Markar ESAYAN
Dün bahsetmiştim, uzun zamandır hayalini kurduğum Karadeniz gezisini nihayet yapmaktayım. Aylar öncesinden arkadaş grubumuzla planladığımız bir geziydi bu. Teklife evet derken Gezi nümayişlerine denk geldiğinin farkında değildim doğrusu. Yazıyı yazarken (31 Mayıs gecesi) herhangi bir can kaybı çok şükür yoktu. İnşallah kötü bir durum yaşanmaz. Ne yalan söyleyeyim; bu esnada Ayder Yaylası'nın huzur veren dinginliğinde olmayı da bir şans olarak görüyorum.
Ama her şey o kadar da toz pembe değil...
Anlatayım; konuya girmek için çok isabetli bir nokta olacak çünkü...
Turda altı kişilik arkadaş grubumuzun dışında bir grupla daha beraberdik. Diğer gruptan iki orta yaş üstü kadın, tüm tur boyunca 'bizlerin de kendi kulüplerine dahil olduğumuzu' varsayarak (Kibir böyle bir şey) tüm yolculuğu bir totaliter laik kibir ayinine çevirdiler. Başka türlü olsaydı duygularım değişmezdi, nefret sigara dumanı gibi zehirleyici çünkü; kalbi kurutuyor, kim ne adına yaparsa yapsın.
Sözcü dışında bir gazete okumadıklarından olsa gerek, çok şükür ki beni tanımadılar.
Durumun vahametini anlatabilmek için şöyle örneklendireyim: Düşünün ki Ruhat Mengi ve Banu Avar ile bir minibüstesiniz ve ikisi de Nazlı Ilıcak türünden kahkaha atıyor, es verdiklerinde ise memleketin kendilerinden geride kalan tüm kesimlerine verip veriştiriyorlar.
Arkadaşlarımın keyfi kaçmasın diye hiç renk vermiyorum. Ama bir yandan da benim için paha biçilmez bir laboratuvar ortamı sağlıyorlar. Kulaklarım sürekli onlarda. İyiniyetle, neden rahatsız olduklarını, bu öfke ve nefretlerinin neden kaynaklandığını anlamaya çalışıyorum.
Varsıl ve okumuş insanlar bunlar. İkisi de kolejli. Yaşları yetmiş civarında. Konuşmalarına İngilizce ve Fransızca kelimeler karıştırmaya özen gösteriyorlar. Bu bir tür ayin olmuş ve sanırım onlar için çok önemli. Ama o zorlama aksanlı konuşmalarından cehalet her konuda sırıtıyor. Almodovar'ın 'Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar' filminin kötü bir taklidinin setinde gibiyiz.
Bizim gerçekten çok ciddi bir föntürk (bu sıfatı ben bulmadım ama erkek versiyonu üzerinde çalışıyorum) sorunumuz var. Bu nefret ve cehaletin Erdoğan'ın üslubu veya siyasi gerginlikle açıklanabilir bir tarafı yok. Minibüs dere kenarında yol alırken aralarından bir tanesinin balık tutan bir hacı amcayı görünce 'İnşallah takılır da dereye yuvarlanır gidersin' demesi üzerine bizim grubun yüzü bembeyaz oluyor. Ciddi ciddi kederleniyoruz. O kadar mutsuz ve o kadar nefretlerinde kaybolmuş haldeler ki, içimiz öfkeden ziyade acıma hissi ile doluyor.
Evvelki akşam sosyal medyada, Hrant Dink cinayetinden sonra tanışıp sonra 'Yandım Allah' diyerek hızla kendilerinden uzaklaştığım ve Etyen Mahçupyan'ın isabetle 'Hrant'ın Parazitleri' adını taktığı gruptan biri, hakkımda 'Şuna evimizde zamanında yedirdiğimiz her lokma kan olsun, irin olsun' diye bir tweet atıyor, durduk yerde ve sadece onlar gibi düşünmediğim için... Ve bu bir hoca, öğrenci yetiştiriyor.
Kan dondurucu çok fazla başka örnekler verebilirim. Ama öfkeyi çoğaltmak veya batılı tasvir etmek istemiyorum.
Bu insanlara öfkelenmek veya onlarla dalga geçmek işin kolayı. Peki bu insanlar nasıl bu hale geldiler? Dindarların kapıcı olmak yerine onların kapı komşuları haline gelmesi, Rizeli, Kasımpaşalı bir İmam Hatiplinin başbakanları olması neden bu insanları bu kadar zıvanadan çıkarttı ve biz bu sorunu nasıl çözeceğiz? Asıl önemli olan bu sorulara yoğunlaşmak. Anlamlı cevaplar bulmak zorundayız.
Her şeyden evvel bu insanlar bir mühendislik ürünü. Bizler de öyleyiz ama, bu sınıfın farkı herhalde rejimi çok içselleştirmiş ve fazla mağdur edilmemiş olması... 80 yıl boyunca bu insanlar aslı faşizm olan bir tedrisattan geçirildiler ve bunun çağdaşlık olduğu öğretildi onlara. Devlet zoruna dayalı yalan bir dünyayı cennet bildiler ve hiçbir şey değişmeyecekmiş sandılar. Şimdi de 'cennetten kovulma sendromu' yaşıyorlar. 'Laiklik' diye benimsedikleri aslında İslamofobi ve halka karşı ırkçı duygulardı. Solcuları ise gerçekten halkı kurtarmak için sokaklara çıktılar ama halkın kendisinden hazzetmedikleri için darbelerin garnitürü oldular. 80 darbesinden sonra da reklamcılık sektörüne girip, Simavi ve Doğan'ın yüksek ücretli işleri ile zenginleştiler ve halktan iyice koptular.
Önce askeri vesayetin çökmesi, sonra da Gezi ve 17-25 Aralık'ın geri tepmesi ile iyice zıvanadan çıktılar.
İdris Küçükömer'in 'gerici' dediği sınıf bunlar. En önemli özellikleri, Evrim Teorisi'ni şiddetle savundukları halde hiç değişmemeleri.
Hastalar ama hasta olduklarını bilmiyorlar. Körler ama görüyoruz zannediyorlar. Cahiller ama kendilerini bilge olarak görüyorlar.
Bu kesimin topluma entegrasyonu nasıl sağlanacak? Bu hastalıklı zihniyeti, ergen heyecanı ile kanları kıpır kıpır gençlerine geçirmeleri nasıl önlenecek?
Evet, bu kibir ve psikoza Türkiye'nin demokratikleşme sürecini kurban vermemek lazım. Sırf onlar istemiyor diye süreç duracak değil. Ama Erdoğan ve hükümetin gerçekten psikiyatristler ve sosyal psikologlarla bu konuyu masaya yatırması, bu hasta nesle öfkelenmek yerine, onlara nasıl yardım edilebileceğine dair ciddi bir yol haritası çizmesi gerekiyor.
PKK silah bırakır, Türkler uzaya gider ama beyaz Türklerin iyileşmesi ve halka entegre olmaları bence Türkiye'nin önündeki en ivedi sorundur.
Hükümet bu konuyu gerçekten çok ciddiye almalıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları





























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019