Pelin CENGİZ
Bir iklim zirvesini daha pazartesi günü itibariyle konuşmaya başladık. Almanya'nın Bonn kentinde Pasifik ülkesi Fiji başkanlığında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP23) başladı. 97 ülkenin temsilcilerinin katılımıyla gelecek haftanın sonuna kadar Paris Anlaşması'nın uygulanmasına dair adımlar görüşülecek.
Fiji'nin bu büyüklükte bir organizasyona ev sahipliği yapacak ne altyapısı ne de maddi imkanları yeterli olmadığı için konferans, BM İklim Değişikliği Sekreteryası'nın bulunduğu Bonn'da düzenleniyor.
Bu zirvenin Almanya'nın ev sahipliğinde ve Fiji'nin başkanlığında olması önemli zira iklim değişikliğine yol açanlarla bundan en fazla mağdur olanlar arasındaki işbirliğini temsil ediyor. Fiji, bu sayede hem kendisinin hem de gelecek 50 yılda sular altında kalma riski taşıyan Kiribati, Tuvalu ve Marshall Adaları başta olmak üzere diğer Pasifik ülkelerinin yaşadığı sorunlara daha güçlü şekilde dikkat çekebilecek.
Temel olarak konferansta, Paris İklim Anlaşması'nın etkili bir şekilde yürürlüğe girmesi için alınacak son önlemler masaya yatırılacak. Bu iklim zirvesinde de elbette, seçim kampanyası süresince ABD Başkanı olduktan sonra Paris Anlaşması'ndan çekileceği vaadinde bulunan ve başkan olduktan sonra bunu hemen gerçekleştiren Trump'ın hamlesi önemini sürdürüyor.
Çünkü, ABD, Barack Obama başkanlığı döneminde yeni bir iklim sözleşmesinin hazırlanmasında önemli rol oynayarak, bütün dünyada öncü bir rol üstlendi. Gerçi, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda kararlı olan ülkeler bu konuda yol haritalarını çiziyor ve uygulama için mesafe katedilmeye çalışılıyor.
Buradan gelelim Türkiye'nin pozisyonuna...
Malum, Türkiye, 2015 yılında kabul edilen Paris İklim Anlaşması'nı 2016'da imzalayan 175 ülkeden biri. Ancak, anlaşma halen TBMM'de onaylanmadığı için Türkiye henüz resmi olarak anlaşmanın tarafı değil.
Türkiye neden Paris Anlaşması'nı onaylamıyor?
Hedef, iklim değişikliği sebebiyle artan küresel sıcaklığın Paris Anlaşması ile 2°C'nin altında dizginlenmeye çalışılması. Bu hedefe ulaşılabilmesi için ulusal katkılar küresel mücadelenin etkin kılınması için önemli. İklim finansmanı konusunda hedeflenen parasal miktar 2020 itibariyle yılda 100 milyar dolar. Bu finansman Yeşil İklim Fonu (Green Climate Fund) aracılığı ile dağıtılacak. Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere finansal desteğinin 2020'den itibaren somut ihtiyaç değerlendirmeleri üzerinden artarak devam etmesi planlanıyor. Ancak, Türkiye'nin Yeşil İklim Fonu'na erişimi yok.
Paris Anlaşması'nı imzalayan ama iklim finansmanı ve teknoloji transferi mekanizmalarına erişemediği için anlaşmayı onaylamayan Türkiye'nin sorunlarını çözmek için önemli bir adım atıldı. Müzakerelerin ilk gününde Türkiye'nin talebi üzerine, Fiji Başkanlığı, Türkiye'nin "özel koşullarını" gündeme aldı.
Alınan karara göre, Almanya İklim Başmüzakerecisi Jochen Flasbarth, Türkiye ve Birleşmiş Milletler arasında arabuluculuk görevini üstlenecek. Almanya Delegasyon Başkanı Flasbarth, Türkiye ile UNFCCC'deki (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi) statüsü ve özellikle iklim finansmanı almaya uygunluğu konusunda görüşmelerde bulunacak.
Türkiye ile Birleşmiş Milletler arasındaki bu özel koşullar meselesinin geçmişi aslında 25 yıl önceye dayanıyor. 1992'de Brezilya'nın Rio de Janerio kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda Batılı müttefikleriyle birlikte hareket eden Türkiye, tüm OECD ülkeleri gibi Sözleşme'de hem Ek I hem de Ek II ülkesi olarak yer almıştı.
Türkiye'nin bu durumu, iklim değişikliğiyle mücadele yolunda önlemler alması ve gelişmekte olan ülkelere finansman sağlaması gerektiği anlamına geliyordu. 2001 Fas'ta yapılan toplantıda, Türkiye'nin kendi başvurusu üzerine Türkiye geçiş ülkesi sayılarak, Ek II'den çıkarılmış ve diğer Ek I ülkelerinden farklılaştırılmasını sağlayan "özel koşullar" ibaresi eklenmişti.
Türkiye'nin mevcut iklim rejiminde, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ndeki yükümlülükler sebebiyle Paris Anlaşması'nın en önemli mekanizmalarından biri olan Yeşil İklim Fonu'na erişimi bulunmuyor. Ancak Türkiye gelişmekte olan bir ülke olduğu gerekçesi ile Yeşil İklim Fonu ve benzeri iklim finansmanı mekanizmalarına ulaşmak istiyor.
2010'da Global Environmental Facility'den (Küresel Çevre Fonu) finansman alma hakkı elde eden Türkiye, Paris Anlaşması'nın finansman mekanizması olan Green Climate Fund'dan (Yeşil İklim Fonu) finansman desteği talep ediyor.
2015'te Paris Anlaşması müzakereleri sırasında Fransa Başkanlığı, ileride Türkiye'nin "özel koşulları" ve iklim finansmanı ihtiyacının tanınacağına dair söz vererek, Türkiye'yi Paris Anlaşması'nı kabul etmeye ikna etti.
Bonn'da ilk gün gerçekleşen müzakerelerin ardından yaşanan bu önemli gelişmeyle, uzun yıllardır devam eden bu tartışmalı konuda ilk defa somut gelişmeler yaşandı. Bu gelişme, Türkiye ile Birleşmiş Milletler arasında tıkanan ve uzun yıllardır ilerleme kaydedilemeyen iklim müzakereleri açısından son derece önemli. Finansman konusunda bir mutabakat sağlanabilirse, Türkiye'nin Paris Anlaşması'nı yürürlüğe koyması ve iklim değişikliğine karşı gerçekleştirilen küresel mücadeleye katkısına olacağına dair olumlu gelişmeler olabilir.
Tabi, sadece bu adım tek başına yeterli değil ya da tek başına birşey ifade etmez. Türkiye'nin köklü şekilde üretim ve enerji politikalarını değiştirmesi, ekonomisini daha düşük karbonlu ve sonrasında karbonsuz hale getirecek adımları atması, kömür başta olmak üzere fosil yakıtlara teşvikleri kesmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarını arttırması gerekiyor. Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri son derece yetersiz, bu zayıf politikaların da hızla güçlendirilmesi gerekiyor. Yani, sadece Yeşil İklim Fonu'ndan para alabilmek meseleyi çözmeyecek...
Öte yandan, son dönemlerde aralarında yaşanan gerginlik krize dönüştüğü Türkiye'nin önemli ticari ve siyasi partneri Almanya'nın, bu konuda arabulucu olacak olması önemli. Türkiye'nin Almanya ile yapacağı her türlü işbirliği, ortaklık önemlidir, bu arabuluculuğun diğer alanlarda da ilişkilerin yumuşamasına vesilesi olması dileğiyle...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022