Ferhat KENTEL
Aslında “yeni Türkiye” çok önce başladı ve “yeni Türkiye” ölmedi aynen yaşıyor. İttihat Terakkicilerle başlamıştı zaten... Ve Osmanlı’dan sonra tekrar yenilenen Türkiye’de cumhuriyetimiz partiler açıp, sonra “yok, olmadı; bu fazla geldi” deyip aynı partileri kapattığı zamanlarda da “yeni Türkiye” vardı zaten. Darbelerde de vardı... Kenan Evren de aşırı derecede çok “yeni Türkiye”ydi zaten.. “Asmayalım da besleyelim mi?” derken çok yeniydi mesela...
Aslında “milli birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde” lâfı icat edildiği zamandan beri “yeni Türkiye”deyiz.
Yani her geçen gün “milli birlik ve beraberliğe” daha da çok ihtiyaç duyuyoruz...
Yani bu demektir ki, aslında her geçen gün “milli birlik ve beraberliğimiz” daha da çok darmadağın oluyor ve bu da “yeni Türkiye”ye tekabül ediyor...
Ve sanki bir ruh hali ya da bir zihniyet var ve bu halin bir bedenle birlikte yok olduğunu zannederken, bir bakıyoruz ki, aynı hal başka bedenlerde yıllar sonra aynen yaşamaya devam edebiliyor.
Bedenden bedene bulaşan bir korku ve linç arzusu
Hani Amerikan toplumunun çok ihtiyaç duyduğu “bir korku unsuru olarak öteki” teması üzerine yapılan sayısız filmin konusudur; uzaylı yaratıklar gelir ve çok sevdiğimiz komşumuzun bedenine girer ve biz saf saf onunla muhabbet etmeye devam ederiz... Halbuki o sırada uzaylılar yavaş yavaş bütün bedenleri ele geçirirler... Sonunda filmin kahramanları olayın sırlarını çözerler ve uzaylılar buharlaşırlar ve yok olurlar. Ama filmin son saniyesinde yönetmen bize bir işaret çakar; mesela mamasını yemekte olan şirin mi şirin bir yumurcak, ya da sokakta dilenmekte olan bir evsiz, kameraya yani bize bakarak hain bir sırıtış fırlatır... O an tüylerimiz ürperir... Çünkü tehlike sona ermemiştir, gene aramızdadırlar; uzaylılar ne yapıp edip, gene bir takım bedenlere sızmayı becermişlerdir...
Bu vesileyle Holywood, hem filmin devamını garanti altına almıştır hem de bizim korkularımızdan sıyrılmanın çok kolay olmadığı mesajını vermiştir. Çünkü tehlike aynen devam etmektedir.
Bizdeki durum da biraz böyle... Sürekli buharlaştığını zannettiğimiz bir takım ruhlar, ne yapıp edip farklı bedenler altında tekrar hayatımıza “cöö!” diyerek dalıveriyorlar.
Ama Holywood’un kahraman Amerikalılarına ve uzaylılarına kıyasla burada bir fark var... Bizde, “içimizdeki hainler, yabancılar, düşmanlar, tehlikeler!” diyerek korku senaryoları yazanlar bizzat uzaylı gibi bedenden bedene gezenler... Hem yıllardır bedenden bedene dolaşıyorlar; hem de “hainler içimizde!” diyerek, henüz ele geçirilememiş bedenleri hedef gösteriyorlar...
Bugünlerde bu ruh yüce Meclis’imizin çatısı altında yeniden dolaşmaya başladı.
“Allah’tan başka kimseye teslim olmadığına” dair görüntü vermesine rağmen, her türlü güç, iktidar ve devlet ezberine ve de kutsallığına teslim olmuş; sürekli olarak “hain” arayan ve kendilerinden başka kimseye tahammül edemeyen bir takım ruhlar geçtiğimiz günlerde gene kendilerini gösterdiler...
Adalet Partisi’ndeki “yeni Türkiye” ruhu
Şu etiket veya bu etiketin önemli olmadığı bedene sadece taşıyıcı görevi yükleyen ruhların en meşhur hikayesi 1968’de Çetin Altan’a yaptıklarıdır. Meclis kürsüsünde konuşurken, “Nâzım, Türkiye’nin en büyük şairidir” diyen Altan’a yönelik olarak Adalet Partili milletvekillerin linç girişimidir.
Olay sırasında bir gözü bir daha iyileşmemek üzere zarar gören, kendi deyimiyle çürüklerinden “Bir santimetre beyaz etim kalmamıştı” diyen Çetin Altan’ın anlattığı manzarayı gözünüzün önüne getirin...
