Ümit KIVANÇ
Bir katliamın, diyeceksiniz. Değil.
Zaten bu bir şey demek değil. Türkiye’de katliamdan bol ne var? Geçmiş cinayetler bir yana, halen hemen her gün memleketin bir yerlerinde birileri Kürtlere saldırıyor. Görülmüyor, duyulmuyor. ’90’larda beşer onar katledildiler, yol kenarlarına, kuyulara atıldılar. Görülmedi, duyulmadı.
Bunu da duymayacaklardı, görmeyeceklerdi, olmadı. “Bize ne!” dediler, o da olmadı. Roboski bir yandan umursamazlığın adı.
Öbür yandan neyi umursayacağını iyi bellemişliğin, köpeksiliğin adı. Kana karışmış yardakçılığın, devletten icazetsiz soluk bile almamanın adı. Duyurmayacaklardı. Bahsetmeyeceklerdi. Paramparça bedenler katırlara yüklenirken onlar hâlâ “Uludere olayı” altyazıları geçiyordu. On iki saat. Kimisi on üç-on dört saat pısıp bekledi. Neyi beklediler? “Sınırda olay…” Birileri de ölmüş galiba. Yanlışlıkla.
Roboski, yanlışlığın adı. Büyük bir yanlışlığın. Birilerini insandan saymama, birilerini insan sanma yanlışlığının. Yanlış devletin, yanlış sınırın, yanlış değerlerin. Öldürme rahatlığının. “ Ceza görmem” rahatlığının adı.
Roboski değersizliğin adı. Değersiz yaşayışın, değersiz oluşun. Gözümde değersizsin, deyişin. Söyleyeceğini bombalar atarak söylemenin adı. Gaddarlığın adı.
Roboski bir entrikanın adı. O ona böyle istihbarat vermiş, öbürü şuna şöyle bilgi aktarmış, onlar da bu yüzden işte böyle yapmışlar. Fakat olmuş bir kere işte… Bu entrikalara bulaşanlar insan canı falan dinlemez; zalimdirler, katildirler. Yüzsüzdürler. “Efendim şu nedenle, tabiî şu da şöyle yapınca...” Konuşurlar. Yüzleri yere eğilmez, utanmak nedir bilmezler.
Roboski muazzam bir pişkinliğin, birilerinin damarlarında dolaşan kötülüğün, vicdansızlığın adı. “Ahmet mi Mehmet mi nasıl ayıralım”ın adı. “Zaten kılık kıyafet aynı”... Roboski, “şüphelenirsek öldürürüz”ün adı. “Sözkonusu olan Kürtse adalet teferruattır”ın adı. Şüphelendiğin orada olsa bile öyle öldüremezsin. Eğer sahiden devletsen. Roboski, “hukuk yoktur” demek. “Aranızda tek şüpheli bulunduğundan şüphelenirsek topunuzu öldürürüz” demek. Hukuk yoktur, devlet hoyrattır.
İnsanın hoyratlığı devletinki gibi can almıyor; can yakıyor. Bedeni havaya uçurup parça parça etmiyor. İçeriden çürütüyor. Kalp, kararıyor kararıyor, yanmış, kömür olmuş bir topağa dönüşüyor. Ne bu topak, belli değil. Hangi maddeden yapılma? Kar? Kan? Mazot? Pirinç? Sigara? Renkli ampul? Karlara bulanmış gencecik bedenlerin üstüne, haliyle, yılbaşı süslerinin ışığı düşmüyor. Bedenler dağın karanlığında, yılbaşı şehrin ışıltısında.
Roboski, ötekilere sırtımızı, birbirimize yüzümüzü dönmek demek. “Yok aslında birbirimizden farkımız” demek. Her yılbaşı, öfkeyle tövbeyi karıştırıp dinsizlerin üzerine boca etmemek için kendini zor tutanlar, Haçlı orduları şehri zaptetmiş, onları zorla birtakım günahlara ortak etmiş gibi krizler geçirirken dönüp Roboski’ye bakmazlar, akıllarının ucundan geçmez. Vicdanlarının ucuna dokunmaz. Büyükşehrin her yılbaşı o mâhut eğlenme telaşı içerisinde kendini helak eden insanı, zaten ağırlık yapmasın diye vicdanını evde bırakır. Onun Roboski’yi görecek hali mi var? Namazda da vicdansızız, sokakta dans ederken de vicdansızız. Roboski bir ayna. Roboski bir dürbün. Oradan bakınca millet topluca aynı yerde. Aynanın üstünü boyuyorlar, millet kendini göremiyor. O katliam günü, ertesi gün, bir sonraki gün… ne yaptığını göremiyor. Açtığı yarayı göremiyor. Düştüğü çukuru göremiyor.
Devletin bütün eski alışkanlıkları canlanıp vücut buldu gecenin karanlığında o kaçak yolunda. Uçaklardan insanlara bomba atıldı, der demez, kimin aklına Dersim gelmez ki? Oradan Sabiha Gökçen. Oradan Hrant... Roboski, bir seri katilin, yılların kanıksamışlığı yüzünden aşırı rahat davranıp, elinde kanlı bıçakla sokak lambasının ışığında poz vermesidir.
Biz onu zaten tanıyorduk. Eskiden camiye bu kadar sık gidip gelmezdi, bunu âdet edinmiş. Allah kabul etsin.
Ama Roboski katliamı sadece devletin işlediği bir suç değil. Yasa girilmeliydi, yılbaşı kutlandı bu ülkede.
Devletiyle milletiyle, hepimize düşen, herhangi bir vesileyle kendimizi takdim etmek gerekirse şöyle demek: Biz insanları savaş uçaklarıyla bombalayıp parça parça ettikten sonra bari, hiç değilse yas tutmayı, elini kurbanların yakınlarının omzuna koymayı becerememiş, korkunç ve zavallı yaratıklarız.
Roboski bir köyün adıydı. Çaldınız.
*Ümit Kıvanç'ın bu yazısı www.radikal.com.tr'den alınmıştır.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024