Ergun BABAHAN
Bindik bir Mercedes’e gidiyoruz Cennet’e!
24.05.2015
2889
Bir ülkede yönetici sınıf ile yönetenler arasındaki yaşam standardı farkı, o ülkenin gelişmişlik düzeyini, demokrasinin kalitesini ve şeffaflığını ortaya koyar. Yolsuzluk ve hukuksuzla yönetilen ülkelerde herşey devlet sırrıdır.
Böyle ülkelerde sarayların maliyetlerini öğrenemezsiniz 'Örtülü Ödenek' paralarının nereye gittiğini de. Ayıbı olan devlet, HDP’ye atılan bombaları da, Sultanahmet de kendini patlatan canlı bombacıyı da gizlilik perdesine sokar.
Türkiye bir süredir Diyanet İşleri Başkanı’na alınan Mercedes’i tartışıyor.
Asgari ücrete 300-500 liralık zammın tartışıldığı, Türk-iş’in Nisan 2015 rakamlarına göre, açlık sınırının 1333 lira, yoksulluk sınırının 4345 lira olduğu bir ülkeden bahsediyoruz.
Yani, bu ülkede yaşayan dört kişilik bir aileye beş asgari ücret giriyor olsa bile yoksulluk sınırını ancak yakalayabiliyor. Bu ülkede en zengin yüzde birin toplam geliri, kalan yüzde 99’u geçmiş durumda.
Tam bir ‘‘Onlar konuşur, AKP yapar’’ durumu.
Makarna, kömür yardımıyla yaşamayı mutluluk sayan, emeğinin hakkını arayamayan bir toplumu idare etmenin ideal yönemi, meydanlarda Kuran-ı Kerim sallamak herhalde.
BOL KESEDEN ATMAK...
Mesela, dünyanın makam aracı sayısı bakımından lider konumunda olan Türkiye için makam araçlarına harcanan paraya ‘çerez parası’ demek. Bunu diyen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek…
Yoksul bir aileden gelen, açlık nedir bile Sayın Şimşek’in makam aracı yorumu şöyle:
‘‘Taş çatlasa 2 bin genel müdür var. Hadi 40 müsteşar ve 100 müsteşar yardımcısı olsa abartıyorum, 26 bakan bunların hepsini toplasanız Türkiye’nin milli gelirinde, bütçesinde çerez parası değil, çerez. Bakın 2014 yılında Türkiye’deki bütün araçların satın alınması, kiralanması, bakımı, onarımı ve yakıtı 3 milyar 300 milyon liradır.’’
Lojmanları yıkacağız sözüyle iktidara gelenler bugün başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere kamudaki makam araçlarını savunmak durumuna gelmişse, söylenecek fazla söze gerek yoktur.
İnsanların metrobüslerde üst üste gittiği bir ülkede kamuya kapağı atanlar milyon dolarlık lüks araçlara biniyor, özel şoförler kullanıyorsa, o ülkede demokrasiden söz edilemez.
Atanmış-seçilmiş kavgasıyla iktidara gelenler bugün kendi atadıklarını koruyup kollama derdine düşmüş durumdalar. Sultanlığın devamı için bürokrasinin de mutlu olması gerekir elbette.
Kendi aç yatarken Diyanet İşleri Başkanı milyon lira değerindeki zırhlı Mercedes’e biniyor diye mutlu olan insanların sayısı, kamudaki harcamaların denetlenmesini savunanlardan fazlaysa, yöneticiler değişse de durum değişmez.
Demokrasi sorgulama hakkı demektir aynı zamanda. Medyanın susturulup esir alındığı bir ülkede din işlerinden sorumlu memurlara özel makam uçağı alınsa yeridir. Cennet’e uçarak giderler…
Yorum Yap
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar (1)
- Uluslar neden çöker, Türkiye neden çöküyor?
24.03.2022 - Madalyonun öteki yüzü: Putin kaybedince, Erdoğan da kaybedecek
7.03.2022 - Kürt sorunu çözülmeden liberal demokrasi kurulamaz!
1.03.2022 - Bir gazeteci cinayeti (daha)
21.02.2022 - Erdoğan TV programlarında neden prompter’a mahkum oldu
28.01.2022 - NATO için iktidardan vazgeçen İnönü'den, iktidarı için NATO’dan vazgeçebilecek Erdoğan'a
11.01.2022 - Parti binası silahla basılan HDP ama terörist de HDP, öyle mi?
6.01.2022 - Türkiye karanlık ve zorlu bir yıla girdi: Tercihler yılı
3.01.2022 - Cehalet ve kötü niyet Türkiye’yi büyük felakete sürüklüyor
25.11.2021 - Kılıçdaroğlu helalleşme ile ‘endişeli muhafazakarları’ kazanmaya çabalıyor
18.11.2021
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































derazon
BU bolgede 15 yakin Arap devleti var ,FILISTINLI diye cagirdiginiz insanlar aslinda arap ulusundan insanlardir ve bunlarin SURIYE URDUN veyaL LUBNAN Arabindan hic bir farki yoktur .Bu devletlere yerlesmis FILISIN Arabina nedense hic bir vatandaslik hakki verilmez iken ,ISRAIL devleti topraklarinda yasiyan araplar her turlu hak ve hukuktan esit olarak faydalanip refah ve ekonomik seviyeleri ,diger Arap ulkeleri halklarinin ekonomik seviyelerinden cok daha yuksektir