Murat BELGE
Tayyip Erdoğan’ın zihninde, anlaşılıyor ki, tek bir “mülahaza” var: “Ben, halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’yım.” Her şey gelip bu noktaya dayanıyor. Şu ana kadar Tayyip Erdoğan’ın yaptığı her şey bununla meşrulaşıyor: “Ben, halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’yım, yaparım.” Bu aynı zamanda, Tayyip Erdoğan’ın bundan sonra yapmak istediklerinin de meşruiyet zeminini hazırlıyor: “Ben, halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’yım, yapacağım.”
Ne kadar kırık dökük de olsa, yıllardır, iyi kötü bir demokrasi içinde yaşıyoruz. Kaç tane “hükümet kurma” olayı gördük. Seçimde en çok oy alana hükümet kurma imkânı verilir, o da bunu kurabilir veya kuramaz. Kuramazsa, yazıya geçmemiş teamül, aynı imkânın “ikinci en fazla oy almış parti”ye tanımasıdır.
Yazılı kuralların üstünde tepinen Tayyip Erdoğan yazıya bile geçmemiş teamül mü dinleyecek (oysa bir demokrasinin sağlamlığının garantisi yazılı kurallardan çok teamüllerdir)? Hemen planı yapıyor. “Uzatalım,” diyor. Top çevirip vakit kazanan takımlar gibi (Tayyip Erdoğan’ın dünya görüşünde, siyaset anlayışında, futbol kültürünün önemli bir yeri olduğu kanısındayım) “kırk gün kırk gece” olmayacak bir koalisyon muhabbetiyle geçiriliyor (bir yandan kan gövdeyi götürüyor ama zaten o da oyunun bir parçası) ve emir geliyor: “Haydi, beyler, ‘tekrar’ seçim.”
“Tekrar seçim” diye bir teamül yok; duyulmuş işitilmiş bir şey değil. Bir adamın istediği sonuç çıkana kadar seçim tekrarlatması dünyada bilinmeyen bir şey. Ne gam! Tayyip Bey böyle istiyor.
İkinci patiye hükümet kurma şansı verilmesi diye bir teamül ise, VAR! Ama bu da Tayyip Bey’i ilgilendirmiyor. Bunu istemiyor Tayyip Bey.
Olmayacağını topluma bildirme üslûbu da ilginç –ve tipik: “Beştepe’nin yolunu bilmeyenlerle kaybedecek vaktimiz yok!”
Kırk gündür koalisyon aldatmacasını kiminle konuşuyordu, Tayyip Erdoğan’ın hükümet kurmaya memur ettiği Ahmet Davutoğlu? CHP ile konuşmuyor muydu? Öyle konuşunca Beştepe’nin adresini bilmek farketmiyordu, ama böyle olunca farkediyor demek.
Evet, tek bir ölçüt, tek bir doğru var dünyada: “Ben halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’yım.”
Bu zihniyet, “popülizm” diye bildiğimiz fenomenin özeti gibi bir şey. Ama “popülizm”in de büyük ölçüde Ortadoğu’ya özgü, Müslüman siyaset kültürünün bir tür kavranılış biçiminin de etkilerini taşıyan bir kolu. Mutlakıyet üstüne oturuyor. Halkın seçmesi “mutlak bir seçme”; yani aldığı yetkiyi kullanma biçimini beğenmeme hakkı da, ihtimali de yok. Aynı zamanda, verdiği yetki de mutlak. “Yetki verdin ama şuradan şuraya” diyemez. Tayyip Erdoğan’a bir sınırlama getirilemez. Ayvalık’tan Sinop’a kanal açmaya karar verdiyse, vermiştir, tartışılmaz. Çünkü Tayyip Erdoğan halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’dır.
Oysa, gerçeklik düzeyinde bakıldığında, 7 Haziran seçimlerinin sonuçları, halkın Cumhurbaşkanı seçiminde verdiği şeyi şimdi denetim altına almak istediğini gösteriyor. Evet, halk Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçti. Seçerken, onun bununla ne yapacağı, ne yapmak istediği belli değildi. Bir “Başkanlık Sistemi” lakırdısı vardı ama bununla ne kastedildiği de belli değildi (dünyada çeşitli “Başkanlık Sistemleri” var. Hangisi?). Ayrıca, zaten sistem geçerli değildi. Geçerli olması için Anayasa’nın değişmesi gerekiyordu. Anayasa’nın değişmesi için Tayyip Erdoğan halka başvurdu: “Bana 400 milletvekili verin,” dedi. Vermediler. Vermeyince, Anayasa değişmedi. Anayasa değişmediğine göre Başkanlık Sistemi diye bir şey yürürlükte değil. Ama Tayyip Erdoğan’ın kalkıyor, “sistem fiilen değişmiştir,” diyor.
Böyle bir şey yok, olamaz. Tayyip Erdoğan bir süredir kim olduğunu gösteren işler ve sözlerle toplumun karşısındaydı. “Seçilmiş Cumhurbaşkanı” olarak da gelecekte göstereceği performansın örneklerini verdi. Sonuç, 7 Haziran oldu. Yani, Erdoğan’ın istediği anayasa değişikliğinin bir tür gayrıresmî referandumu yapıldı.
7 Haziran sonucu, “Ben, halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’yım” sözünü iyice tartışmalı hale getirdi. Ama Tayyip Erdoğan, ancak kendi beğendiği mesajları kaydedebilen bir yapıya sahip.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025