Celal BAŞLANGIÇ
“Bizi bağlamaz” diyor.
Neymiş bağlamayan?
AİHM’in Selahattin Demirtaş hakkında verdiği karar.
Hem de bunu üç kez AİHM’e başvurmuş bir siyasetçi olarak söylüyor.
İlki 1999’da “adil yargılama” talebiyle…
Okuduğu şiir nedeniyle “halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçundan 1998 yılında Diyarbakır DGM tarafından 10 ay hapis cezasına çarptırıldığında.
Yargıtay itirazını reddedince elbette haklı olarak AİHM’e gitmişti.
2002 yılında bir kez daha AİHM’in kapısını çalıyor.
Diyarbakır DGM’ye adli sicil kaydının silinmesi talebiyle başvuruyor. Mahkeme bu başvuruyu kabul ediyor. Ancak Yargıtay DGM’nin bu kararını bozuyor.
İşte bu nedenle bir kez daha bugün kendisini “bağlamayan” AİHM’e gidiyor.
Aynı yıl bir kez daha AİHM’nin kapısında görüyoruz kendisini.
Yüksek Seçim Kurulu’nun milletvekili olamayacağı yönündeki kararını taşıyor bu kez AİHM’e.
Ancak seçildikten sonra AİHM’e yaptığı başvuruları geri çekiyor.
Eğer seçilemeseydi o yıllarda AİHM’in hakkında vereceği kararları bekliyor olacaktı.
Demirtaş kararından sonra bugün kalkmış AİHM’i eleştiriyor:
“Mesela AİHM dün ülkemiz aleyhine bir karar açıklamış. Neymiş? Türkiye terör örgütü PKK ile iltisaklı bir partinin eski genel başkanının yargılandığı davada özgürlük, güvenlik ve seçim hakkını ihlal etmiş. Peki siz AB organlarından herhangi birinin, aynı zatın 6-8 Ekim 2014 tarihindeki olaylar sırasında insanları tamamı yalan olan beyanlarla galeyana getirip 50 masumun vahşice katledilmesine yol açması konusunda herhangi bir beyanını duydunuz mu?”
Neresini düzeltmeli bu kadar yalanın, yanlışın?
Birincisi, kendi yaptığı üç başvuruda AİHM lehinde karar verseydi, demek ki Türkiye aleyhinde bir karar vermiş olacaktı…
İkincisi, “PKK ile iltisaklı bir parti” diye bir cümle kurmak ne hukuka, ne vicdana, ne de siyasete sığar. Bu mantığın peşine takılıp giden, “TBMM çatısı altında PKK ile iltisaklı yani ilişkili, irtibatlı onlarca milletvekiline sahip bir parti var”.
Üçüncüsü, 50’den fazla insanın yaşamını yitirdiği 6-8 Ekim olaylarından Demirtaş’ı sorumlu tutmak… Hakkında onlarca iddianame olan Demirtaş hakkında Kobane olaylarıyla ilgili tek bir dava yok.
Dördüncüsü, AİHM kararı doğrultusunda Demirtaş’ın tahliyesi için başvuru yapan avukatlara “Kararın çevirisini bekliyoruz” yanıtı verildi. Ancak daha karar duyulur duyulmaz “Bizi bağlamaz” diye kendini yargının yerine koyarak açıklama yapmak aynı zamanda “yargımız bağımsızdır” yalanını tabak gibi ortaya çıkartır.
Birkaç hafta önce Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 100. Yılı törenlerine katılmak üzere Fransa’ya gitmişti. Orada bulunduğu günlerde Le Figaro gazetesi için kaleme aldığı yazı yayınlandı.
Yazısında “AB’ye tam üyelik hedefimiz devam ediyor” diyordu.
“AİHM kararı bizi bağlamaz” diyenin “AB’ye tam üyelik” hedefi olamaz. “AB’ye tam üyelik” hedefi olan da AİHM kararı için “bizi bağlamaz” diyemez. İkisinden biri yalandır.
Gelelim bir yılı aşkın süredir, hakkında bir iddianame bile yazılmadan tutuklu bulunan Osman Kavala hakkında söylediklerine…
Kendileri şöyle buyurmuşlar:
“Gezi olaylarında teröristlerin finans kaynağı olan bir kişi. Şu anda içeride. Onun arkasında kim var? Meşhur Macar Yahudisi Soros. Bu adam dünyada milletleri bölmek, parçalamakla adeta birilerini görevlendiren, parası ve bu paraları da bu şekilde tüketen birisidir. Türkiye’deki temsilcisi de babadan zengin ve bu imkânlarını da bu ülkeyi parçalayıp bölen, işte bu özellikle terör eylemlerine karşı her türlü bu noktada desteği veren kişi.”
Hukukun, insan haklarının, vicdanın ayaklar altına alındığı bir durumla karşı karşıyayız yine.
Kavala hakkında verilmiş tek bir karar yok. Hatta yazılmış bir iddianame bile yok. Ama kendini yargının yerine koyup Kavala’yı “Gezi olaylarında teröristlerin finans kaynağı olan kişi” diye mahkûm etmiş bile.
Gelelim “dünyada milletleri bölmek, parçalamakla birilerini görevlendiren meşhur Macar Yahudisi Soros”a…
Bir dönem Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün danışmanlığını da yapan gazeteci Ahmet Sever, Ekim 2017’de t24.com.tr sitesindeki köşesinde bir fotoğraf yayınlar.
Fotoğrafta altı kişi bir masanın etrafında oturmaktadır. Sol baştaki kişi işte o “meşhur Macar Yahudisi” Soros’tur. Yanında da iki çalışma arkadaşı vardır. Soros’un tam karşısındaki ise bugün Soros’u milletleri bölmek ve parçalamakla suçlayan kişidir. Yanında bugünün “düşük bakanı” Egemen Bağış ile AKP Sözcüsü olan Ömer Çelik oturmaktadır.
Fotoğrafın altındaki yazı “Erdoğan’ın Soros bağlantıları” başlığını taşımaktadır.
“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında (gözaltına alınan işadamı Osman) Kavala için ‘Türkiye’nin Soros’u’ tanımlamasını yaptı:
“FETÖ ile irtibatı sebebiyle birisini gözaltına alıyorsunuz. STK temsilcisiydi, medya mensubuydu, güzel vatandaştı, gibi güzellemelerle hedef saptırmaya çalışılıyor. O STK mensubu dedikleri, Türkiye’nin Soros’u denilen kişinin havası çıktı meydana, bağlantıları ortaya. Siz kime neyi yutturmaya çalışıyorsunuz?”
Sayın Erdoğan şimdi biraz da sizin Soros ile bağlantılarınızdan bahsedelim…
2003 yılının Ocak ayı…
Yer, Davos…
George Soros ile burada bir görüşme yaptınız ve desteğini istediniz: “Türkiye’nin açık toplumu biziz. Bizi destekleyin…”
“Bu kadar mı olur” demeyin.
Bugün öyle bir kadro yönetiyor ki ülkeyi, ne söylerlerse tam tersini yapıyorlar, ne yaparlarsa tam tersini söylüyorlar.
Cumhuriyet Türkiyesi tarihinde böyle bir vaka, böyle bir riyakârlık görülmedi.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021