Aydın Selcen
Sen kafana göre kalkıp “aklıma öyle eserse, pazar sabahı uyanınca (16 milyon nüfuslu İstanbul’un 23 Haziran hukuksuz-tekrar-seçimlerini sekiz yüz bin oy fark atarak kazanmış) Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun yerine kayyım atayacağım” diyemezsin. Dersen, demokrasiden de, kanun devletinden de, onları geçtim salt hukuktan dahi söz edemezsin.
Pazar günü kimi Yenikapı’ya giderek yerinden, kimi alternatif medya mecralarından İmamoğlu’nun dolgu alanda yan yana dizdiği bini aşkın ihtiyaç fazlası, (hafifletilmiş, politize, stilize tabirle) “israf” göstergesi araçları izleyecek. İster çevirirsin etrafını Yenikapı’nın Çevik Kuvvet ile, ister atarsın kayyumunu, elini kolunu tutan yok: “Devlet” sen değil misin?
Keşke yarın İstanbul’un belediye billboardlarından ve metro-metrobüs kapalı devre televizyonlarında Şanışer’in başı çektiği onyedi rapçinin #SUSAMAM ve Ezhel’in #OLAY klipleri dönse biteviye. Zira yukarısı bağırdıkça, aşağısı homurdanıyor. Önce Arap Baharı’nda, şimdilerde Cezayir, Sudan ve Hong Kong’da örneklenen bir “degajizm” dalgasının üzerinden iç ürpertici serpintiler havalandıran sağnaklar deniz ufkunda sanki belli belirsiz seçilir oluyor.
Sayın ana muhalefet liderinin de sanırım anlaması gereken bu: “Yeni bir siyaset anlayışı geliştiriyorum” derken iktidara gelmekten feragat, sağduyu ile mıymıntılık, cüret gereken yerde sağduyu adı altında el frenine asılmak gibi tercihleri yerinde kullanmalı, ıskalamamalı. Bakınız o “yeni anlayışı” rapçiler de, Diyarbakır’a “bilgisi dahilinde” giden ve belediye araçlarını karpuz sergisi gibi yan yana Yenikapı’ya dizen İmamoğlu da esasen onun adına geliştiriverdi bile.
Bu andan sonra saniyeler akar, süre hızla tükenirken, Kılıçdaroğlu pas mı verecek, “üç sayı çizgisinin oldukça gerisinden” şutu potaya mı gönderecek? Pas verecekse, topu “eli sıcak olana” mı geçirecek? Yoksa o bildik, iç kıyıcı, al gülüm-ver gülüm ezber set oyununa mı dönecek? Tam zamanında, hele çembere dahi değmeden giren bir üçlük, malûm, yeri gelir maçı çevirir. Sözünü ettiğim “anın” içinde Kaftancıoğlu’na verilen neredeyse on yıllık hapis cezası da var.
Üst katlardaysa, sözde ulusal güvenlik sınamaları yaratıp, yapay “milli duruş” dayatmasıyla, seferberlik havası yaratma yaklaşımı halen egemen. Cumhurbaşkanı Erdoğan -daha ötesi var mı, en hatta tek yetkili ağız işte- ülkemizin nükleer başlıklı füze sahibi olması gerektiğini vurguladı. Durmadı ertesi gün bu defa Fırat’ın Doğusu’nda 32 km.lik ve doğrudan TSK denetiminde ama lokomotifi TOKİ olacak “güvenli bölge” verilmezse, ülkemizdeki Suriyelilerin “kapıların açılıp” AB yönüne “salıverilecekleri” uyarısında bulundu.
Nükleer kısmına en veciz yanıt (kendi dokuz yıl NATO’da üst düzey uluslararası memurluk görevinde bulunmuş olan) CHP Gn. Bşk .Yrd. BE. Çeviköz’den geldi: “Bir NATO üyesi olan Türkiye; nükleer tehdide karşı koruma altındadır, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşmasına (NPT) taraftır, Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi (MTCR) üyesi olarak kısıtlamalara tabidir. Söz konusu NATO olunca ortaya çıkan Ey alzheimer! Sen nelere kadirsin!”
Suriye faslını ise diğer iddia gibi ilk kez duyuyor değiliz. Yine işler mi, göreceğiz. O arada Danimarka’nın Fırat’ın Doğusu’na asker göndereceği açıklandı. ABD Genelkurmay Başkanı Org. Dunford da, (soruya cevaben) “Ankara’nın Suriye’deki güvenli bölgeyi kendi başına kontrol etmesinin ikili çıkarlar için faydalı olmayacağını” belirtti. TSK, ABD ile üçüncü ortak havadan silahsız gözlem devriyesi görevini icra etti. Kara devriyesinin de 8 Eylül’de başlayacağı duyuruldu. Münbiç, orada. Tel Rifat da, az beride.
