Güldalı COŞKUN
Farklı medeniyetleri, tek bir medeniyetin ortaya koyduğu ölçülerle doğru okuyup, anlayabilir miyiz?
Evrensel nedir, kime neye göre evrensel? Güç, para ve teknoloji mi belirleyici oluyor evrensellik tanımında?
Bir örnek verecek olursak; Japon toplumunu tanımak ve anlamak için, örneğin Fransız sosyologların tezleri, teorileri, çalışmaları, bizim için yeterli mi?
Kültürel Irkçılık ile evrensellik arasında bir ilişki var mı?
Bunları sahiden merak ediyorum. M. Belge, A. İnsel gibi hocalarımızın bu konularda ne düşündüğünü bilmek isterdim.
En basit tanımıyla, tüm insanlığın yararına olan şeyler, ortak değer diyelim.
Tüm din ve ahlak öğretileri, iyiyi, güzeli ve erdemi salık verir.
Dürüst olmak, hak yememek, hırsızlık yapmamak, yalan söylememek, tüm insanlık için ortak değerler değil mi…
Yani; en ilkel kabilelerden tutun da en gelişmiş toplumlara kadar bu değerlere itiraz edecek kimse yoktur.
Nihai amaç, birey olarak da toplum olarak da daha mutlu olmak aslında. Nedir, mutlu eden dersek; iyi ve güzel şeyler deriz. Deriz de sorun da burada başlar.
İyi ve güzel ne? Kime göre iyi?
Gelin bunu ülkelere, kıtalara veya medeniyetlere göre sorgulayalım dediğimiz zaman, tüm çatışan ve savaşanların her birinin, kendisi için “iyiyi” istemesi olarak karşımıza çıkar.
Belki de dünyadaki insanları, ırklara, sınıflara ve kültürlere bölmemiş olsaydık, asıl o zaman gerçekten temel veya evrensel olanı yakalayabilirdik.
Bunun dışında, tarihsel süreç içinde öne çıkmış herhangi bir medeniyetin ortaya koydukları değerlerin evrensel olduğunu söylemek ne kadar doğru.
Kendi medeniyetlerinin sınırları içinde, halklarına uygun gördükleri iyi ve güzeli, başka insanlara hak gördüklerine emin miyiz?
Her gittikleri yere sahiden demokrasi mi götürüyorlar yoksa bunu bir araç olarak, kendi mutlulukları için mi kullanıyorlar?
Kuşkusuz öyle. Öyle olmasaydı, ülkeleri darbelerle yönetmeye kalkmaz, darbecilerle işbirliği yapmaz, Arap diktalarıyla uyuşamazlardı.
Gerçekten, kendileri için olan “iyiyi” bizler için istemeleri demek, kendilerinin pastadaki paylarının küçülmesi demek.
Dünyadaki kaynakların çoğunu kendine isteyen bir medeniyet, gerçekten medeni midir? Yoksa aslında, bütün göstermelik “medeni” kuralların yanında yaşadığımız bir orman kanunu düzeni midir?
Durum bu ve tersine çevirmenin güçlüğü karşısında biz ne yapmalıyız?
Aydınlar ve bilim adamları asıl bu konularda kafa yorar çeşitli perspektifler sunarsa dünya barışına katkıları olur. Bunu yapacak olan aydın, öncelikle kendi bulunduğu toplumun kültürü ve değerlerini bilmeden, evrensel dediği Batı değerleri arasında bir köprüyü kurabilir mi?
Kuramadığı ortada. Çünkü, o medeniyetin ona taktırdığı oryantalizm gözlüğünden kurtulamıyor. Böyle olunca da toptan bir bakışla, tanımadığı halkının değerini hedef alıyor ve yok sayıyor.
Oysa, orman kanunlarının hüküm sürdüğü bu dünyaya katlanma şeklidir o burun kıvrılan değerler. Senin küçümsediğin İslâm coğrafyası için dini, protest bir duruştur ormanın vahşilerine karşı.
Bunu kavradığında, yani dinin salt din değil aynı zamanda bir kültür, bir başka medeniyetin tasavvuru olduğunu gördüğünde, şüphesiz daha orijinal bilgi üreteceksin.
Ne yapıyor aydınımız; bizi Batı’nın sosyologlarıyla okuyor. Elbette, onları yok saymamalı ve kesinlikle yararlanılmalı hem de ta ilk çağ filozoflarından başlayarak.
Ancak Marx’ın; “Din halkın afyonudur” sözünü kendin için kutsal hadis gibi kabul edip, başkalarının kutsalına saygı duymuyorsan, eleştirdiğin aslında kendinsin ve farkında bile değilsin. Kime ne faydan olacak ki!
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018