Pelin CENGİZ
İran'da geçen perşembe günü ülkenin ikinci en büyük kenti Meşhed'de başlayan gösteriler dalga dalga ülkenin pek çok kentine yayıldı, protestolar insanların hayatına mal oldu. Gösterileri tetikleyen temel sebepler başta işsizlik olmak üzere, enflasyon ve yolsuzluk olarak öne çıktı. Ekonomik talepler, hükümet politikalarına yönelik öfkeye dönüştü.
Dünya Bankası verilerine göre, 2016 itibariyle ülkede gayri safi yurtiçi hasıla 412,2 milyar dolar. 78,8 milyonluk nüfusa sahip İran'da işsizlik oranı yüzde 12,7. Genç işsizliği ise yüzde 29'lar seviyesinde. Her üç gençten biri işsiz. Kadın işsizliği ise daha beter, yüzde 44'lerde. Üstelik, işsiz genç nüfusun eğitim seviyesi yüksek.
Hatırlanacağı üzere, Temmuz 2015 tarihinde İran ile Batılı güçler arasında imzalanan nükleer anlaşmanın ardından Tahran'a uygulanan ekonomik yaptırımlar büyük oranda kaldırıldı. Elbette, İran'ın uzun yıllar süren yaptırımların etkisinden kurtulması bir anda olmayacaktı. Ancak, İran petrol, doğalgaz, finans, havacılık ve deniz taşımacılığı alanlarında yaptırımların kalkmasıyla rahatlayacak, yurtdışındaki milyarlarca dolarlık varlığına yeniden erişebilecek ve dolayısıyla ticaret hacmi de artacaktı.
Bu sırada, ulaşım, havacılık, enerji ve otomotiv alanında dünyanın dev şirketleri İran pazarına yatırım yapmak için adeta sıraya girdi. Ambargonun kaldırılmasının ardından Peugeot Citroen (PSA) 400 milyon euroluk yatırım yapmak için İranlı Khodro ile anlaşma imzaladı. Onu Renault'nun İranlı iki şirketle yaptığı üretim anlaşması takip etti. Ticari uçuş filosunu modernize etmeyi planlayan İran, Airbus, Boeing, Bombardier gibi şirketlere dev siparişler verdi.
Ortaya çıkan sonuç, ülkeye bir miktar nefes aldırsa da, ekonomik kalkınma için yeterli olmadı.
Peki, ambargonun kaldırılması neden ülke ekonomisine yansımadı? Neden İran halkına refah artışı dönmedi?
Burada birbiriyle girift bazı meseleler olduğu ortada.
İran bankacılık sisteminin çok zayıf olması, ülke banka sisteminin hala uluslararası sistemle entegre olamayışı yatırımların yapılmasıyla ilgili süreci yavaşlattı. 29 İran bankası Batılı bankalarla anlaşmalar imzalamış olsa da, ABD'nin tek taraflı yaptırımları da uluslararası bankaların İran'a dönmesini engel oluyor. Bu durum ülkedeki yabancı yatırımcılar için en büyük engellerden biri. Bu sebeplerden belki en teknik olanı ve çözülebilmesi nispeten diğerlerine göre daha kolay.
Bir diğer ve belki de sebeplerden en kritik olanı İran'ın silah harcamaları. 2017'nin başlarında yeni beş yıllık kalkınma planını onaylayan İran meclisi, bütçenin en az yüzde 2'si olan askeri harcamaların bütçenin yüzde 5'ine yükseltilmesini de onaylamış oldu. Göreve geldikten sonra önceliğini nükleer anlaşma ve yaptırımlar sebebiyle yıpranan ekonomiyi iyileştirmeye veren Hasan Ruhani hükümetinin Savunma Bakanı Hüseyin Dehkan, Ruhani iktidarındaki savunma yatırımları bakımından ülkenin "en görkemli dönemi" olarak niteledi.
Tahran yönetiminin savunma harcamalarında en büyük payı Suriye başta olmak üzere İran'ın bölgedeki askeri operasyonlarını yürüten Devrim Muhafızları Ordusu alıyor. 2015'te 6,1 milyar dolar alan Devrim Muhafızları'na tahsis edilen pay 2016'da 4,5 milyar dolara düşürülse de, Savunma Bakanlığı bütçesi artırıldı. 2017 bütçe tasarısında ise Devrim Muhafızları'na ayrılan pay yüzde 53 artışla 6,9 milyar dolara yükseltildi.
Bir diğer faktör de, dünyada artan bir trendle fosil yakıtlardan uzaklaşılıyor olması. IMF'ye göre, dünyada kanıtlanmış en fazla doğalgaz rezervine sahip İran, küresel fosil yakıtlardan çıkış stratejisi nedeniyle elindeki doğalgaz ticaret ve yatırım potansiyelini yeterince kullanamıyor. İhracatın tek ürüne bağımlı hale getirilmesi, pek çok sektörde çok büyük atıl kapasite olması, başka sektörlerin geliştirilememesi ve iç talebin yaratılamaması temel sorunlar. Özel sektör geliştirilemediği, petrol/doğalgaz dışı ihracat yapılamadığı, finans sistemi daha sağlıklı hale getirilemediği için ekonomi kısırdöngüde.
Financial Times'taki bir makalede, Cumhurbaşkanı Ruhani'nin başa geçtikten sonra bir miktar enflasyonu dizginlediği, yerel para birimini stabilize ettiği, ekonomiyi büyüme trendine soktuğu ancak işsizliğin ve zayıf bankacılık sisteminin en büyük sorunlar olarak devam ettiği belirtiliyor. Ambargo sonrası dönemde İran'ın petrol ticareti 1979 devriminden bu yana görülmedik şekilde bir yıl önceye göre yüzde 53 artmış. Büyümeyi neredeyse tek kalemde yüzde 75'lerde petrol ticaretiyle sağlayınca, gelen kaynağı da refah ve iş yaratmak yerine savaş fonlamaya ayırınca halkın isyanının ne kadar haklı olduğu ortada...
Protestoların, 2009'dan bu yana ülkede yaşanan en büyük kitlesel eylemler olduğu belirtiliyor. 2009'daki protestoların nedeni o dönemde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki usulsüzlük iddialarıydı. Şimdi ise ekonomik sıkıntılarla başgösteren eylemler zaman ilerledikçe, aynı zamanda bir hak ve özgürlük talebi de içermeye başladı.
Dolayısıyla, İran'da sokağa çıkan insanlar, bir yönüyle ekonomideki kötüye gidişi protesto ederken, aynı zamanda İran'ın Suriye'deki, Irak'taki, Yemen'deki ya da Lübnan'daki gelişmelere müdahale etmesini de protesto ediyor. Bazılarının ezberleriyle konuştuğu üzere protestoların ardında ABD parmağı ya da başka komplolar aramak aptallık. Aynı zamanda İran halkının içinde bulunduğu sıkıntıları küçümsemek, görmezden gelmek demek...
Gayet sağlam bir protesto ve direniş geleneği olan İran halkının sokağa çıkarak ekmeğini, işini, özgürlüğünü çalıp savaş fonlayanlardan hesap sorduğu şey bu. Bu köhnemiş, savaştan, kandan beslenen Ortadoğu siyasetine de başkaldırı aynı zamanda...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022