Mehmet TIRAŞ
Küreselleşme dünyanın dört bir yanında hayal edilmeyecek bir şekilde, tarihte eşine rastlanmayan bir değişim rüzgarı estiriyor.
Bundan daha yirmi beş yıl önce bir kişi çıksa da şöyle bir öngörüde bulunmuş olsa idi;300 yıllık ırkçı Güney Afrika rejimi yıkılacak,vatan haini olarak yaşamının üçte birini 27 yıl mahpushanede geçiren Nelson Mandela Güney Afrika’nın devlet başkanı olacak;Sovyetler birliği ve sosyalist sistem dağılacak,Kuzey Afrika’da ve Orta Doğu da değişim rüzgarıyla tüm diktatörler ve totaliter rejimler yıkılacak deseydi,o kişiyi akıl hastası olarak yorumlarlar ve hemen hastaneye yatırırlardı.
Hakkını teslim etmeliyiz Sovyetler Birliğinin dağılacağını ve dünyada bir fırtına kopacağı konusunda öngörüde bulunanlarda yok değildi. Bunlardan biri yönetim filozofu olarak bilinen Peter Dracker Sovyetler biriliği ve sosyalist sistem dağılacak diyordu 1980’li yılların başında,sosyalist sistemin dağılmasını ölmeden öncede gördü ama ben demiştim demedi,bu kadarda mütevazi biriydi Duracker.
Duracker,totlaiter sistemlerin ve diktatörlerin dağılacağı tezini 1967 yılında ortaya attığı “özelleştirme kavramıyla” ilişkilendiriyor;Değişik devlet paradigmalarını tartıştırıyordu;e- devlet,site devlet,teknik devlet ve hizmetkar devlet modelleriyle de içini dolduruyor,bireyi öne çıkartıp toplumun devlet eliyle zenginleşemeyeceğini,devletçi ekonomilerde zenginlik devletin silahlı ve sivil bürokrasinin yanında devlete iş yapan zenginleri varlık sahibi yaptığı gibi ezber bozan kavramlarla tartıştırıyor, kitaplar yayınlıyordu.Bu eserlerinden birsi baş ucu tabiriyle “Kapitalizm ötesi toplum” kitabıydı.
Küreselleşme ile 1990 yıllarının başından itibaren dünyada adı sanı duyulmamış halkların devlet talepleri ortaya çıktı ve mantar gibi devletler türedi.1914 yılında dünyada devlet sayısı 55 iken şimdi BMÖ üye ülke sayısı 195,olimpiyatlara katılan ülke sayısı 223 olarak görülmekte.
Küreselleşme ile bu değişim dünyayı küçük bir global köy haline getirmekle kalmadı,duvarları yıkıp sınırları delerek,”temel hak ve özgürlükler” bir ülkenin içişleri sorunu olmaktan çıktı ve tüm insanlığın ortak sorunu haline gelirken,Bilgi,sermaye ve teknoloji vatansız bir güç oldu.
Tabi ki bu küreselleşme aynı zamanda bir “bilgi çağı” olarak çıktı ve üretim biçimindeki değişiklikler ile internet insanlığın ortak kullanım alanı olurken önü kesilemez bir güç haline geldi ve kimsenin de interneti devre dışı bırakma lüksü imkansızdı.Yasaksız bir sosyal medya kullanıcıları birbirlerine muhabirlik görevi yaptırdı ve sosyal medya üzerinden örgütlenmeler kitleleri sokağa döktü.
Dünyadaki bu kısa değişim turu ile biz yazının başlığına bizim sıcak bölgemizde ve komşumuz Suriye iç savaşıyla;Reyhanlı bombalı katliamı ile gündemimize oturan soruna dönelim.Yani Alevi devleti tezimize.
Nerden çıktı bu Alevi devleti konusu diyebilirsiniz ama bizde çok yönlü derinlemesine düşünce özgürlüğünün olmadığı,medyanın da üzerindeki iktidar baskısı sonucu; tartışma ve akademik çalışmalar istenilen düzeyde sürmediği için görülmüyor ama bunu Başbakan Erdoğan’ın Suriye iç savaşıyla sürdürdüğü dış politikada ve Suriye rejimine hakim olan Esad’ın en sonunda bir ‘Alevi devleti’ kurmaya yönelik ciddi bir çalışmasının olduğunu işaretleri çıkmaya başladı.
