Nabi YAĞCI-Taraf Yazıları
Ankara’da patlatılan vicdansız bombanın iç karartan akşamında içimdeki bıkkınlığa direnerek yazımın başına oturmuştum. Yazamadım. Aynı şeyleri bilmem kaçıncı defa yazmanın ama aynı zamanda aynı şeylerin bilmem kaçıncı defa kendini tekrarlamasının yarattığı bıkkınlık bu, insanın tüm yaratıcı enerjisini alıp götürüyor. Kendinizi bir kenarda duran buruşuk bir çorap gibi veya suyu sıkılmış limon gibi hissediyorsunuz.
Birileri bir köşe başına bomba koyuyor, patladığında oradan kimler geçecek, hangi masum insan, hangi masum kadın, hangi çocuk ölecek, hangi ailelerin hayatı kararacak diye hiç düşünmeden; sonra pimini çekiyor bombanın...
Görev yerine getirildi... Dehşet yaratıldı. Korku, panik ve bu duygulara eşlik eden intikam duyguları. Eğer bombanın pimini çeken bir meczup değilse böylesine insanlık dışı bir şey ancak görev(!) olarak yerine getirilebilir.
Onun görevi buysa, benim görevim de vahşetin bu zavallı memuruna karşı yaşamın bir memuru olarak direnmek olmalı dedim. Memurca, yani içimdeki bıkkınlık hissine karşı bir memur soğukkanlılığı, görev duygusuyla direnmek. Tıpkı alevlerden kaçmayıp dehşetin üstüne giden, cehennemin içine dalan bir itfaiye eri gibi.
Mademki birileri terörle aklımızı, duygularımızı çelmek istiyor, böyle yapmayı “görevi” olarak görüyor, o halde ben de bıkkınlık duygusuyla pasifize olmaya “hayır” demeyi görevim haline getirmeliyim.
“Daha birkaç yazı öncesinde, kurşun vızıltıları altında, silaha rağmen sözümüzü söylemeliyiz diyen ben değil miydim? O halde devam...” dedim kendime.
Hayatlarını kaybeden masum insanlara karşı görevimizi yerine getirebilmek için de intikam duygularına kapılmaksızın teröre direnmenin yolu bu.
Siyaseti masum insanlara dönük şiddet eylemleriyle yönlendirmeye çalışmak amasız fakatsız terör eylemidir. Kim yaparsa yapsın, ister bir siyasi hareket, bir grup isterse devlet fark etmez, ikisi de terör eylemidir sonuçta.
Terörün gerçekleri örtmesine izin vermemeli.
Şiddetin her türü hangi gerçeklere ve bu gerçeklerin doğurduğu nedenlere dayalı olursa olsun yanlıştır ve savunulamaz. Bu nedenle haklı bir davaya dayanıyor diye PKK şiddeti hiçbir nedenle masum ya da daha az günahkâr görülemez. Ne var ki, bir başka yanlış da yapılıyor. Şiddet eylemlerine bakarak gerçekleri eşitleme yanlışıdır bu.
PKK gerçeği yalnızca şiddet eylemlerine bakarak tarif edilemez. Dünkü PKK ile bugünün PKK’si gerçeği aynı değil zira. “PKK terör örgütüdür” dediğinizde bu örgütü şiddet yoluyla tasfiye etmekten başka bir yol yok demiş olursunuz. Tasfiyeye kalktığınızda ise şiddetle karşılaşırsınız. Bu şiddet silahlı mücadele ile sınırlı kalmıyor, dağdan şehre iniyor. İster PKK yapsın ister başkaları, ortam teröre açık hale gelmiş oluyor. Öte yandan aynı nedenle devlet terörü için de ortam hazırlanmış demektir, zira teröristle savaşan devlet için her yol mubah görülüyor. 12 Eylül 1980 sonrasında durum bu değil miydi? Faili meçhul cinayetler böyle bir ortam yaratılarak işlenmedi mi? Şimdi yargı önünde sancılı biçimde faili meçhuller aydınlatılmaya çalışılıyor.
Diğer yandan Türkiye Kandil’i bombalıyor ve sınırötesi kara harekâtı hazırlıkları var. Yeni KCK tutuklamaları yapılıyor. Bunlar Kürt özgürlük hareketini tasfiye düşüncelerini doğuruyor. Bütün bunlar şiddeti tahrik eden nedenler değil midir? Bunları görmezden gelip yalnızca PKK şiddetini lanetlemek vicdanları avutabilir ancak. Kürt sorunu karşısında tarihsel olarak da güncel koşullarda da sorumlu olan devlettir, iktidarlardır. Yapılması gereken her şey yapıldı denemez.
Dünün Kürt sorunuyla Kürt özgürlük hareketinin yükseldiği bugünün gerçekleri nasıl aynı değilse, siyasi iktidar da aynı değil. 12 Eylül rejimiyle bugünün AK Parti iktidarını aynı gören, “faşist” olarak niteleyen zihniyet de sapı samana karıştırıyor. Aynı olmadığı için, AK Parti iktidarının buna muktedir olduğunu gördüğümüz içindir ki “daha fazla demokrasi” talebini ileri sürebiliyoruz.
İster devlet adına ister hükümet adına görüşülsün, bu görüşmelerin yapıldığı yerde dışa karşı “PKK terör örgütüdür” tekerlemesinin devam etmesi veya “AK Parti faşisttir” denmesi bana bu görüşmelerin iki taraf açısından da bir zihniyet değişikliği eşliğinde yapılmadığını gösteriyor. Başka deyişle daha fazla demokrasi talebimizin altı henüz yeterince doldurulabilmiş değil.
Terör ve şiddet eylemleri ise işte bu zihniyet değişikliğinin gerçekleşmesinin önünü kesiyor. Öyleyse her şeye rağmen bıkkınlığa kapılmadan daha fazla demokrasiyi savunmak gerek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.05.2012
3.05.2012
30.04.2012
28.04.2012
26.04.2012
23.04.2012
21.04.2012
19.04.2012
16.04.2012
14.04.2012