Atilla YAYLA
CHP Mısır'daki darbeci yönetimden aldığı ziyaret davetine icabet etti ve iki kişilik bir heyet ziyareti gerçekleştirdi. Hayırlı olsun. Daha önce de birkaç defa B. Esed'i ziyaret etmişlerdi.
CHP Türkiye'nin tek parti diktatörlüğü (1925-1945) döneminden kalma bir 'parti'. O dönemin zihniyeti ve özellikleri dokularına işlemiş. Ne kadar çabalarsa çabalasın bunu gizleyemiyor. Bazen gizlemeye de ihtiyaç duymuyor. Halkını kitleler hâlinde katleden, demokratik hak ve özgürlük taleplerini silahla bastırmaya çalışan, ülkesini iktidar uğruna iç savaşa sürükleyen bir diktatöre sempatisini ne saklıyor ne de bundan bir utanç duyuyor. Mısır'daki darbeyi de açıkça kınayamıyor. Yuvarlak, lastik gibi, ne tarafa çekilirse oraya gidecek laflar etmenin ötesine geçemiyor.
CHP bu duruma yeni düşmedi, o hep böyleydi; çünkü bir toplumsal mühendislik projesinin aleti olarak kuruldu. 'Toplumu adam etme'yi temel misyonu olarak belledi. 'Yanlış' toplum kesimlerini, yani Kürtleri, Alevileri, dindar Sünnileri, gayrimüslimleri, Kemalist olmayan aydınları, liberalleri, sosyalistleri, CHP projesine karşı çıkan demokratları hep ezdi, ötekileştirdi, bastırdı. Devleti bu amaçla kullandı. Seçimle tek başına iktidara hiç gelemedi, en fazlasından koalisyon hükümetlerinin ortağı oldu. Fakat, ideolojik ve psikolojik iktidarı hep elinde tuttu. Ona karşı olduğunu sananları bile, bazen doğrudan bazen dolaylı, kendi çizgisinin hizmetkârına dönüştürdü. Bugün de böyle değil mi? Gidin ilköğretim okullarında minik kafalara akrarılan bilgilere, enjekte edilen fikirlere, değerlere bakın. Siyasî iktidar CHP'nin nefret ettiği bir dindar muhafazakâr partinin elinde ama eğitim sistemi devamlı yeni CHP'liler yetiştiriyor. Böylece, her iktidar partisi, bugün ise AK Parti, CHP'liler yetiştirmenin bir anlamda hamallığını yapıyor.
CHP diktatörlük sevdalısıdır. Bunun en güçlü delili, Türkiye'nin tek parti diktatörlüğü dönemine toz kondurmamasıdır. 1925-45 arası bir tek adamlar devriydi. O yirmi yılda hukukun hâkimiyetinin emaresi yoktu. İnsan hakları diye bir şey bilinmezdi. Muhalifler bireysel veya kitlesel olarak etkisizleştirilir, sürgüne gönderilir, yok edilirdi. Sivil toplum tamamıyla budanmıştı. Herşey devlete bağlıydı ve devletin kontrolü altındaydı. Gerçekten demokrat olan hiçbir kişi ve kurum tek parti dönemini savunamaz. Savunan demokrat olamaz. CHP'nin tek parti dönemini demokrasi lehine eleştirdiğini, diktatörlüğün insan haklarını çiğneyen icraatlarını kınadığını hiç duydunuz mu?
Tek parti diktatörlüğüne söz söylemeyen ve söyletmeyen CHP, hep, onun tahakkümünü kınamaya ve kırmaya çalışan siyasî hareketleri ve liderlerini diktatörlükle suçladı. Yaşı yetmeyenler veya tarihi sadece resmî kaynaklardan okuyanlar bilmezler. CHP bu verimli taktiği ilk defa nazik, vatan sevdalısı, bilge insan Adnan Menderes'e karşı kullandı. Menderes'e tabiri caizse kan kusturdu. Sonunda askerlere darbe yaptırtıp astırdı. Sonra sıra Demirel'e geldi. Demirel bu CHP tasallutundan ancak 28 Şubat sürecinde CHP'ye teslim olunca kurtuldu. Özal da CHP tarafından, hem doğrudan doğruya hem uzantıları aracılığıyla, diktatörlükle suçlandı. Hürriyet gazetesi, 1987'de, 'Diktatör Özal' manşetini çekti. Aynen tek parti diktatörlüğü Türkiye'sinde, Mübarek Mısır'ında ve Esed Suriye'sinde medyanın yaptığı ve yapabildiği gibi(!). Şimdi diktatörlükle suçlama silahı AK Parti'ye ve liderine karşı kullanılıyor. CHP lideri bir grup konuşmasında iktidarın başına 80 (evet seksen) defa 'diktatör' diyor. Aynen Türkiye'nin tek parti diktatörlüğü döneminde, iç savaş öncesi Esed Suriye'sinde muhaliflerin iktidar sahiplerine benzer şekilde hitap edebildiği gibi(!).
CHP'nin diktatörlük sevdası bitmez. Bu yüzden, diktatörlükten endişe edenlerin asıl müstakbel bir CHP iktidarından korkması gerekir. CHP mazallah tek başına bir seçim kazanırsa devlet iktidarı ile hükümet iktidarı çakışır ve sınırlı özgürlükler de yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar. Çok geçmeden ülke cehenneme dönüşür. Allah bu ülkeyi CHP iktidarından korusun.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019