Etyen MAHÇUPYAN
Küreselleşme ile birlikte paranın akışında seyyaliyetin artması iktisadi ‘merkezin’ çepere olan bakışını da daha kritik ve gerçekçi kıldı. Çeper artık sadece mal satılan veya ucuz işgücü kullanımı için gidilen bir yer olmaktan çıkarak paranın finansal açık piyasa koşullarında para kazandığı bir yer haline geldi. Böylece söz konusu çevre ülke ekonomilerinin sorunlu alanları ve gelişme dinamikleri de merkezin derdi olmaya başladı. ‘Orta gelir tuzağı’ lafının popülerleşmesi de bu vesileyle oldu. Bazı ülkelerin belirli bir büyüme istidadı gösterip milli gelir artışı yaşadıktan sonra o seviyede takılıp kalmasını ifade eden bir sözdü bu. Gelişme çizgisinin ‘kesintili’ olabileceğini, hatta belirli bir seviyede ‘donabileceğini’ ima ediyordu. Nitekim aynı kaygı bugünlerde Türkiye için de seslendirilmekte. Üç binlerden on binlere hızla gelen kişi başı milli gelirin birkaç yıldır aynı seviyede kaldığı gözlemleniyor ve bu noktada yeni bir ‘statüko’ üretmiş olabileceğinin altı çiziliyor. Bu karamsar bakışa göre ülke uzun süre bu ‘tuzağa’ takılı kalabilir ve ne yaparsa yapsın yeni bir sıçrama dinamiği üretemeyebilir.
İktisadi öngörünün basiretli olup olmadığı bir yana, ‘orta gelir tuzağı’ iyi bir analitik araç olma özelliğine sahip. Çünkü herhangi bir alandaki herhangi bir büyüme ya da gelişme dinamiğinin önceden bilinemeyecek ve öngörülemeyecek seviyelerde duraklayabileceğini, hatta o noktayı kalıcı hale getirebileceğini söylüyor. Eğer bu durumu bir sosyal olgu olarak tasavvur edersek aynı dinamiğin siyasette de var olabileceğini düşünebiliriz. Örneğin nasıl ekonomik gelişmenin temel ölçüsü milli gelir ise, siyasi gelişmenin temel ölçüsünün demokratik yapı ve işleyiş olduğunu düşünebiliriz. Bu durumda soru, ülkelerin demokrasi maceralarında da bir ‘orta seviye’ tuzağının olup olmadığıdır. Yani acaba demokrasi geleneği ve sistematiği açısından bazı ‘az gelişmiş’ ülkelerde, demokrasi yönünde atılan adımlar ve yapılan hamlelerin gelip çarptığı sanal bir duvardan söz edilebilir mi? Acaba bazı ülkelerin siyasi kültür ve geleneği, bunun dayandığı zihniyet zemini, demokrasinin ‘orta’ bir seviyede durmasına ve o noktada kalıplaşmasına daha mı müsait? Bu durumda ‘çukurdan çıkarken’ ilk adımların çok hızla atılabileceğini ama belirli bir denge ortaya çıktıktan sonra yeni statükonun kolay kolay değiştirilemeyeceğini öngörebiliriz.
Bu türden bir olgunun muhtemel nedenlerini anlamak için, bazı ülkelerde demokratik çıtanın nasıl olup da o kadar uzun süre böylesine aşağı seviyede kalabildiğini sorgulamamız lazım. Bunun epeyce karmaşık nedenleri olabileceği açık. Ama kritik mesele, nedenler ne olursa olsun, sonuçta kendisini yeniden üreten bir yapının ortaya çıkmış olduğudur. Kendisini yeniden üretme yeteneği geliştiren her yapı, kendine has aktörler, ilişkiler, normlar ve tabii ki menfaat alanları ile güç dengeleri yaratır. O halde yeni yapı yerleştiğinde de demokrasi yönündeki reformlar zorlaşacak, çünkü sistem bundan sonrasına direnebilecektir.
Türkiye’nin geldiği noktayı bu karamsar perspektiften ele almak mümkün. Vesayetten kurtulma ve bürokrasiyi özgürleştirme iradesinin belirli bir sonuç aldığı ama 2010 referandumu sonrasında durakladığı, hatta Hizmet Hareketi ile olan ayrışmanın alenileşmesiyle birlikte bir miktar gerilediği öne sürülebilir. Aynı sürecin Kürt meselesinin çözümüne ilişkin de yaşandığı, üç aşamalı hareket planında ilk iki aşamanın tamamlanamayacağı belli olduğunda bir duraklama dönemine girildiği ve bunun her iki cenahta da yeni dengeler ürettiği söylenebilir. Örneğin Lice’de sahneye konan ve yaygınlaştırılmak istenen kalkışma senaryosunun, sürecin yavaşlamasından bağımsız olmadığı açıktır.
Kıssadan hisse gelişme dinamiklerinin aşamalar şeklinde gittiği ve her atılım döneminde olabildiğince ‘ilerlemenin’ kritik öneme haiz olabileceğidir. Her bir reform olası yeni statükoyu daha ileri bir seviyede yapısallaştıracak, en azından belirli bir norm veya uygulama daha ‘normal’ hale gelecektir. Bu noktada pozitivist bir bakışa da yaslanmamakta yarar var. Demokrasinin daha ‘ileri’ bir seviyesinde olmak ille de gelecekteki muhtemel reform adımını kolaylaştırmayabilir. Ama geleceği bilmiyoruz ve ancak el yordamıyla ilerliyoruz… Dolayısıyla iktidarların şartlar her uygun hale geldiğinde reform yeteneklerini sonuna kadar ve tabii ki zeminlerini sağlam tutarak hayata geçirmeleri çok önemli gözüküyor. Aksi halde ortaya çıkabilecek ‘orta demokrasi’ seviyesinin bir tuzağa dönüşme ihtimalini akılda tutmak lazım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024