Celal BAŞLANGIÇ
Şırnak'ın Cizre'ye komşu ilçesi Silopi'de Ciner Termik Santralı'nın açılışı yapılıyor.
Tarih, 2013'ün Mart'ı.
Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın bulunduğu protokol tribününde iki kişi daha var. İkisi de Cizre'nin eski belediye başkanı.
İşte aynı karede yer alan bu üç kişi arasında birbirleriyle ilintili bir "sahte diplomayla seçilme" hikayesi var.
Erdoğan'la aynı protokol tribününde yer alanlardan birisi korucubaşı, Cizre'nin eski Belediye Başkanı Kamil Atak'tı.
İlginç bir öyküsü vardı Atak'ın.
1986 yılında Van'ın bir yaylasında iki çobanı öldürmek suçundan hakkında gıyabi tutuklama kararı verilmişti. "Firari sanık"tı artık Atak.
Arandığı halde dönüp Cizre'deki köyünde yaşamını sürdürüyordu.
Anlatılanlara göre 1987'de evine davet ettiği yedi PKK'liyi zehirledikten sonra, cenazelerini askeri yetkililere teslim etmişti.
O tarihlerde Şırnak bölgesinde bulunan JİTEM komutanlarından Cem Ersever'le tanıştırılarak korucubaşı yapıldı.
27 Mart 1994 yerel seçimlerinde DYP'den Cizre belediye başkan adayı olmaya karar vermişti "Kamil Ağa".
Ancak küçük bir eksiği vardı! Seçilmesi için gerekli olan ilkokul diploması yoktu.
Seçimlere bir ay kala Silopi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurdu "İlkokulu bitirdiğini, ancak belgesi olmadığını" iddia etti. İlkokulu birlikte okuduklarına dair iki de tanık gösterdi.
Gerçi daha sonra bu iki tanığın da okuma yazma bilmedikleri ortaya çıktı ama, Atak seçilmesi için gerekli olan ilkokul diplomasını aldı.
Sonunda aday olabilmesi için hiçbir engel kalmamıştı.
En büyük destekçisi de Cizre'deki komutan Binbaşı Cemal Temizöz'dü. Yıllar sonra Cizre JİTEM davasında onlarca kişiyi öldürmek suçundan birlikte yargılanacak ve beraat edeceklerdi.
Binbaşı Temizöz'ün de desteği ve neredeyse birçok seçim bölgesinde yapılan açık oylamayla Cizre Belediye Başkanı seçildi Atak.
İki kişiyi öldürmek suçundan hakkında gıyabi tutuklama kararı varken, firari sanık olarak aranıyorken önce Korucubaşı olmuş, devletten maaş almaya başlamıştı; sonra da aranırken aldığı sahte ilkokul diplomasıyla ve devletin desteğiyle Cizre'nin Belediye Başkanı seçilmişti.
Ne iki cinayetin firari sanığı olmasıyla ne de sahte diplomasıyla ilgili bir sorun yaşadı ve beş yıl boyunca belediye başkanlığı yaptı.
Beş yıllık görev süresi dolunca 18 Nisan1999 yerel seçimlerinde, bu kez ANAP'tan aday oldu Atak.
Karşısında en güçlü rakip olarak Fazilet Partisi adayı Dr. Mehmet Emin Dindar vardı.
Dindar Cizreliydi ama uzun yıllar İstanbul'da yaşamıştı.
Erdoğan'ın başkanlığı döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde görev yapmasından dolayı "Recep Tayyip Erdoğan'ın doktoru" diyordu herkes ona.
Oylar kullanılmış, sandıklar açıldıkça FP adayı Dindar'ın önde gittiği görülmüştü.
Sandık başları, ilçe seçim kurulu korucular tarafından basıldı o gece.
Cizre resmen "kurşun ablukası"na alınmıştı, korucular dört bir yanı tarıyordu.
Kurşun yağmuru altına alınan yerlerden biri de Dindar'ın seçim sonuçlarını izlediği eviydi.
