Pelin CENGİZ
Yeni yıla eski bir mevzunun devamıyla girdik. Konumuz malum, yine termik santraller.
Şubat 2019’da Meclis’teki tüm partilerin ortak kararıyla geri çekilen termik santrallere “zehir saçma izni” veren yasal düzenleme, kasım ayında raftan indirilip tekrar gündeme taşınmıştı. Daha önce Anayasa Mahkemesi’nin iki kez iptal ettiği madde, 2013’ten beri çevre yatırımlarını gerçekleştirme taahhütlerini yerine getirmeyen ve kendilerine tanınan süreler, yasal düzenlemelerle üç defa uzatılan 15 kömürlü termik santrale dördüncü kez Haziran 2022’ye kadar toprağı, havayı, suyu kirletme, toplum sağlığını tehlikeye atma izni verilmişti.
Kararın ardından kamuoyunda oluşan “tepki” üzerine olsa gerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildikten sonra ilk kez veto hakkını kullanarak ilgili maddeyi veto etti. Vetonun ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kapatma dahil tüm cezai işlemlerin uygulanacağını belirtti.
Nitekim, uygulamaya başladı da, ancak bazı soru işaretleri ortadan kalkmış değil.
31 Aralık 2019 gecesi bazı termik santrallerin kapatıldığı, özellikle Manisa Soma’da termik santralin atık suyu ile ısınan 12 bin 500 hanenin termik santralin kapatılmasıyla soğukta bırakıldığı, herhangi bir planlama yapılmadan santrallerin kapatılarak termik santral istemeyenlerin cezalandırıldığı bir sürece girildi.
Gelişmelerin hemen akabinde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Çevre Kanunu'nun 11 ve 15'inci maddeleri gereği, beş termik santralin tamamen, bir termik santralin ise kısmi olarak kapatılmasına, diğer yedi santralden dördüne geçici faaliyet belgesi verilmesine, üç santrale ise gerekli çevre izinlerinin verilmesine karar verildiğini açıkladı.
Kapatılan termik santraller ve sahiplik yapıları şöyle:
Afşin Elbistan A Termik Santrali (Kahramanmaraş) - Çelikler Holding
Seyitömer Termik Santrali (Kütahya) - Çelikler Holding
Tunçbilek Termik Santrali (Kütahya) - Çelikler Holding
Çatalağzı Termik Santrali (Zonguldak) - Bereket Enerji
Kangal Termik Santrali (Sivas) - Konya Şeker Enerji
Geçici faaliyet belgesi verilen termik santraller ve sahiplik yapıları şöyle:
Orhaneli Termik Santrali (Bursa) - Çelikler Holding
Yatağan Termik Santrali (Muğla) - Bereket Enerji
Afşin Elbistan B Termik Santrali (Kahramanmaraş) - EÜAŞ
Çayırhan Termik Santrali (Ankara) - Ciner Enerji
Yurttaşların kış mevsiminde mağduriyet yaşamaması için Konya Şeker’in sahip olduğu Manisa Soma Termik Santrali’nin kısmi olarak çalışmasına izin verildi.
Bakan Kurum’un açıklamasına göre, mevzuat gereği, bu termik santrallerin sahiplerinin altı ay içerisinde çevre izin ve lisans belgesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuru yapması gerekli.
Çevre izinlerini alan termik santraller ve sahiplik yapıları şöyle:
Yeniköy Termik Santrali (Muğla) - Limak Enerji ve İçtaş Enerj
Kemerköy Termik Santrali (Muğla) - Limak Enerji ve İçtaş Enerji
18 Mart Çanakkale Termik Santrali (Çanakkale) - EÜAŞ
Toplamda dört termik santrali bulunan Çelikler Holding’in üç termik santralinin kapatılmış olması ilginç.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, değil Türkiye’nin, Avrupa’nın en kirli termik santrallerinden bir olan ve bölgeye yaydığı kirlilik görüntüleriyle tepki çeken Afşin Elbistan Termik Santrali’nin sahibi Çelikler Holding’in patronu Tahir Çelik’i, verilen sürenin bir kez daha uzatılmasını talep edince telefonda azarladığı medyaya yansımıştı.
Geri çekilen ve veto edilen maddenin yasalaşması için Çelikler Holding’in yoğun çaba içinde olduğu, hatta tehditlerde bulunduğundan şu yazıda bahsetmiştik.
Dört termik santralinden üçüne -şimdilik- kilit vurulan ve birine geçici faaliyet izni verilen Çelikler Holding’in patronu Tahir Çelik’in Erdoğan’la telefonda girdiği diyaloğun bu durumda ne kadar etkisi oldu bilmiyoruz.
Ama mesela şunu biliyoruz.
Termik santral özelleştirmelerinin başladığı 2013 - 2018 yılları arasında özelleştirmelerden termik santral alan şirketler, yerli ve yabancı bankalardan toplamda 9,2 milyar dolar kredi kullandı.
En fazla krediyi 2,965 milyar dolar Limak Holding kullandı. Onu 2,134 milyar dolarla IC İçtaş takip etti. 1,971 milyar dolarla Çelikler Holding üçüncü sırada yer alarak diğer ikisini takip etti.
Çelikler Holding, yukarıda bahsettiğimiz dört termik santrali de özelleştirme yoluyla satın aldı ve 1,97 milyar dolar kredi kullandı.
Belli ki, kredi geri ödemelerinde sıkıntı var, belli ki çevre yatırımlarını bugüne kadar yapmaya yanaşmamayı, eski ve kirli santralleri satın alıp zehir saçmayı, insanların, canlıların yaşamını tehdit etmeyi, doğayı kirletmeyi kendilerine hak saydılar. Bundan sonra yatırımları yapıp yapmayacaklarını da zaman gösterecek.
