Mehmet ALTAN
Yenilgiler hayatın kaçınılmaz parçalarıdır.
Zaferin değeri yenilgiler sayesinde anlam kazanır.
O nedenle Zorba’nın yaşam felsefesinin bir parçası da yenilgileri umursamamaktır.
Bu hayat felsefesi Zorba’nın mıdır yoksa Zorba romanının yazarı Nikos Kazancakis’in midir?
Çünkü Zorba, hem romanın kahramanıdır hem de yazarın kendisidir…
Kazankackis de hem kitabın yazarı hem de romanın kahramanıdır…
Nitekim Nikos Kazancakis´in mezar taşında şunlar yazılıdır:
“Hiçbir şey ummuyorum;
Hiçbir şeyden korkmuyorum;
Özgürüm”.
xxxxxxx
Nikos Kazancakis, 20. Yüzyılın en büyük Yunan yazarlarından biridir… Aynı zamanda felsefecidir…
İnanılmaz bir yaşam serüveni vardır.
Dünyaca tanınması ise olgunluk eseri olan Zorba sayesinde olmuştur.
xxxxxxx
Zorba’nın konusu 1930 larda geçer.
Olaylar, adı kitapta hiç belirtilmeyen bir yazarın ağzından anlatılır.
Hayattan fazlaca bir beklentisi olmayan bu mutsuz entellektüel, bir süreliğine kendisini dinlemek ve yaşantısına çekidüzen vermek üzere kitaplarını bir kenara koyarak Girit adasına gelir.
Burada kendisine ait linyit kömür madenleri ile de ilgilenecektir, aşırı davranışları olan, kaba saba ama hayata şehvetle bağlı, orta yaşlı bir Yunan olan Alexis Zorba ile burada tanışır ve onu ustabaşı olarak işe alır.
Aradan geçen birkaç aylık zamanda bu ilginç adam, genç yazarı derinden etkileyecektir.
Zorba, kendi ilginç hayat felsefesini genç yazara da kabul ettirdikçe yazarın hayata bakış açısı da yavaş yavaş değişime uğrayacaktır.
xxxxxxxx
Filmini ne zaman seyrettiğimi anımsamıyorum…
Ama Zorba’yı oynayan Anthony Quinn’i ve İrini Papas’ı hiç unutmadım…
Hele Anthony Quinn’in o muhteşem dans sahnesini…. O dans sahnesi kitabın ve filmin doruk noktalarından da biridir…
Çünkü Zorba kendini en iyi dans ederek ifade eder. Çok mutlu ya da çok üzgün olduğunda başvurduğu yöntem dans etmektir.
Kelimelerin yetersiz kaldığı, kendini yeterince ifade edemediği durumlarda da çare danstır.
“Ah bre Patron, o dediklerini raks edebilseydin de ben de anlasaydım” der yazara.
xxxxxxxx
İnsan sevgisi, yaşam kıvancı, sağduyulu bir anlayış…
Zorba, kitabın diğer kahramanı genç yazara şunları söyler:
“Komşumuz ihtiyar bir Türk olan Hüseyin Ağa çok yoksuldu, hanımı, çocukları da yoktu.
Akşam eve geldi mi, avluda diğer ihtiyarlarla oturur, çorap örerdi.
Ermiş bir adamdı Hüseyin Ağa. Bir gün beni dizlerine aldı; hayır duası eder gibi elini başıma koydu.
‘Alexis’ dedi. ‘Bak sana bir şey söyleyeceğim, küçük olduğun için anlamayacaksın, büyünce anlarsın. Dinle oğlum Tanrı’yı yedi kat gökler ve yedi kat yerler almaz; ama insanın kalbi alır, onun için aklını başına topla Alexis, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama’”.
xxxxxxxx
Ülkemiz son zamanlarda “yüreği yaralanmış” insanlarla dolu… Sadece bir kesim diğerinin yüreğini yaralamıyor… Herkes birbirini yaralıyor… Herkes birbirini aşağılıyor.
Hayatı ve kendimizi çok fazla ciddiye almaya başladık.
Sanki bu ülkede her cümle gizli ya da açık “sen benim kim olduğumu biliyor musun” diye başlıyor.
Gökyüzüne açılan dev bir ekranda Zorba filmini oynatıp bütün ülkeye seyrettirmek isterdim…
Güzel bir taş parçasının bile insana nasıl mutluluk verebileceğini Zorba’dan öğrenirdik.
xxxxxxx
Durumumuz kötü… O açık bir gerçek.
Ama sanırım bu korkunç nefretle, nefretten doğan kötülüklerle durumu daha da beter yapıyoruz.
Galiba biraz durmamız, hep birlikte kendimize “o kadar da önemli değiliz” dememiz gerekiyor…
Özellikle siyasi iktidarın bunu daha sık söylemesi herhalde iyi olacak.
O kadar önemli değilsiniz…
Hiçbir koltuk, insanı olduğundan daha değerli kılmıyor… Koltuk koltuk, sen de sensin… O koltuktan ayrıldığında neysen, o koltukta oturduğunda da osun.
xxxxxx
Muhalefettekiler için de durum aynı…
Seçimde büyük oranda oy kaybetmiş bir partinin liderinin “dört puanlık” bir farkla cumhurbaşkanı seçilmesinden bu kadar büyük acı çıkarmak herhalde sadece siyasetle açıklanamaz.
Herkeste, seçim kaybetmiş olmaktan çok maç kaybetmiş bir futbol fanatiği havası var.
xxxxxx
Sanatın ve edebiyatın eksikliğini bu nefrette, kötülükte, düşmanlıkta, kendini fazlasıyla ciddiye alıp önemsemekte, tedavisi imkânsız gibi görünen eziklikte fazlasıyla hissediyoruz.
Kitap okuyabilenler için Zorba’yı bir daha okumanın tam zamanı.
Galiba her sabah kalkıp bütün toplum olarak yeni bir “ant”ı da söylememiz gerekiyor:
“İnsanım, ölümlüyüm, önemli değilim.”
xxxxxxx
Türkiye akıldan kopmuş görünüyor.
Akıldan koptu da “duygularına” mı bağlandı?
Onu da söyleyemeyiz.
“Duygular” yok çünkü… Duygu dediğiniz geniş yelpaze içinde “sevgi, şefkat, merhamet, dostluk, aşk” da bulunur.
Biz akıldan kopup sadece bir duyguya bağlandık, “nefret”e.
Bu nefretin bizi yok ettiğini de artık algılayamıyoruz.
xxxxxxx
Kitabın kahramanı Zorba, cahil ama bilge bir adam… Bir entelektüele hayatı yeniden öğretecek bir bilgeliği var.
Bu bilgeliğin sırrı çok karmaşık değil:
“İnsanların yüreğini yaralama, en küçük bir şeyden bile tat çıkarmayı öğren.”
Çok mu zor?
Şu anda bizim ülke için neredeyse bu basit bilgelik bile imkânsız görünüyor.
xxxxxxxx
Kazancakis’in mezar taşında ne yazıyor:
“Hiçbir şey ummuyorum;
Hiçbir şeyden korkmuyorum;
Özgürüm”…
Belki daha ölmeden bunu biraz değiştirerek kendimize söyleyebiliriz:
“Hayattan bir şeyler umuyorum… Hiçbir şeyden korkmuyorum.
Özgürüm.”
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025