Benim de o tarihte Radikal Gazetesi adına Dindar'ın evinden izlediğim seçimle ilgili o geceyi şöyle anlatacaktı Dindar:
"Tehditler, baskılar altında bir seçim kampanyası yaşadık. Beni destekleyen 100'den fazla kişi gözaltına alındı. 137 sandıktan 38'i Kamil Atak'ın mahallesinde gece 11.00'e kadar rehin tutuldu. Parti gözlemcileri sandık başlarından korucuların dipçikleriyle kovuldu. Gece 12.00'den sonra binlerce mermi attılar. Kendi kendilerine sıkıyönetim ilan ettiler. Gece saat 10.00'daki sonuçlara göre 1700 oy öndeydik. Sabah kalkınca Kamil Atak 33 oyla seçimi kazanmıştı."
Atak belediye başkanlığını ilan etmişti ama seçim sonuçları günlerce protesto edildi Cizre'de. Seçimin gerçek galibi Dr. Dindar büyük bir mücadeleye girişti hem yerelde hem de Ankara'da.
Sonunda Atak, iki kişiyi öldürmek suçundan tutuklandı. Diploması sahte olduğu Dindar tarafından kanıtlanınca da Atak'ın belediye başkanlığı düşürüldü. Yeniden seçim yapıldı Cizre'de ve Dindar belediye başkanı oldu.
Sonra Dindar geçen dönemde de Şırnak'tan AKP milletvekili seçildi.
Aslında bu öyküde sadece "sahte diplomayla başkan seçilme ve indirilme" yok.
Bu öyküde bugün genelde Kürt kentlerinde, özelde de Cizre'de bugün yaşanılanların nereden kaynaklandığı da var.
Hatta bu öyküde yer alan gerçeklerden biri de AKP iktidarının Ergenekon'la yaptığı ittifakın en somut hali.
Yoksa 2013'ün Mart'ında, aynı protokol tribününde nasıl buluşabilirdi Başbakan Erdoğan, dönemin AKP Şırnak Milletvekili ve eski Cizre Belediye Başkanı Dr. Emin Dindar ile amansız bir mücadeleye giriştiği eski rakibi, JİTEM davasında faili meçhullerin sanığı Korucubaşı Kamil Atak...
Bu öyküyü bugün anlatmamızın nedeni, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üniversite diplomasının olup olmadığı, varsa sahte mi gerçek mi olduğu, gerçekse de iki yıllık mı yoksa dört yıllık yüksek okul diploması olup olmadığına ilişkin tartışmaların yeniden yoğunlaşmış olması.
İşin ilginci de "gözünün üstünde kaşın var" diyen herkese "Cumhurbaşkanına hakaret" davasının açıldığı, hatta tutuklandığı bugünlerde, "Diploması sahte, Cumhurbaşkanı seçilme şartlarına sahip değil" diyenlere hiç ilişilmemesi, duymazdan gelinmesi.
Türkiye'de Cumhurbaşkanı seçilebilmek için Anayasa gereği "Yüksek öğrenim şartı" var.
Bu şart 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yer almıyor. İlk kez 1961 Anayasası'na konmuş yüksek öğrenim şartı.
Bu şartın konulmasının asıl nedeni de, 1950-60 döneminde Cumhurbaşkanlığı yapan ve yüksek öğrenim görmemiş olan Celal Bayar'a duyulan tepki olarak açıklanıyor.
Hatta 1961 Anayasası hazırlanırken Cumhurbaşkanı seçilecek kişilerde yüksek öğrenim şartının aranması yolunda önerge veren Ahmet Karamüftüğoğlu, "Devletin reisi nasıl olur da tahsilsiz olabilir? Bunun acısını az mı çektik? Türk devletini temsil edecek adamda tahsil ve kültür seviyenin aranması en masum ve haklı bir tekliftir" diye savunmuş görüşünü.
Bu süreçte esas merak ettiğim şu:
Önümüzdeki günlerde "Partili Cumhurbaşkanlığı" için Anayasa değişikliği önergesinde...
Ya da "Başkanlık" için yeni bir Anayasa önerisi geldinde...
Bu önerilerin içersinde "Partili Cumhurbaşkanı" ya da "Başkan" olabilmek için "yüksek öğrenim şartı"nın aranıp aranmayacağı.
Görünürdeki tek bir öykü içersinde; 1990'ların Cizre'sinden girdik, "sahte diplomalı" belediye başkanının görevden alınmasından geçtik, Erdoğan'ın "Başkan" ya da "Partili Cumhurbaşkanı" olmasına kadar geldik. Ne de olsa burası Türkiye, bu memlekette her şey olur!
CELAL BAŞLANGIÇ | HABERDAR
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021