgan’ın, Marksist bir yapıda olan PKK ’nın siyasi uzantısı BDP ’nin Mersin milletvekili Ertuğrul Kürkçü ile birlikte katıldığı bir panel görüntüsü de dikkat çekiyor. Marjinal sol ve bölücü örgütlere mensup öğrencilerin kollandığı haberleriyle gündemde olan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gökhan Atılgan’ın her ortamda Marksizm propagandası yaptığı ve BDP yandaşı olduğu ortaya çıktı. Atılgan’ın, fakültede ‘kantin tayfası’ diye tabir edilen PKK’lı ve Marksist öğrenci grubunun her taşkınlığının üstünü örttüğü, bu grubun faaliyetlerine çanak tuttuğu belirtiliyor.”
Marksistler ve Kürtler
Ertuğrul Kürkçü, bu ülkenin seçilmiş bir milletvekili değil mi? Neden onunla yanyana olmak dikkat çekici oluyor? Marksist olmak suç mu? Ama doğru, Marksizm ve komünizmin suç olarak görülmesi eskiden beri bir devlet politikası olageldi. BDP yasal bir parti değil mi? Tabii, bu ülkede bir kişiyi suçlu ilan etmek için birinci yapacağınız iş onun Marksist olduğunu söylemekse ikincisi de Kürt hareketiyle ilişkisini kurmaktır. Ne de olsa insanların sırf Kürt oldukları için bombalandığı, hapse atıldığı bir ülkede yaşıyoruz.
İletişim fakültelerinin kapısından adım atan bir öğrencinin ilk öğrendiği şeydir 5N 1K kuralı. Bir haberi yazarken yanıt vermeniz gereken en temel sorulardır bunlar: Ne, ne zaman, nerede, nasıl, neden ve kim. Delil ve kaynak göstermeden, habere konu olan tarafların (sadece bir tarafın değil) görüşlerini yansıtmadan yaptığınız haber, haber değildir. Yeni Akit’in haberinde ise bu en temel gazetecilik kuralının bile gereği yerine getirilmiyor. Haberde, iddialarla ilgili hiçbir kanıt, kaynak yok. PKK’lı ve Marksist öğrenciler ne zaman taşkınlık yapmış? Gökhan Atılgan bu taşkınlığın üzerini ne zaman, nasıl örtmüş? Bu “kantin tayfası” kimmiş? Bu soruların hiçbir cevabı yok.
Demokrasiden habersiz
31 Aralık 2012’de yine Yeni Akit’te yayınlanan ve altında sadece Yeni Akit imzası bulunan “Öğrenci Evi Mi Örgüt Evi Mi?” başlıklı haberde ise şöyle diyordu: “Geçtiğimiz 21 Aralık günü ODTÜ’de Göktürk-2 uydusunun uzaya fırlatılma töreni esnasında marjinal grupların yaşattığı karışıklıklar boyutunda ve belki de daha ağır bir tablonun her an Ankara Üniversitesi’nde de ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Yeni Akit’in ele geçirdiği fotoğraflar, üniversitenin birçok biriminin marjinal, sol ve bölücü grupların kontrolünde olduğunu ortaya koyuyor. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi kantininde çekilen fotoğraflarda, ODTÜ’deki son olaylarla gündemde olan grupların uzantılarının Ankara Üniversitesi’nde de faal oldukları görülüyor. Aynı marjinal grupların çatısı altında ve aynı paralelde hareket eden ‘öğrencilere’ yönetimin de göz yumduğu veya ses çıkaramadığı belirtiliyor.”
Haberde, “Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde ele geçirilen fotoğraf” olarak bahsedilen de “Üniversite satılık değil!” afişi. Bu afişleri asmak için ise okul yönetimi ve hocalarımız da dahil kimsenin bize göz yummasına gerek yok. Yeni Akit gözü dönmüş bir şekilde farklı düşünen herkesi hedef göstermeye kilitlendiği için belli ki en basit demokrasi kurallarını bile görmezden geliyor. Afiş asmak, eylem yapmak, protesto etmek, toplantı yapmak suç ya da terör değil, temel bir demokratik haktır. Bugüne kadar bizim okulumuza astığımız afişler yüzünden kimse ölmedi ama Akit gibi tetikçilerin hedef gösteren haberleri yüzünden bu ülkede birçok aydın, yazar, öğretim görevlisi katledildi.
Talep, bildiğiniz gazetecilik
Yeni Akit, aynı haberde A.Ü. SBF’den Yrd. Doç. Reşat Barış Ünlü’nün de ismini vererek hedef göstermiş, Ünlü, “marjinal gruplara destek vermek” suçlamasıyla hedef gösterildiği haberde “kaos yanlısı hoca” olarak tanımlanmıştı. Bu haberler eminim fakültemizin gazetecilik derslerinde nasıl haber yapılmayacağına dair örnekler olarak okutulacaktır.
Ancak biliyoruz ki, bu haberlerin ardı ardına yayınlanması bir tesadüf değil. Başbakanın, 3500 polis ile ODTÜ’ye girip okulu terörize etmesinin ardından “böyle öğretim üyeleri olsa ne olur, olmasa ne olur” sözleriyle birlikte hükümet yanlısı medya da üniversitelere saldırmaya, öğretim üyelerini hedef göstermeye başladı.
Büşra Ersanlı, KCK davası kapsamında tutuklandığında, başta Akit’in nefret ve manipülasyon yüklü haberi olmak üzere Ersanlı ile ilgili yapılan haberlere İLEF web sitesinden yanıt verilmişti. 4 Kasım 2011’de yayınlanan o metinde şöyle deniyordu: “Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okutulan derslerde haber, haber söylemi, habercilik etiği gibi konular belirli bir eleştirel perspektifle ele alınır ve işlenir. Çağdaş haberciliğin tarafsızlık, nesnellik, doğruluk gibi etik kodları, 5N 1K gibi kuralları, liberal çoğulcu ve pozitivist geleneklerle ilişkilendirilerek eleştiriye tabi tutulur. Gün gelip de bilimsel düzeyde eleştirdiğimiz gazetecilik kültürünün bazı uygulamalarına, en basit gazetecilik normlarına bile ihtiyaç duyacağımızı, hatta bu basit kurallara uyulmasını resmen talep edeceğimizi düşünmezdik. Ama çoktandır ‘o gün’ü yaşıyoruz. İletişim eğitmenleri olarak Türkiye ’deki gazetecilerden vicdan, insaf, eleştiri, izan, vb. değil, basitçe gazetecilik talep ediyoruz.”
Evet, basitçe gazetecilik talep ediyoruz. Ama doğru ya, Akit gazete sayılabilir mi?
Radikal 2
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları






























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.02.2018
8.02.2017
15.04.2016
11.04.2016
15.02.2016
5.02.2016
10.01.2016
28.12.2015
8.02.2015
4.02.2015