Pelin CENGİZ
Tarihe, dış politikada “domates diplomasisi” olarak geçecek günlerdeyiz. Türkiye ve Rusya arasında ne nükleer santral,ne uçak düşürme krizi, ne de Suriye politikası şu domates kadar konuşulmadı. İki ülke arasındaki en stratejik konu domates. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Soçi'deki görüşmesinde her şey bir yana domates başroldeydi.
İçerde domateste fiyat odaklı bir tartışmanın içindeyiz. Ancak, esas kritik konu Rusya’nın domates ihracatına yönelik yasağının en az 3-5 yıl daha devam edeceğini açıklaması. Putin, Rus çiftçilerin ve yatırımcıların domates seraları için bankalardan kredi kullandığını, bunların geri ödenebilmesi için domates yasağının devam etmesi gerektiği görüşünde. Türkiye’den hükümetin ekonomi kurmayları domateste bir “ara formül” teklifi sunacaklarını açıkladı. Öneri, Rusya’nın aralık-mart arasında domates ihracatına izin vermesi, diğer aylarda kapatması şeklinde. İki ülke arasında buğday ve domates üzerinden yürüyen diplomasi savaşının kazananı şimdilik Rusya tarafı.
Türkiye, bir yandan önemli bir pazarını kaybederken, diğer yandan Türkiye artan miktarlarda domates ithalatı yapıyor. UN Comtrade (United Nations Commodity Trade Statistics Database) verilerine göre, 2013’te 51 ton civarında olan domates ithalatı 2014’te yüzde 109 artışla 107 tona, 2015’te yüzde 361 artışla 494 tona, 2016’da ise yüzde 59 artışla 787 tona yükselmiş.
İşin ilginci, biz Rusya’ya domates ihraç edebilmek için onca çaba harcarken, Rusya domatesi bizden almadığı gibi bir de Türkiye’ye domates ihraç etmiş. Türkiye’nin sadece yüzde 25’i düzeyinde domates üretebilen, 2016 yılından beri Türkiye’den tek bir domates almayan Rusya, Türkiye’ye domates satıyor. Türkiye, 2014’te domates ithalatının yüzde 63’ünü, 2015’te yüzde 89’unu ve 2016’da ise yüzde 65’ini Rusya’dan gerçekleştirmiş.
Referandum sonrası ekonomiye istikrar gelece diyorlardı, evet geldi, en çok da tarımsal ürün fiyatlarına… Bu aralar herkesin dilinde domates meselesi var. Fiyatı en çok artan ürün olması dolayısıyla üretim sahasından çıkıp hale, oradan markete manava en sonunda sofralara ulaşana kadar en çok konuşulan konu yine domates. Tüketici fiyatları bazında nisanda en yüksek fiyat artışı yüzde 61,03 ile domateste gerçekleşti. Domatesin kilosu pazarda 8, markette 10-12 liraya kadar çıkıyor.
Nisan ayında gıda enflasyonunda artış yüzde 15,63 oldu. Merkez Bankası geçen hafta açıkladığı Nisan Enflasyon Raporu’nda yılın ilk çeyreğinde gıda enflasyonunun yüzde 12,53 ile öngörülerinin üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
Rusya verdiği desteklerle tarımsal üretimini sürekli arttırma peşinde. İthalata getirdiği kısıtlamalarla da yerli tüketimi teşvik ediyor. Dışa bağımlılığını azaltıyor. 2020 yılına kadar domates üretiminde kendine yeterliliği hedefliyor.
Biz ne yapıyoruz? Türkiye’de kendisi ile özdeşleşmiş ve marka değeri bulunan Çanakkale domatesinin yetiştiği kente 16 tane termik santral yapıyoruz. Tarım açısından çok değerli bir kenti kömürün karanlığına, tozuna, külüne terk ediyoruz. Bütün bu atıklar toprağa, suya, gıda zincirine karışıyor. Tarım arazilerini ve gıda güvenliğini tehdit ediyoruz.