Peki bunun emareleri üzerinden gidelim daha iyi anlaşılacaktır.
Suriye iç savaşının başlamasıyla Orta Doğuda özellikle bizim bölgemizde İran,Irak merkezi hükümeti ve Suriye arasında ciddi bir ittifak oluşurken;Türkiye,Suudi Arabistan ve Katardan oluşan bir Sünni ittifak oluştu buna karşı.Bu bir mezhepsel sorun olarak görülmeye başladı.
Suriye de Esat karşıtı muhalefetin korkutucu sloganı “Hıristiyanlar Lübnan’a Aleviler mezara” diye haykırmaları ve Esat muhaliflerinin kamu görevlisi savunmasız insanları kurşunlaması ve yüksek binalardan aşağı atması, tüm dünyada bir başka vahşet olarak görülmeye başladı ve Suriye muhalif güçleirnin demokrasi talebiyle alakası olmadığı ve Sünni bir din devleti kurmaya çalıştıkları anlaşıldı.
Birden Bizim Başbakanımız beş ay önce asacağı Öcalan ile ciddi bir anlaşma yapıp bir ateş kes anlaşmasına varması,Öcalan’ın Diyarbakır da Nevroz mesajının Sünni bir mezhebe vurgu yaparak din ağırlıklı açılamalrı,AKP e hükümetinin birden Kürtlerle dostluk kurarken;BDP’nin içinde siyaset yapan Kürt Alevilerden de çok sert tepkiler geliyor ve partiden ayrılmalar baş gösterdi; Tunceli BDP’nin il başkanı eski Milletvekili Şerafettin Halis görevinden ve partisinden istifa etti.
PKK’nın Suriye kolu PYD Kürtleri Suriye de bir bölgeyi ele geçirmelerine bir yerde Esat’ın vatandaş saymadığı nüfus cüzdanı vermediği; Suriye Kürtlerine bu bölgeyi teslim etmesi karşısında;bizim dış işleri bakanımız Ahmet Davutoğlu böyle bir komşumuzdaki özerklik Kürt yapısını kabul endeyiz,diyerek tehdit ediyordu..Ama AKP’nin Suriye deki ve dış politikasının duvara toslaması kartları yeniden karmaya iterken Ankara’nın da gücünü zayıflatıp Kürtlere yakınlaşmaya başladı.
Birden bölgede tüm Kürt hareketlerini üzerinde Kuzey Irak Bölgesel yönetimiyle ağırlığı olan PKK tarihini en güçlü dönemini yaşıyor,bir taşla iki kuş değil üç-beş kuş vurmaya başladı.
AKP’ye yakınlığı kamuoyu tarafından bilinen gazeteci Fehmi Koru AKP’nin birden Kürtlerle ittifaka geçmesini;Türkiye bölgesinde Kürtlerle büyüyerek bir güç olacak diyordu,katıldığı bir televizyon kanalında.Çünkü Kürtler çoğunluk olarak bölgede Sünni bir ağırlık potansiyelleri var.
AKP’nin mezhepsel dış politikası ülke içindeki Alevileri Esat rejimine yakınlaştırırken,Reyhanlı da ki bombalı saldırı,Alevi-Sünni tartışmalarını da alevlendirdi.
CHP’nin Alevi kökenli Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Aleviler uluslaşma mücadelesine girmeli,diyordu..Aygün’ün bu açıklamaları yazılı medya görmezden gelirken internet medyasında en çok tıklanan haberler olarak dikkat çekiyordu.
Reyhanlı bombalı katliamından sonra CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına;Erdoğan çok sert bir cevap verdi Kılıçdaroğlu, Alevi vatandaşlarımızı kışkırtıyor,diyordu.Ama Başbakan Erdoğan 2011 genel seçimlerinde ise;Kılıçdaroğlu’un Alevilik mezhebine 7 ilde vurgu yapıp Kılıçdaroğlu Alevi amma Aleviyim diyemiyor, Aleviliğini inkar ediyor,diyerek meydanlarda kitlelere yuhalatıp, bunun bir oy getirisi olacağını hesaplarken toplumsal bir yarılmanın da alt yapısını hazırlıyordu,bilerek veya bilmeyerek.Erdoğan kendisi de çok iyi bilir ki;tarihimizde olan Alevi-Sünni çatışmalarında olan katliamlarda çok büyük insanlık trajedileri yaşanmıştır Maraş ta,Çorum ve Sivas’ta bunları nasıl dikkate almaz Erdoğan, bu da çok düşündürücü geliyor bize!.
