Ferhat KENTEL
Akademik yıl başladı. Öğrencilerle tekrar buluştuk. Her sene olduğu gibi, her zaman olduğu gibi, farklı birikimlere, başka bir kuşak olmanın getirdiği farklı tecrübelere sahip olan genç insanların katkılarıyla tazelenen, yeniden nefes alan bir düşünme sürecine girdik.
Ders “Gündelik hayat sosyolojisi”... Daha ilk ders ve zihnimiz onlarca soruyla dörtnala koşmaya başlıyor...
En sıradan görünenin arkasında ne tür iktidar ilişkileri, nasıl bir insanî birikim ve hafıza var? En bilindik dediğimiz davranışlarımızın, pratiklerimizin arkasında, aslında kendimize yabancılaştığımız nasıl bir ezberleme süreci var? “Büyük” meselelerin yanında “incelemeye” tenezzül edilmeyen, karanlıkta kalmış, mevzular ne kadar önemli? Hangisi daha önemli? Açıkça zor kullanarak sağlanmaya çalışılan düzen mi, çok daha incelikli iktidar teknolojileriyle sağlanan rıza ve uyum mu? Hangisine karşı gösterilen tepki ve direniş, insanın kendisine yabancılaşmasını azaltabilecek bir güce sahip?
Hepimizin kendimize göre cevaplarımız var. Bazı cevaplarımızdan çok eminiz, bazıları yarım yamalak...
Peki, dersin göreli olarak korunaklı ve rahat havasının dışında, ya da kendi cemaatlerimizin dışında; dışarıda ne kadar soru soruyoruz? Soru mu soruyoruz yoksa hep “çok bildiğimizden” ne kadar emin olduğumuzu mu ispat etmeye çalışıyoruz?
“Her şey görelidir” deyip, işin içinden çıkmak gibi bir niyetim asla yok. Tabii ki bir yerlerde insanlar sapır sapır öldürülürken, gündelik hayatımızdaki iktidar ilişkilerinin sakladıklarıyla uğraşmak bir “entelektüel züppelik”ten başka bir şey olmaz...
Ancak, insanları asit kuyularında, ıssız yol kenarlarında yok edenlerin, her türlü işkenceyi adeta “meslek icabı” ya da “vatan-millet (ve de çıkar) icabı” yapanların beslendikleri “daha küçük hayatlar” var. Bu küçük hayatlarda örtülmüş olan başka “büyük meseleler” var.
“Çok önemli” bir davayı sürdürmek için sivil insanları öldürmeye kadar giden, açıkçası “terör” yapanların da küçük hayatlarında örttükleri başka “büyük meseleler” var...
Son günlerde Türk’üyle Kürt’üyle “Yeter artık! Kimse benim adıma öldürmesin!” diyen çığlıklara rağmen, vatan sathında “ille de savaş!” diyenlerin gürültüsü kulaklarımızı sağır ediyor, beynimizi esir alıyor.
Ve evet, tabii ki, ortalıkta kan kokusu bu kadar yoğunken, ölüm ve hayat ikilemi burnumuzun dibine bu kadar girmişken, “bir dakika! başka bir şeyleri kaçırıyorsunuz!” demek pek kolay değil...
Ama peki, “hayat ve ölüm ikilemi” ya başka bir yerden, başka yerlerden neşet ediyorsa?
Mesela öldürmeye bu kadar meraklı olmayı ve hayat denen o eşsiz sanatı, o uçsuz bucaksız derinliği ve karmaşıklığı basitleştirmeyi hemen yanı başımızda ne varsa yok etme kolaylığından öğrenmiş olmayalım?
Mesela inanılmaz bir arsızlık ve insafsızlık içinde şehirlerimizi beton kulelerle iğfal edenler... Ve bu kulelere bakıp, “ne kadar da kalkındık!” diye gurur duyanlar... “Vatan sevgisi” konusunda, “muhafazakârlık” konusunda mangalda kül bırakmayıp, elde muhafaza edilecek ne vatan ne de doğa bırakanlar ve buna sessiz kalan bizim “sıradanlığımız”, “küçük hayatlarımız”...
O kuleleri diktikçe, yani “kalkındıkça”, yani “dikildikçe”, yani “diklendikçe”, dikili bir ağacımız kalmadıkça, ne geçmişimiz, ne gelenek, ne hafıza, ne de o çok övünülen “ahlaki değerlerimiz” kalıyor. O “gökkafesler”, “bilmem ne towerlar” vasıtasıyla ve hayatımıza giren “kule gibi” iddialı söylemlerimiz ve kibrimizle tevazuumuzu kaybediyoruz, her şeyi en iyi bizim bildiğimizi, en önemli meselenin “bizim meselemiz” olduğunu, çatık kaşlarla, tespih çeker gibi tekrarlayıp duruyoruz
Sadece Kandil dağını bombalamıyoruz; dağlardaki militanları (“gerillaları”, “teröristleri”...) öldürmüyoruz... Sadece baş düşmanımız TeCe devletine savaş açmakla; sadece Akepe hükümetini “geriletmekle” kalmıyoruz...
Her şeyi öldürüyoruz... Sıradanlığımızın içindeki hayatı öldürüyoruz... Sıradanlığımız öldükçe, öldürmeyi, “öldür” komutunu öğreniyoruz.
Ve artık İstanbul’a Üsküdar’dan baktığımız zaman, Ayasofya’yı Sultanahmet’i, Süleymaniye’yi, Topkapı Sarayı’nı görmüyoruz... Uçsuz bucaksız beton tarlalarından yükselen kulelerin minarelere karıştığı zavallı bir İstanbul görüyoruz...
Ve gazetelerin, TV’lerde haberlerin köşelerine bazı haberler “küçük” haberler şeklinde sıkışıyor... Akıttığımız zehirlerle, Ergene Ovası’nı, Büyük Menderes’i, en süper otoyolu döşediğimiz Karadeniz’in Rize şehrini öldürmüş olduğumuzu öğreniyoruz...
Sıradan hayatlarımız zehirleniyor, başka bir şeyi anlatacak ne dilimiz ne gücümüz kalıyor ve “öldürmek en iyi bildiğimiz şey” haline geliyor...
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020