Mesela Marmara Bölgesi, iklim ve toprak yapısı açısından özellikle bahçe, sebze ve yağ bitkileri açısından ideal koşullara sahip. Ancak, bölgedeki en büyük sorun kentleşme ve endüstriyel büyümenin tarım alanlarına yayılması sonucu toprakların geri dönülmez biçimde kaybedilmesi olarak ortaya çıkıyor. Diğer bir sorun tam olarak kontrol edilemeyen evsel ve endüstriyel atıkların yarattığı çevre kirliliği. Özellikle Ergene ve Tekirdağ en sorunlu yerler…
Ege Bölgesi’nde zeytin, bağ ve bahçe bitkilerinin verimine rağmen topraktaki başlıca sorun, eğimli arazilerde yer alan toprakların erozyonla kaybedilmesi ve ülke ortalamasının üzerinde tarımsal ilaç kullanımı…
İç Anadolu Bölgesi, tahıl ve kuru tarımın yapıldığı geleneğe sahip olmasına karşın 1980’lerden sonra aşırı ve kontrolsüz yeraltı suyu kullanımıyla artan sulu tarımın getirdiği aşırı gübre ve arazi işleme sorunlarıyla karşı karşıya. Aşırı arazi işleme toprak yapısını bozarak, rüzgar erozyonunun potansiyel etkisini arttırıyor.
Karadeniz Bölgesi yağış açısından Türkiye’nin en zengin bölgesi olmasına karşın eğimli araziler ve tek ürün yoğunluğu en büyük sorunlar. Ayrıca, genç nüfusun tarımdan uzaklaşması terk edilen arazilerin bakımsız kalmasına sebep oluyor.
Doğu Anadolu Bölgesi, mera alanlarının çok zengin bitki örtüsüne sahip bir bölge olmasına rağmen arazi işlemeye yönelik tarımın yaygınlaşması genetik zenginliği tehdit ediyor. Bölge topoğrafyasının eğimli olması ve aşırı otlatma sonucu azalan bitki örtüsü toprakların erozyona karşı dayanıklılığını azaltıyor.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde aşırı su kullanımı nedeniyle tuzluluk oranının artması toprak için olumsuz bir gelişme olarak gösteriliyor. Yıl içerisinde ikinci hatta üçüncü ürün yetiştirilmesi gübre kullanımını önemli ölçüde arttırarak yer altı sularında azot kirlenme potansiyelini arttırmış. Ayrıca artan gelir sonrası şehirleşme ve endüstriyel yatırımlar tarım alanlarını tehdit edici boyuta ulaşmış durumda.
Yani, memleketin toprağını hoyratça kullanıyoruz. Bunun yanında tarımda girdi maliyetlerinin yüksek olması daha pahalı üretime ve dolayısıyla daha pahalı tüketime yol açıyor. Üretim de plansız programsız yapıldığı için arz-talep dengesi kurulamıyor, fiyat istikrarı sağlanamıyor. Bir yıl bir üründen yüksek gelir elde edilince ertesi yıl aynı ürüne ağırlık verilerek arz fazlası yaratılıyor, kazanç düşüyor. Tarladan markete giden zincirde aracılar büyük sorun, bu zincirin kırılması, üretici-market fiyat makasının daraltılması şart. Kırsal kalkınma politikası yok, köylülüğü, çiftçiliği bitirdik. İnsanlar karşılığını alamadığı bu kadar emek yoğun bir işle uğraşmak istemiyor. Tüm bunlara iklim değişikliğinin sebep olduğu olumsuzluklar da eklenince, Türkiye gıda fiyatlarındaki oynaklık açısından dünyada ilk sıralarda geliyor.
Bırakalım artık şu yerli uçak, yerli helikopter, yerli otomobil üretme gibi Türkiye’nin boyunu kat kat aşan işlerin peşinde koşmayı… Bu yüzyılın en önemli konularından biri gıda güvenliği. Bugün domatesi konuşuyoruz ama bu kafayla gidilirse yarın patatesi soğanı, öteki gün patlıcanı kabağı konuşuruz. Karnı doymayan, kilosu 15-20 lira olmuş en temel gıdaları alamayan insanlara yandaş kanallarda "o zaman mehter yesinler" terbiyesizliği yapabilirsiniz, ama o insanları uçakla, otomobille, duble yolla çok uzun süre kandıramazsınız…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022