Burada sorulması gereken birkaç soru var:
Kapatılan termik santrallerin çevre yatırımlarını gerçekleştirme yönünde hiçbir planı yok mu? Yok ise tamamen devre dışı bırakılacaklar mı?
Geçici faaliyet belgesi verilen termik santrallere neye göre geçici izin verildi? Çevre yatırımlarını yapmış mı yapmamış mı?
Bu santraller herhangi bir termin planı hazırladılar mı ya da ne zaman hazırlayacaklar?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın termik santralların atıklarına yeni muafiyet getiren "Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik" düzenlemesi yılın son günlerinde Resmi Gazete'de yayımlandı. Filitresiz baca veto edilirken, termik santrallerin külüne izin geldi. Yönetmeliğin geçici II. maddesi, “Bu yönetmelik yayımlanmadan önce Bakanlık tarafından kapatma planı uygun görülmüş, fakat başlatılmamış/uygulanmamış kapatma planları, bu yönetmeliğe göre revize edilerek yeniden Bakanlığa sunulur ve kapatma işlemleri bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılır” deniyor. Bazı santraller bu muafiyet sayesinde kapatılmaktan kurtulmuş olabilir mi?
Termik santrallerin kirli, filtre tartışmasının yersiz olduğu, iklim krizini derinleştirdiği, ucuz olmadığı gibi dışsal maliyetlere sebep olduğu gerçekleriyle ne zaman yüzleşeceksiniz?
Esas meselemiz olan fosil yakıtlardan çıkış için gerekli olan azaltım ve uyum politikalarını ne zaman konuşmaya başlayacağız?
Temiz, ucuz, çevreye uyumlu enerji alternatifleriyle ilgili stratejileri ne zaman hayata geçireceğiz?
Termik santraller kapanınca istihdam kayıpları da gündeme geldi. Bu noktada adil dönüşüm kavramının da Türkiye’de çoktan konuşulmaya başlaması gerekirdi. Çünkü bu çok zorlu bir dönüşüm. İklim krizine sebep olan fosil yakıtlardan çıkış stratejisi gerçekleştirilmedikçe, bu alanlarda istihdam edilen insanların da mağduriyetleri artıyor. Adil dönüşüm kavramını ne zaman konuşmaya başlayacağız?
Bu sorulara ancak kamuya hesap verme sorumluluğu olan, şeffaf, demokratik yönetimlerde cevap bulmak mümkün.
Öte yandan, işin bir de kapasite mekanizması boyutu var.
20 Ocak 2018’de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından hazırlanan “Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Yönetmeliği” ile elektrik piyasasında arz güvenliğini sağlamak için yıllık olarak belirlenen bütçe dahilinde üretim lisansı sahibi tüzel kişilere kapasite ödemesi yapılması kararlaştırıldı.
Özelleştirmeler sonrası eğer şirketlerde üretim azalırsa enerji güvenliği zarar görmesin diye, santrallara kapasite kullanım teşviği verilmeye başlandı.
Makina Mühendisleri Odası’nın hazırladığı rapora göre, bu kapsamda şirketlere 2018'de 1 milyar 407 milyon lira, 2019'da ise 2 milyar lira teşvik verildi.
Türkiye Elektrik İletim A.Ş (TEİAŞ) kapasite kullanım mekanizması kapsamında 2020 yılında dokuz firmaya ait 15 termik santralin yaklaşık 1,5 milyar TL teşvik alacağını açıkladı. Şirket başına ortalama 160 milyon TL demek…
TEİAŞ’ın Aralık 2019’da yayınladığı listeye göre kapatılan Tunçbilek, Seyitömer, Kangal, Çatalağzı ve kısmen kapatılan Soma termik santralleri 2020’de de teşvik almaya devam edecek.

Geçtiğimiz günlerde termik santrallerin çevre kirliliğinin yanı sıra nasıl bir çevre tahribatı yarattığına yönelik başka bir veri daha açıklandı. TÜİK, “Termik Santral Su, Atıksu ve Atık İstatistikleri” sonuçlarını açıkladı.
Bu çalışmaya göre, 2018’de 17,5 milyar metreküp su doğrudan su kaynaklarından çekildi. Su kaynaklarından çekilen suyun yüzde 56,2'si denizlerden alındı.
2018 yılında termik santraller, çok büyük bir bölümü denizlerden olmak üzere su kaynaklarından 7,9 milyar metreküp su çekti. Çekilen suyun 7,5 milyar metreküplük bölümü atık su olarak deşarj edildi. Toplam atık suyun yüzde 99.5’i denize, yüzde 0.5’i ise kül barajı, düzenli kül depolama sahası, akarsu ve diğer alıcı ortamlara deşarj edildi.
Termik santraller 7,9 milyar metreküple belediyelerden bile daha fazla su çekerek lider oldu. Belediyelerin çektiği su miktarı 6,1 milyar metreküp olarak hesaplandı.

2018’de toplam çekilen su miktarının 17,5 milyar metreküp olduğu düşünüldüğünde, su kaynaklarından çekilen suyun yüzde 45’ini yani neredeyse yarısını termik santrallerin çektiği görülüyor.
İstatistiklerin kapsamının kurulu gücü 100 MW ve üzeri olan tüm faal termik santrallar olduğu kaydedildi.
Görüldüğü üzere bu termik santraller ekonomik, ekolojik ve toplumsal boyutlarıyla sadece devletin değil hepimizin, bütün yurttaşların sırtında büyük bir yük.
Adil dönüşüm ve fosil yakıtlardan çıkışı konuşmadığımız müddetçe, bu yükün altında ezildikçe ezileceğiz…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022