Berat ÖZİPEK
CHP, MHP ve HDP’li hükümet fantezisinin sona erdiği, herkesin yavaş yavaş siyasetin gerçek dünyasına dönmeye başladığı günlerdeyiz.
Koalisyon görüşmeleri kapalı kapılar ardında devam ediyor.
Onsuz hükümetin mümkün olmadığının ortaya çıktığı bir ortamda, koalisyon için tüm partilere karşı şartsız kapı aralayan Ak Parti en avantajlısı.
Muhtemel bir Ak Parti-CHP veya Ak Parti-MHP koalisyonu konuşuluyor.
Daha az konuşulan ise Ak Parti-HDP koalisyonu.
İdeal ve gerçek
Aslında seçim öncesi hatalarının muhasebesini yapmış, sivil anayasa ve Çözüm Süreci hedeflerini teyit etmiş bir Ak Parti ile kendisini -laik ulusalcı sınıfa ve Türk soluna özgü- peşin retçi tutum ve dilden uzaklaştırmayı başarmış bir HDP koalisyonu daha makul bir seçenek olurdu.
Koalisyon hükümeti olmanın Ak Parti’yi HDP’ye mahkûm etmesi, Çözüm Süreci’nin yürütülmesinde süreci tek partinin nihai karar vericiliğinden çıkarır ve Kobanê örneğindeki gibi krizleri aşmada avantaj sağlardı.
Ama bugün en yakın görünen seçenek bu değil.
HDP’nin yapısı ve ideolojik bagajı bu konuda adım atmayı zorlaştırıyor. Buna ilave olarak Ak Parti’de ise HDP’ye karşı güvensizlik var. Ortada tek bir HDP olmadığına ve bir koalisyonda her an yarı yolda bırakılabileceklerine, üstelik de bunun kendilerine ciddi zarar verecek şekilde, kritik bir anda yaşanabileceğine inanıyorlar.
Ak Parti-CHP koalisyonu toplumun bazı kesimlerinde kısmi bir rahatlama sağlar ama yapısal dönüşüme ara vermek, anayasa ve çözümün temel adımlarını atmayı ertelemek ve eski rejimin kısmi bir restorasyonunu sineye çekmek gerekebilir.
MHP ile koalisyon da aynı şekilde anayasa ve çözümün temel adımlarını ertelemeyi gerektirir, böyle bir koalisyon kolayca şeytanlaştırılır ve buna Kürt tepkisi de eklenince, Ak Parti’nin ülkedeki tek etnik kimlikler üstü ve kapsayıcı parti olma özelliği zedelenir.
MHP ve HDP’nin ikilemi
MHP ve HDP için aynı anda geçerli bir gerçek var: Bu iki partiden koalisyonu reddeden, ötekini muhtemel hükümet ortağı yapacak.
Özellikle de CHP’nin koalisyon için başbakanlığın kendisine verilmesi dahil, kabul edilmesi güç şartlar ileri sürdüğü bir ortamda.
MHP koalisyona yanaşmazsa, yarın kendi tabanına kendi eliyle HDP’yi hükümet ortağı yapmaya ilişkin tercihini izah etmek zorunda kalacak.
Aynı şekilde, HDP de Ak Parti’yi MHP’ye mahkûm etmeye ilişkin tercihini.
Çözüm Süreci’ndeki her ihtilafta, HDP kendi perspektifini tabana izah etmekte başarılı oldu. Ama bundan hareketle belki bu defa da oluruz diye düşünüyorsa yanılıyor derim.
HDP’den Hasip Kaplan, Ak Parti’nin MHP ile kuracağı bir hükümetin “savaş hükümeti” olacağını söylüyor. Soğuk Savaş döneminden kalma bir dil bu. Ama bir an için haklı olduğunu varsayalım, bu durumda ironik biçimde, bu “savaş hükümeti”nin bir kurucusu da HDP olacak.
Çünkü burada yoruma imkân vermeyecek ölçüde açık bir gerçek var: Kendisi koalisyon yapmıyor ve onu MHP’ye mecbur ediyor.
“Beni alma, onu al”
Bugün seçim sürecinde söylenen sözler ve tartışmalar geride kaldı ama diğer partilerden farklı olarak, HDP yeni duruma adapte olmakta zorlanıyor görünüyor.
“MHP ile kurma”, “ben de seninle kurmam”, demenin reel siyasetteki mantıki karşılığı, zorunlu olarak “CHP ile kur” demektir. Bir siyasi partinin başka siyasi partiye yakınlığı anlaşılabilir ama bu partinin PKK ile müzakerelere karşı, anadilde eğitime karşı ve vatandaşı Türklükle tanımlayan CHP olması tuhaf.
“MHP-CHP'nin desteklendiği, CHP-AKP'nin desteklendiği bir ortamda, MHP-AKP'nin savaş hükümeti olarak ilan edilmesine anlam vermek zor” diyor genç akademisyen Mahmut Özdemirkol. Ve şu yorumu yapıyor: “Buradan bakarak HDP'nin dünyasında sorunlu olanın MHP olmadığı AKP olduğu ortaya çıkıyor. Bu durumda güvendikleri tek parti CHP olmalı ki her halükarda destekliyorlar.”
CHP bu sevgiyi hak edecek ne yaptı bilmiyorum. Bütün hatalarına rağmen Çözüm Süreci’ni başlatan ve Kürt sorununa çözüm temelinde yıllardan beri talep ettiğimiz pek çok sivil ve siyasi hakkı iade eden Ak Parti’ye bu kadar mesafeliyken CHP’ye hak etmediği bu paye nedendir, sahiden anlamak güç.
Erken seçim neyi değiştirir?
Koalisyon için uyumlu olanların isteksiz, uyumsuz ama istekli olanlarınsa sayısal olarak yetersiz oldukları bir ortamda en iyisi bir seçim koalisyonu olabilir.
Bazıları yeni bir seçimin tabloyu değiştireceğini söylüyor, bazıları değiştirmeyeceğini.
Eğer değişmezse, bu tablo teyit edilmiş olur ve herkes hesabını bu bağlayıcı gerçek üzerine yapar.
Değişirse, o zaman bu tartışmalar sona erer.
İlk ihtimal, “şimdi fantezinin zamanı değilmiş” diyerek toplumun yeniden Ak Parti’yi tek başına iktidar yapacağını düşünenlerin haklı çıkması.
İkinci ve düşük bir ihtimal ise, Ak Parti’nin oy kaybedip, diğer iki partinin hükümeti kurmaya yetecek oyu sağlayabilmesi.
Bence erken seçime giden yolda muhasebesini yapmış, sivil anayasa ve çözüm perspektifini teyit etmiş ve çift başlılık görüntüsü vermeyen bir Ak Parti’nin yeniden tek başına iktidar olabilmesi daha mümkün görünüyor.
Her halükarda düğümün çözümü var.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
6.01.2026
5.12.2025
2.12.2025
1.08.2025
28.07.2025
13.07.2025
28.06.2025
21.05.2025
20.02.2025