Hasan CEMAL
Kulağıma eğiliyor: “O düşmanını yüreğinle affedemezsin ama aklınla affedebilirsin, eğer barış diyorsan...” Peki, bu saat ne zaman çalar? İki taraf da birbirini şiddetle tüketemeyeceğini anlayınca...
EDİNBURGH
Dokuz asırlık bir şato, İskoçya’nın en eskisiymiş. “27 kral ve kraliçe gördü bu şato” diyor. Çoğu avlanmak için gelirmiş...
Akşam yemeği.
Şatonun kapısında etekli bir İskoç tarafından karşılanıyoruz, pür ciddiyet gaydasını çalıyor.
Şömine çıtır çıtır...
Ayaküstü sohbet.
Uzun bir günün sonunda böyle bir ortam ve buz gibi şampanya doğrusu iyi geliyor.
Kütüphanenin bir tarafında, sayfaları sararmış, eprimiş bir kitapçık gözüme ilişiyor. Üstünde kocaman bir sözcük:
BARIŞ.
Şunlar yazılı:
“Barış için bir dilek ya da bir makale, mevcut ayrılıkları gidermek amacıyla...”
Yayın tarihi, 1690.
Biri kalkmış, üç yüz küsur yıl önce İskoçya’da barışa dair ayrılıklar ve çözüm yolları üzerine düşüncelerini yazıya dökmüş, kitaplaştırmış...
İyi güzel.
Ama gel gör ki, üç asır sonra bile daha bu topraklarda hâlâ barış ve koşulları tam oturmuş değil.
Londra’dan başladık, Belfast üzerinden Edinburgh’a geldik, barışı konuşa konuşa, barışı tartışa tartışa.
Güzel, verimli bir yolculuktu.
Güney Afrika, Kuzey İrlanda ve İskoçya tecrübeleri nedir sorusunun karşılıklarını, konuyu çok iyi ya da hayatın içinde bilen kişilerden dinledik.
Şiddet-barış ilişkisini konuştuk.
Londra’da Güney Afrikalı beyaz bir siyaset bilimcisinden dinledim:
“Siyahlarla beyazlar arasındaki ilk gizli buluşmada, birbirine güven sıfırdı. Konuşmaları olanaksız gibiydi. Bir taraf diğerine terörist, öbür taraf da diğerine faşist diktatör diyordu. Ama zamanla diyalog kanalları açıldı. Ve Güney Afrika’da çözüm üç aşamada geldi: (1) Siyasal tutukluların serbest bırakılması... (2) Siyasal faaliyetlerin serbest bırakılması... (3) Ve yeni anayasa...”
Kuzey İrlanda parlamentosu Stormont’un çatısı altında kulağıma çalınan iki cümleyi not defterime kaydetmişim:
“Bir zamanların teröristi ama sonra bir özgürlük savaşçısı...”
“O düşmanını yüreğinle affedemezsin ama aklınla affedebilirsin, eğer barış diyorsan...”
Peki, bu saat ne zaman çalar?
Bu beş günlük gezide de aynı noktaya geldim:
İki taraf da birbirini silahla, şiddetle tüketemeyeceğini anlayınca...
Şiddetin pençesinde yıllar yılı kıvranan Kuzey İrlanda’da böyle olmuş...
Türkiye’de olabilir mi?
Beş gün boyunca tanık olduğum, katıldığım tartışmalarda bu soru gündeme gelmedi. Türkiye veKürt sorunu konuşulmadı, ama bu soru kafamın arkasından hiç eksik olmadı.
Kuzey İrlanda barışını yapan İşçi Partisi’nin eski lideri ve Britanya başbakanlarından Tony Blair, ‘barışın olgulaşması’ndan söz eder siyasal anılarında.
Muhafazakârlara yakın, emekli Büyükelçi Sir Kieran Prendergast da (hem Ankara’da büyükelçilik yaptı, hem de BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın bir numaralı siyasal yardımcısıydı), Londra’daki toplantımızda şu soruları gündeme getirdi barışla ilgili olarak:
“Çözüm için taraflar birbirine ne kadar uzak, ne kadar yakın? Çözüme ilişkin şartlar olgun mu, değil mi? Taraflarda çözüm için iyi niyet ne kadar var?”
Sir Prendergast barışa ilişkin şu noktaları da vurguladı:
“Gerçek barış tek taraflı olamaz. Kalıcı barış bir tarafa dikte edilemez. Hakça bir barış diyorsak, her iki taraf da kazançlı çıkmalıdır bundan. Barış istiyorsak, sabır ve sebat şarttır.”
Şunu da söyledi:
“Britanya olarak IRA’yı askeri yoldan bitiremezdik. Halkın desteğine sahipti çünkü...”
Ve son olarak ekledi:
“Gerçekten çözüm ve barış istiyorsan, kendi hasmını ya da düşmanını şeytanlaştırmaktan, onu insan olarak aşağılamaktan kaçınman gerekir. Böyle yapmazsan, kendi kamuoyunu çözüm ve barış konusunda ikna etmen çok, hem de çok zorlaşır.”
Barış eninde sonunda kapıyı çalıyor. Önemli olan savaştan, çatışmadan barışa giden yolu olabildiğince kısaltmak.
Bunun için de gerçek liderlik lazım, güçlü siyasal irade ve cesaret lazım her iki tarafta da...
Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün düzenlemiş olduğu, Ak Parti, CHP ve BDP’den sekiz milletvekilinin de katıldığı beş günlük gezinin en çok Belfast durağından etkilendim.
Çünkü bu diyar, ‘direniş’in topraklarıydı. Bir sabah vakti martı sesleriyle uyandım Belfast’ta. Güneş deniz tarafından doğuyordu. Ve denizin kokusu...
Titanik’in inşa edildiği tersaneye günün ilk ışıkları vururken, artık bu toprakların da trajediye doymuş olabileceğini düşündüm.
Darısı, bizim memleketin başına...
İyi pazarlar!
Asker, seçilmiş sivil otoriteye tabidir!
EDİNBURGH
Artık eski zamanlardaki gibi değil. Dünyanın neresinde olursa olsun, her şey elinin altında ya da bir tık mesafede.
Bir başka deyişle:
Bu yer yuvarlağında hangi delikte olursan ol, kaçamazsın olaylardan. Ne olup bittiğini izleyip yazabilirsin.
Hatta yazmak zorundasın.
Bu nasıl bir yaz, ne kadar sıcak değil mi? Gazeteci milletine bir an rahat yok.
Biliyorum laf uzadı.
Yazıyı da uzatmak istemiyorum. Haftaya daha ayrıntılı girerim konuya...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Koşaner’le kuvvet komutanlarının istifalarıyla ilgili olarak şimdilik bir noktayı belirtmek istiyorum:
Asker, seçilmiş sivil otoriteye tabidir!
Son söz askerin değil, seçim sandığından çıkan hükümetlere aittir.
Asker, demokrasilerde başına buyruk değildir, siyasal iktidarın çizdiği sınırlar içinde hareket eder.
Türkiye de buna artık alışıyor.
Yazarlar
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları


































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024