Başbakan Erdoğan 2011 seçimlerinden sonra tek din,dindar nesil,seçmeli kuran dersi,kürtaj tartışmaları,Çamlıca ya camii yaptırma girişimi,heykel yıkmalar,dizilere karışmalar,içki yasakları ve özel hayata dair açıklamaları laik kesim ile alevi vatandaşları tedirgin etmeye başladı.Son günlerde ise, bizim neslimizi bozdular biz bozulan neslimizi yaratmaya başlıyoruz gibi toplum mühendisliğine soyunması ise bir başka tezadı oluşturmaya başladı.
Başbakan Erdoğan Alevilerin ibadet yerleri olan Cem evini küçümsemesi hatta aşağılaması,yasal statüye kavuşturmaması ve biz Caminin dışında bir ibadet yerini tanımayız derken,Kemalizm’in de din versiyonunu uygulamış oluyordu.
Suriye iç savaşından sonra görüyoruz ki; dış basında ve akademik ve siyasal çevrelerde,diplomaside Esat’ın gitmeyeceği hatta Suriye bölünürse;bir “Alevi devleti” kuracağını tüm dış basında çok yönlü okur ve dinler olmaya başladık.
17 Mayıs 2013 tarihli Radikal gazetesinin yazarlarından orta doğu konusunda uzman olan kişilerden Cengiz Çandar’ın”Reyhanlı nın hesabını sormak” başlıklı yazısı bir alevi devletinin temellerinin atıldığını anlatıyordu; bir başka orta doğu uzmanı ve siyasetçiye dayandırarak Çandar yazısında.
Çandar, kendisini telefonla arayanın Velid Cunblat olduğunu, hal hatırın ardından hemen söze daldı:”Geçen yıl söylediğim çıkıyor işte.Banyasta’ki katliam ile Başşar diyerek Esat tan bahsediyor,kıyı şeridinde bir Alevi devletini kurulmasının temellerini atmaya başladı.”
Yine Alevi devletinin kurulmasını Esat’ın elini güçlendirecek bir başka vahşet ise,Esat muhalifi olan “Sünni-İslam direniş örgütü” komutanlarından birinin,videoya yükleyerek internete atan;Öldürdüğü Suriyeli bir askerin kalbini yemeye kalkan vahşi görüntüleri,Alevileri Esat etrafında toparlanmaya bir Alevi devleti kurulmasının ne kadar kendilerine göre ivedi olduğunu kanıtlar gibiydi.
Bu içte ve dıştaki sosyal ve siyasal gelişmeler ve olayları bir bütün olarak değerlendirdiğimizde;Suriye iç savaşının nasıl sonuçlanacağını kestirmek mümkün değil ama Suriye’nin bölünmesi durumunda bir “Alevi devletinin” ortay çıkması da sürpriz olmayacaktır.Suriye de ortaya çıkacak bir Alevi devleti bizim siyasetimizi de alt-üst edecektir;Alevi-Sünni çatışmasının bizde en küçük bir kıvılcım ile Allah korusun yanar dağ patlamasına dönüşebilir.Hatay’ın stratejik konumu kültürel ve mezhepsel dokusu ve eski bir Suriye şehri olması dikkate alınmalı.
Siyasal tarihimizde çok gergin silahlı kuvvetlerle PKK ile otuz yıl silahlı çatışmalar oldu ama bu halka yansımadı,yansıması ise lokal düzeyde kaldı, kitlesel bir Türk-Kürt çatışmasına dönüşmedi.
Dünyadaki baş döndürücü gelişmeler ve değişim sonucunda bir “Alevi devletinin” ortaya çıkması senaryo değil,çıkarsa da sürpriz olmayacak.
Bilgi çağının teknolojisi olan bilgisayarın nasıl son sistemi yoksa, küreselleşmenin de son durağı yok.
Değişim her şeye gebe.
Not:Başbakanın 16 Mayıs 2013 tarihinde yaptığı ABD ziyaretinde Suriye konusunda da istediği desteği alamadığı ortada;ABD başkanı Barak Obama Suriye konusunda elimizde sihirli bir formül yok,demiyor muydu basın toplantısında Erdoğan’ın gözünün içine bakarak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları





















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025