“…AP’liler sıraların üzerinden atlıya zıplaya geliyorlardı üstüme… (...) Biri arkamdan çekti. Aralarına düştüm. Tostoparlak olmuş, başımı sıraların altına saklamıştım. Bir an sıraların arasından bir tabancanın üstüme doğrultulduğunu gördüm. Bir an ‘demek her şey burada bitiyor’ dedim. O anda Yunus Koçak üstüme kapandı. Tabancanın kabzasıyla onun başına vuruyorlardı. Ortalık kan içindeydi.” (Çetin Altan’ın Ben Milletvekili iken kitabından)
Çetin Altan...
Hani, devletimizin “Türkiye artık ne Çetin Altan'ı 300 kez mahkeme kapılarına çağıran ve düşünceyi mahkum eden bir Türkiye'dir, ne de Nazım Hikmet'i 12 yıl boyunca hapishanelerde tutan Türkiye'dir. O alıngan, o vehimler üreten Türkiye, artık yerini özgüvene bırakmıştır” sözleri eşliğinde “2008 Yılı Kültür Sanat Büyük Ödülü” verdiği Çetin Altan...
Bu ve benzeri sözleri duydukça, kâbus gibi linççi ruhların bu diyarları terk ettiğine inanmıştık.
Çünkü çok ağır günler yaşamıştık...
“Militarist” bedenlerden “muhafazakar demokrat” bedenlere “yeni Türkiye” ruhu
Mesela, 1994’de DEP’li milletvekilleri yaka paça Meclis’ten atılmadan önce bir genelkurmay başkanı “Eşkıyayı Bekaa’da aramaya gerek yok. Maalesef bunların bir kısmı Yüce Meclis’in çatısı altındadır” sözleriyle o gayet tanıdık ruh halini dile getiriyordu.
Sonrasında, aynı ruh hali, başka bir bedenin içinden, 1999 seçimlerinde milletvekili seçilen Merve Kavakçı için “Bu kadına haddini bildirin... Burası devlete meydan okunacak yer değil, atın bu kadını dışarı!” diyerek gürlemişti.
Belma Akçura, Milliyet gazetesinde 5 Haziran 2000’de, düşmansız var olamayan aynı ruh halinin çeşitli performanslarından bir bukle sunmuştu haberinde.
Arka arkaya sıralanıyor olaylar: “şoför döven”, “kadın polis döven”, “hostes” döven, “müdür”, “doktor”, “kaymakam”, “gazeteci”, “başka milletvekilini” döven milletvekilleri...
“Evire çevire” milletvekili
Döverek, vurarak var olduğunu zanneden bir insan türü...
Sonra 2011’de, “iktidarın kucağında” olmaktan büyük keyif aldığı belli olan ve Çetin Altan’ı, DEP’li milletvekillerini, Merve Kavakçı’yı hedef alan o malûm ruh halini taşıyan bir bedene sahip olan biri, BDP’li milletvekillerini kastederek, “Böyle giderse Meclis'in ortasında evire çevire dayak yerler” demiş...
Geçtiğimiz günlerde bu ruhlar sözlerini tuttular...
O ruh hali, Çetin Altan’a reva görülen linçten, hoplaya zıplaya gelip, bugün HDP milletvekili Garo Paylan’ın üzerine üşüştü...
Belli ki onu seçmişler...
Bir zamanlar İslamcı hareketin dergilerinde ‘çoğulculuk’ konusunda mangalda kül bırakmayan, çeşitli denemelerde bulunduktan sonra garantili bir yere konuşlanan bir milletvekili, arkadaşlarıyla birlikte, Çetin Altan’ı linç eden o ruhu bugün Meclis’e taşıdılar; “evire çevire” ceza vermeyi kendilerinde hak gördüler.
Garo Paylan’ı seçmişler; ona vuruyorlar. “Garo burada! Garo burada!” diyerek.
Çetin Altan’ın “Nâzım, Türkiye’nin en büyük şairidir” demesini bekledikleri gibi, “HDP'li vekil ve danışmanların şiddet uyguladıklarını” söyleyen Adalet Bakanı’na Garo Paylan’ın da tek bir söz söylemesi yetti. Paylan, “Hayır uygulamadılar” dediği anda, iktidar ve çoğunluk olmanın kibrini ve gücünü kullanan çok “erkek” bedenler, saniyeler içinde ona yüzlerce tekme ve yumruk attılar. Paylan’ın, zaten “çok konuştuğu için” bir türlü tahammül edemedikleri Ermeniliğine karşı, “millet-i hâkime”nin elemanları ırkçı kinlerini kustular...
Yani “Yeni Türkiye” eskimeden tam gaz devam ediyor...
“Yeni Türkiye” olmayacak bir Türkiye olacak mı acaba bir gün?
FERHAT KENTEL / HABERDAR
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020