Namık ÇINAR
Kimi bağnazların ileri sürdükleri gibi, “24 Ocak kararları için 12 Eylül’ün, Gümrük Birliği için de 28 Şubat’ın” yapıldığını söylemek, tam bir aymazlıktır. Dünyanın biçimlenmesini ancak “tepeden inmeci” yöntemlerle mümkün görenler, liberal değerlerin dahi zorbalıklarla yerleştirilebileceklerini sanacak denli cahil kimselerdir.
Küresel ilişkileri yeniden şekillenmekte olan yeryüzüne ayak uydurmak, sanki yanlış bir şey imiş gibi bir dil kullanılmakta; darbeler yapagelen ordunun, âdetâ o müdahaleleriyle Türkiye’nin sözkonusu değişimlerinde rol oynadığı imajı verilmektedir.
Türkiye’nin başına gelen iyi şeylerden olan liberalleşmelerin ve dünyalılaşmaların darbelerle kolaylaştırıldıklarını söylemek; akıl tutulmasının ötesinde, ayrıca bir de, askerî müdahalelerin iyi işlevleri olduğunun ifadesiyle aynı kapıya çıkar.
Oysa tam tersine, o darbeler, eski düzen yanlılarının liberal değişim süreçlerine karşı çıkma tezahürlerindeki en tepe noktalardır. Bütün darbeler, tutucu kesimlerin homurdanmaları bahane edilerek, o gerilikler adına yapılagelmişlerdir. İlerlemelerin değil, eskide kalmayı ölçü alan değer yargılarının hizmetkârıdırlar.
Zaten gerçeğin ne olduğu, hangi toplumsal kesimlerin neyi desteklediklerine bakarak da anlaşılabilir.
Tedirgin lâikçiler ile mahcup mütedeyyinler
Darbe soruşturmalarının 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerine doğru genişlemesinde kaygıya kapılan postal yalayıcılar, şimdi de “bir darbenin, nasıl olursa darbe sayılacağını ve suç teşkil edeceğini”tartışmaya açıyorlar. Bu yolla, hem kamuoyu oluşturmaya, hem de davaları şirazesinden çıkarmaya çalışıyorlar.
Darbeci generallerin hesap vermeye başlamasıyla, meselâ öteki türlüsü sanki mubahmış gibi, “28 Şubat’ta ölen var mıydı ki?” yüzsüzlükleriyle kafa karıştırarak feverana kalkışan bu orducu yalakalar, “intikam mı alınıyor... adalet yok mu bu ülkede... paşacıklarımız ne diye tutuklanıyorlar, ey ahali?” diyerek feryad-ı figan eylemektedirler.
Yahu hanımlar beyler! sizde hiç utanma yok mudur? Onlar tam elli yıldır, astığı astık kestiği kestik hoyratlıklarla Türkiye halkının ensesinde boza pişirdiler. Şimdi o duruşmalara kalkıp da sinemaya gider gibi evlerinden gelsinler-gitsinler denir mi? Türkiye, tarihinin en beter suçlarından arınma sürecine girmişken; ayaklarına dolanarak onu aşağıya çeken zehirli sarmaşıklar gibi olguların yargılanmalarını boşa çıkarmak için, nedir bu ihanetiniz, Tanrı aşkına?
Ya mütedeyyinlerdeki o mahcubiyetler; “böyle olmasını biz de istemezdik, biz de üzgünüz”tarzındaki o utangaçlıklar da neyin nesi? “Sembolik... her şeyler sembolik” gayretleri, hepsi birer rol mü?
Anlaşılan o ki, iş bunları kınamakla mınamakla hâllolacağa falan benzemiyor ve mücadelenin aynı şiddette devam ettiğinin bilincini yitirmemek gerekiyor. Yalnız yargı yerlerindeki iddianamelerin şartladıklarıyla yetinerek değil, sosyo-politik ve tarihsel analizleri de katarak, askerî vesayet rejimi yok edilip demokrasi yerleşinceye kadar yapılacak işlerden biri de; darbeciliğin “ihanet-i vataniye”düzeyinde utanılacak bir suç olduğu gerçeğini herkese duyumsatmak olmalı gibi görünüyor.
O da geldi çattı
Şu rezilliğe bakın ki, takvimin hangi gününe göz atsak ya bir darbe, ya da bir darbe girişimi hâtırâmız var, her sayfasında. Alın işte, birkaç gün sonra en turfanda ürünümüz olan “27 Nisan e-muhtırası”anımızı da tazeleyeceğiz, kısmet olursa.
Bana sorarsanız, en önce Silahlı Kuvvetler’in aklı başında unsurları karşı çıkmalılar, bu duruma. Nasıl bir çılgınlık, bir sorumsuzluktur ki, o güzelim ocağı sonunda bu hâle getirmişler, niteliksiz ve çapsız generaller. Ve eğer bu durumun vahametini henüz kavrayamamış olanlar da varsa hâlâ; ister asker ister sivil olsunlar, ya akıllarını başlarına toplamalıdırlar, ya da öne eğmelidirler, hiç değilse.
Birazcık olsun namuslularsa da, yeryüzünün son kalıntısı iki darbeci kabile devleti olan Afrika’nın Mali ve Gine Bissau’su ile kanka yaparak, bize bu aşağılık düzeyi reva görenlere, sempati ile bakmamalıdırlar böylesine.
İlk Hitler
Irkçılığın gelmiş geçmiş en beterine ana rahmi olan Prusya militarizminin emir ve kontrolüne giren Osmanlı İttihatçıları ve onları lideri olan Enver Paşa, Türk tarihinin “erken Adolf Hitleri”dir.
O yüzden, ilham kaynaklığı sonraki süreçlere de yansıdığı için, özellikle Cumhuriyet’in tek parti döneminin milliyetçiliklerini değerlendirirken, hangi damarlardan beslenegelindiğini ölçüp biçmeden, bilinen yargılara varmak da doğru olmamıştır.
Buna koşut olarak, Türkiye’nin kanaması dinmek bilmeyen bir yarası olan askerî vesayeti ve darbeleri çözümleyebilmek de, ancak o körlükleri gidermekle mümkün olabilecektir.
Ermeni soykırımını simgeleyen 24 Nisan üstüne düşünürken, eskiyi gene aynen sürdürmek, tarihin atardamarlarında gezinmeye değil de, çıkışı olmayan bir labirentin umarsız tutsaklığında dolanıp durmaya tekabül etmektedir.
Bununla kalsa iyi. Komik olan, kendimizi kurtaralım derken, artık Almanların bile yapmadığı, Alman militarizmini aklamaya kadar varan gülünçlüklere düşmek de işin cabasıdır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016