Ergun BABAHAN
AKP iktidarı döneminde en çok işçi ölümüne tanıklık eden iktidar oldu. 300 işçinin ölümünü bile ‘‘Bu işin fıtratında var’’ diyerek geçiştirmeye çalışan Erdoğan, bu konudaki duyarsızlığını açıkça ortaya koydu.
Sırf Erdoğan değil duyarsız olan. Muhafazakar çoğunluk, havuz medyası, iktidarın kanaat önderleri de vicdanlarını paraya karşılık satmış görünüyorlar. Ne Musul’daki rehineler, ne Soma’da ölen 300 emekçi, ne de İstanbul’un göbeğinde can veren inşaat işçileri onlar için bir değer ifade ediyor. Yıllardır uzağında oldukları iktidarın nimetlerinden olabildiğince faydalanabilmek için üç maymunu oynuyorlar: Görmüyorlar, duymuyorlar ve konuşmuyorlar…
Aslında konuşuyorlar, gerçekleri çarpıtmak, örtmek için konuşuyorlar. Konuşmaya başlayınca da susmuyorlar. Muhafazakarlık diye yola çıkanların her türlü ahlaki değerin ayaklar altına alındığı olayların kahramanı olması acıklı.
Başbakan’ın oğluyla ‘‘evdeki paraları sıfırlama’’ konuşmalarıyapması normal, işadamlarını kucağa oturtması olağan, işçilerin on’ar, 100’er ölmesi sıradan hale geliyor.
Barış süreci diye yola çıkanlar, akan kanı durdurmakla övünenler, trafikte içkili araç kullananların neden olduğu ölümlere öfkelenenler, havuzlarına milyon dolarlar akıtan işadamlarının işyerlerinde ölen işçilere dönüp bakmıyor bile.. Savaşla kıyaslanacak sayıda işçiyi iş yeri kazalarında öldürenler, emekçilerin ruhuna bir Fatiha okuyup geçiyor.
Türkiye lime lime olup parçalanıyor.
Emekçinin ucuz hayatı üzerinden milyon dolarlar kazananlar Cuma namazına gidip aklandıklarına, dini vecibelerini yerine getirdiğine inanıyorlar.
Türkiye AKP’nin üçüncü dönemiyle birlikte darmadağın oluyor.Mahfi Eğilmez, dün kendi bloğunda bunun somut örneğini rakamlarla verdi:
‘‘2013 – 2014 Küresel Rekabet Raporu’nda (2013 sonuçlarını gösteriyor) karşılaştırmaya alınan ülke sayısı 148. Sıralama en iyiden en kötüye doğru yapılıyor. Buna göre örneğin küresel rekabette Türkiye’nin yeri 148 ülke arasında 45. sırada dediğimizde, bu, bizden iyi durumda 44 ülke, bizden kötü durumda 103 ülke bulunduğunu gösteriyor. .
Küresel rekabet endeksinde 148 ülke arasında 2012 yılında 43. sıradayken 2013’de 45. sıraya gerilemişiz.
Raporda birçok gösterge ele alınıyor. Birkaç gösterge dışında Türkiye hepsinde ya gerilemiş ya da yerinde saymış bulunuyor. Burada en çarpıcı olanlarına yer verdim. İç tasarrufların GSYH’ya oranında ve enflasyonda geri gittiğimizi biliyorduk ama doğrusu ya krediye ulaşmada ve bankaların sağlamlığında bu kadar geri gittiğimizi beklemiyorduk. Özellikle bankalar konusu önemli. Buraya özel dikkat harcamak ve kazanılmış tek avantajı yitirmemek gerekli. Asıl çarpıcı düşüşler buluşlarla, teknolojiyle ilgili olan göstergelerde karşımıza çıkıyor. İnovasyon kapasitesinin düşmesinde kuşkusuz şirketlerin araştırma ve geliştirmeye (ARGE) harcadıkları paraların azalması yatıyor. Şirketlerin, para kazanma yolu olarak, kendi yaptıkları işleri geliştirmek yerine müteahhitlik işine girmesi bu gelişmenin normal olduğunu gösteriyor. Bir başka çarpıcı düşüş de eğitim sisteminin kalitesinde. Eğitim sisteminin kalitesini artırmak bir yana, iyiden iyiye düşürdüğümüz ortaya çıkıyor. Eğitim yatırımı, vergiden düşmenin bir aracı olunca, özel kesimin açtığı okulların çoğunun bilimsel eğitime hizmet etmekten çok şirket kazancına hizmet etmeyi hedeflediği anlaşılabiliyor. Yargı bağımsızlığında geldiğimiz noktayı ise sanırım söylemeye bile gerek yok.’’
Türkiye eğitimden bankacılığa, ekonomiden yargı bağımsızlığına kadar hemen her alanda hızla geriye gidiyor.
Yolsuzluğun kaçınılmaz bir sonucu bu gerileme. Yolsuzluk tepeden aşağıya hızla yayılıyor. Devletin zirvesinin pervasızlığını gören en küçük memur bile rüşveti kendine hak görmeye başlıyor.
Sonuçta madenler göstermelik olarak denetleniyor, koca koca inşaatlar ise denetlenmiyor bile.
Denetimsizliğin kaçınılmaz sonucu, damperi açık giden bir kamyon üst geçide çarpıp iki kişinin ölümüne neden olabiliyor.
AKP, Mecidiyeköy’de işçileri öldürürken CHP’nin Beşiktaş Belediye Başkanı grevdeki işçileri dövdürüyor. CHP’nin belediye meclie üyesi 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının tam göbeğinde çıkıyor.
Siyasetin rant kaynağı olmayı sürdürdüğü, belediye başkanlığı dahil tüm makamların zenginleşme aracı olduğu bir düzende, iktidarın gidip muhalefetin gelmesi mevcut uygulamaları değiştirmeyecektir maalesef.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Uluslar neden çöker, Türkiye neden çöküyor?
24.03.2022 - Madalyonun öteki yüzü: Putin kaybedince, Erdoğan da kaybedecek
7.03.2022 - Kürt sorunu çözülmeden liberal demokrasi kurulamaz!
1.03.2022 - Bir gazeteci cinayeti (daha)
21.02.2022 - Erdoğan TV programlarında neden prompter’a mahkum oldu
28.01.2022 - NATO için iktidardan vazgeçen İnönü'den, iktidarı için NATO’dan vazgeçebilecek Erdoğan'a
11.01.2022 - Parti binası silahla basılan HDP ama terörist de HDP, öyle mi?
6.01.2022 - Türkiye karanlık ve zorlu bir yıla girdi: Tercihler yılı
3.01.2022 - Cehalet ve kötü niyet Türkiye’yi büyük felakete sürüklüyor
25.11.2021 - Kılıçdaroğlu helalleşme ile ‘endişeli muhafazakarları’ kazanmaya çabalıyor
18.11.2021
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


























































































emir
önceki yorumuma düzeltme: yazının tarihine bakmadan "ayrılmamış olması"na bağlı yorum yapmıştım. anlaşılan o ki oral da taraftan ayrılan erdoğancı ekipten. bu durumda yazarın niteliksizliği ile ilgili tespitim baki, Cemaat kısmını Erdoğancı olarak düzeltiyor ve tamamının gidişi olsun da dönüşü olmasın diyorum...