Selva Demiralp
Seçim sonrası dönemde piyasa-lardaki tedirginlik, geçtiğimiz cuma kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in notumuzu bir kademe daha düşürmesi ve görünümü negatife çekerek “daha da indirebilirim” mesajı vermesi ile zirve yaptı.
/* */
Piyasaların tedirgin olmasının temel nedeni Başkanlık sisteminde ekonomik dengelerin nasıl şekilleneceğine dair net bir perspektife sahip olmamaları. Nedir endişe ettikleri konular?
1) Merkez Bankası bağımsızlığı:
Son dönemde Merkez bankası kredibilitesinin ciddi şekilde hasar gördüğüne şahit olduk. Özellikle siyasi kanattan faiz indirimi konusunda yapılan yorumlar Merkez’in bağımsız karar aldığına dair algıyı zedeleyerek para politikasının etkinliğini azaltıyor.
Bunun üzerine Merkez Bankası başkan ve yardımcılarının görev sürelerinin kısaltılması kararının gelmesi mevcut endişelerin üzerine tuz biber ekti. Görev süresi kısa olan bir merkez bankasının iktidara hoş görünmek için popülist politikalara göz yumacağı ve bunun da enflasyonu hepten kontrolden çıkaracağından korkuluyor.
Faiz ve enflasyon
2) Enflasyon hedeflemesi:
Her ne kadar yeni yönetim de enflasyonun en kısa zamanda tek haneli rakamlara ineceği mesajını verse de piyasaların ciddi şüpheleri var. Bunun bir sebebi enflasyonun ne şekilde düşürüleceği konusunda kafaların karışık olması.
Bilindiği üzere enflasyonu düşürmek için faizlerin düşmesi gerektiğine dair bir görüş dile getiriliyor. Daha önce de yazdım, söz konusu görüşle tutarlı olduğu söylenen “New Fisherian” hipotez için gerekli altyapı bizde bulunmuyor.
Faizleri düşürdüğünüz zaman enflasyonun düşmesi için öncelikle sizin enflasyonda bir düşüş görmeniz ve daha sonra faiz indirimine gitmeniz ve bunu defalarca yapıp beklentileri o yönde şekillendirmeniz lazım.
Yani enflasyon yüzde 15 iken, ‘faiz indirelim ki enflasyon düşsün’ derseniz bu mekanizma tersine teper ve enflasyon beklentileri tepeye vurur. Keza faizin bir maliyet unsuru olduğundan yola çıkan görüş de maliyet etkilerinin 6 ay kadar sürdüğünü ve daha sonra talep faktörünün baskın çıktığını gösteriyor.
Yani yüksek enflasyon ortamında, ‘faiz indirip maliyeti düşürelim’ denirse ilk önce dilediğiniz gibi aşağı yönlü fiyat hareketi görseniz de sonrasında artan talep fiyatları yukarı çekiyor.
İktisat yazınında genel kanı böyle iken Türkiye’de bunun tersi bir uygulamaya gidileceği endişesi piyasalar için önemli bir risk unsuru. Bu endişenin giderilmesi için enflasyonla mücadelede dünyaca kabul görmüş, denenmiş ve etkinliği kanıtlanmış araçlardan sapılmayacağı mesajının verilmesi piyasaları sakinleştirecektir.
Merkez’in etkinliği
3) Para politikası etkinliği:
Merkez Bankası’nın yeni dönemde daha “etkin” olacağına dair bir sinyal veriliyor. Bu kanımca anlaşılması zor bir mesaj. Etkin ile kastedilen daha hızlı karar alabilen bir merkez bankası ise önceki sistemde Merkez Bankası’nın neden yavaş hareket ettiği ve yeni sistemde hangi pürüzün ortadan kalktığının açıklanması gerekir.
Merkez Bankası kararı PPK’nın bir araya gelip bir karar alması olduğuna göre bu süreci geçmişte ne yavaşlatmıştır ve şimdi ne hızlandıracaktır? Bu noktaların açıklanması verilen mesajın etkisini artıracaktır.
Yazarlar
-
Fehmi KORUSeçime henüz vakit varken sandık hesabı 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuCeylanpınar cinayeti… 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAmerika çökmekte olan bir uygarlık mı? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZÖzel’in bütçe konuşmasında sürece dair mesajları 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAK Partili bir okurla sohbet 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAJohn Holloway ; Abdullah Öcalan’ın Kuramı Devrim İhtimali Fikrini Yeniden Düşünülür Hale Getiriyor! 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan Türkiye’nin siyasi serüveni içinde nereye oturuyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENFeti Yıldız kime sesleniyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESuriye: Hem çok yakın, hem çok uzak 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEn büyük tehlike NÜFUS yokluğu 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilTürkiye neden sanayileşemiyor: Sermayenin, güvenin ve kurumların zayıflığı öyküsü 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİDEM’in bütçeye Terörsüz Türkiye itirazı 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTElveda Lenin ve Düzce Belediyesi… 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSuriye bir kere daha çözümü bozabilir mi? 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalHay'at Tahrir el-Şam'ın Evrimi ve Suriye'nin Geleceği 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKıvılcımlı ve Öcalan üzerine 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar boşa düştü! 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSokak çeteleri devlet kurumlarına karşı 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluYüzde 85 acaba niye geçinemiyor? 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEÇıkış yolu 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTahmin ediyordum, artık netleşiyor galiba (Transfermarkt, karapara) 8.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.11.2025
3.11.2025
28.10.2025
20.03.2025
6.01.2025
2.01.2022
30.07.2021
3.06.2021
28.04.2021
10.04.2021