Ve iki önemli günü andık: 4-11 Eylül 1919, Sivas Kongresi ve 6-7 Eylül 1955, İstanbul Pogromu. Halkın iradesi bu iki olaydan hangisinde tecelli ettiydi sizce? Devletin kudretinden ve merhametinden dem vuran sabık başbakan Davutoğlu’nun kavrayamadığı tam budur. Beştepe’de adli yıl açılışında “inanışa göre” adaletten söz ederken hukuku ve anayasayı gözardı eden Erdoğan’ın da herhalde. Sivas Kongresi mevcut devlete karşı, halk iradesiyle yeni ulusal egemenliği kurucu, 6-7 Eylül devletin içinden, kurucu temelleri güçlendirme kisvesiyle, halkın bir bölümünü dışlayıcı, çoğunluk eliyle çoğulluğu yok edici.
Ama “vanminuts olmaaz”: ne demek Arap Baharı, Cezayir, Sudan?! Gelin biz ışıldakları demokrasi beşikleri Britanya ve İtalya’ya tutalım. Britanya halkı da referandumda, üç yılı geçti, AB’den çıkma iradesi ortaya koydu. Bugün, meclis hükümete anlaşma müzakeresi ödevi mi yüklüyor, yoksa kendini hükümetin yerine mi koyuyor? Muhalefet neden erken seçimden kaçıyor? Yeniden referandum deseniz, eskisi geçersiz mi? Muhalefet lideri Corbyn, neden “bu ülkede başkanlık rejimi yok” vurgusu yaptı? Atanan hatta kiminin sandalyesi atadan miras kalan “lordlar” demokrasinin neresinde?
İtalya’da günümüzün tipik göç ve İslâm karşıtı aşırı sağcısı İçişleri Bakanı Salvini, erken seçimle başbakan olma hayalleri kurup, ava giderken avlandı. Beş Yıldız ve Sosyal Demokratlar, partisiz Conte’yi başbakanlık koltuğunda bırakmak kaydıyla yeni koalisyon hükümeti kurmakta uzlaştı. Gemilerini İtalya limanlarına yanaştıran iki genç Alman kadın kaptan Rackete ve Klemp’in ahları tuttu. Cumhurbaşkanı Matarella’nın bilgeliği de rol oynadı. II. Dünya Savaşı bittiğinden bu yana siyasi “istikrar” yüzü görmeyen, ama dünyanın ilk on ekonomisi içindeki yerini hep koruyan İtalya. Halkın iradesi demokrasiyi erken seçimden, çoğunluğun tasallutundan mı korudu?
Çin’in özel statüyle yönetilen bölgesi Hong Kong adasında da halk, suçluların anakara Çin’e iadesi yasasını reddetmek için sokağa çıktı. Neredeyse hepsi beyaz yakalı, hepsi işinde gücünde yurttaşlar. “Kaybedecekler” demiştim, şimdilik iyi ki yanılmışım. Nihayet, Çin’in atadığı yönetici Lam yasayı geri çekti. Ama mücadele ve zaferin tadını alan halk çoğunluğu ve çoğulluğu artık bu taleplerinin karşılanmasıyla yetinmiyor. Oy hakkı istiyor, kendi geleceklerine, yönetimlerine kendileri karar vermek istiyor. Lam’ın da geleceği belirsiz. Halkın iradesi merkezin boyunduruğuna karşı sokağa mı çıktı?
“Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş”: 1974’te Yılmaz Güney’in “Arkadaş” filmine Melike Demirağ bu şarkıyı söylediğinde, perşembe gecesi karanlığında bir kibrit çakan rapçiler de, Klemp ve Rackete kaptanlar da henüz doğmamışlardı. Siyasi karşılaştırma “elma-armut” olur ama belki o nesil de yenilmemişti. Öğreti tortusunu bize doğru devretti. Misal, 1980’lerde Almanya’da taksi şoförlüğü yapan adaşım Aydın Engin ağabeyin de yenilmediği gibi. Nasıl günümüzde bu ülkenin yüzakı Barış Akademisyenleri de yenilmediyse, Gezi de bitmediyse, öyle. Belki tarihin doğru tarafında olmak önemli olan. Belki yürümek, yürür kalmak “el ele ve daima ileriye.”
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları






















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024