Ümit KIVANÇ
Hakan Bey MİT'ten ayrılınca cumhurbaşkanı üzüldü, başbakan sevindi. Cumhurbaşkanı üzülürken başkası nasıl sevinir, bu anlaşılamadı. Neyse ki Hakan Bey oyunu reset etti, karışıklık giderildi.
Hayır yani, “bu güzide kurumumuza yapılmaz” demişler, ondan fena oldum ben. Hakikaten yapılmaz. Hem kurum bu; kurum ne demek, devlet demek; kuruma yapılmaz; hem de güzide kurum ki, güzide kuruma hiç yapılmaz.
Hakan Fidan MİT'i bırakırken cumhurbaşkanı kendisini uyardı. Dedi ki, “yapma” dedi; “yapma” demiş yani; “yapma dedim” dedi. Ve fakat lafını dinletemedi. Mazallah!
Herkes de dedi ki, “Efendim, Hakan Bey'in tercihine saygı duymak lazım,” dedi. Saygı da duyuldu Allah için. Cumhurbaşkanı bile hepimize her fırsatta reva gördüğünün binde birini savurmadı Hakan Bey'in kafasına. Uçaktakilere dert yandı. Eş dost hizmetkâr arasında, “Yapma dedim, yaptı” diye sızlandı, o kadar.
Ve fakat Hakan Bey tam öyle yapmışken bu sefer de tutup böyle yaptı. Başbakan “yapmaz” dedi, ama o yaptı. Yine hepimizden saygı beklenir.
MİT güzide kurumdur. Hrant Dink cinayeti davasına bakan mahkemeye, “elimizde bu cinayetle ilgili herhangi bir bilgi yoktur” diye yazı göndermişti. Güzide bir kurumun cinayet gibi işlerle ne ilişkisi olabilirdi? Hiç bilgi yokmuş ellerinde, Hrant'ın öldürülmesi hakkında. “Elde bilgi yok” mesajını, “zorlamayın, bu devletin işi” diye tercüme etmeye kalkanlar oldu mazallah...
Tutup, Abdi İpekçi'den Uğur Mumcu'ya, bombayla, tabancayla tüfekle öldürülen onca yazar-çizer ile, 1960'lar-70'lerde ülkenin çeşitli yerlerinde komando kampları kurulup anti-komünist paramiliter kuvvetler yetiştirilmesi ile, 1970'lerin Alevi katliamları ile, 1 Mayıs 1977 ile, 1990'ların faili meçhulleri ile, Batman ile, Hizbullah ile, JİTEM ile, Susurluk ile, öldürülüp yol kenarlarına atılan Kürt işadamları ile ilgili bilgi isteyebilir misiniz MİT'ten? Ne bilsin adamlar!
Henüz meşhur Veli Paşa değil de (Hatay/Samandağ'da) herhangi bir istihbaratçı jandarma subayı olduğu yıllarda Veli Küçük'ün K. Maraş katliamından hemen sonra günlük not defterine karaladığı şu satırlar, durup durup hatırıma gelir nedense:
“Kıyı Oteline Maraş’taki olaylardan önce zengin ve fabrikatörler gelmişler. Maraş’taki MİT büyük olaylar çıkacak buradan ayrılın demiş... Kıyı Otelin müsteciri Yusuf konuşmuş” (İlk Ergenekon Davası İddianamesi’nin 55. ek klasöründen).
Görüyor musunuz MİT'in güzideliğini! “Olay çıkacak, gidin” demişler; “gelin de olaya katılın” dememişler kimseye!
Fakat bizim bu uydurma Ergenekon hikâyeleriyle uğraşacak vaktimiz yok. Veli Paşa da Disney'in çizgi kahramanı zaten. Güncele dönelim, burası gazete.
Herkes anlamıyor bizim gibi...
Hakan Bey MİT'ten ayrılınca cumhurbaşkanı üzüldü, başbakan sevindi. Cumhurbaşkanı üzülürken başkası nasıl sevinir, bu anlaşılamadı. Neyse ki Hakan Bey oyunu reset etti, karışıklık giderildi.
Fakat herkese izah etmek lazım. Mısırlılar falan anlamamıştır meselâ. Sisi darbe yapacak, bir el atalım gayesiyle Erdoğan Mursi'ye Hakan Bey'i göndermişti, bişey lazım mı diye, vay efendim! Mısırlılar yanlış anladı, hem darbeyi yaptılar hem de tutup TC büyükelçisini kovdular. Başka ülkeye gizli servis şefi göndermekte ne kötülük olabilirdi ki? Güzide bir kurumun başındaki insan yani neticede...
Herkes bilmez ki bizim kurumların güzideliğini. Yargıtay da güzidedir; o da Hrant'ı yazdığı şeyin tam tersinden mahkum edip “Türk düşmanı” ilan etmiş, öldürülmesine ortam hazırlamıştı. Ama en güzidesi MİT'tir.
MİT, Rıza Sarraf'la Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki davanın görüldüğü mahkemeye, “Rıza Sarraf'ın suç işlediğine dair rapor hazırlamadık” yazısı göndermiş. Kılıçdaroğlu'nun avukatı, güzide kurumun hileye başvurduğunu, kelime oyunu yaptığını ileri sürüyor. “Suç” demedik, “rapor” dedik, diyor. Haklı sanki. Fakat güzide kurum neden kelime oyunu yapsın? Yapmaz. Meselâ Hrant Dink cinayetiyle ilgili bilgi ellerinde yokmuş, “yok” dediler işte; “kalmadı, haftaya gelecek” gibi kıtırlar atmadılar.
Deniyor ki: Hakan Bey kısa süre ayrılıp siyasete bulaştığı için, geri döndüğünde çamuru güzide kuruma da bulaştıracak, MİT siyasî bişey haline gelecek. Oysa “millî” olmalıymış.
MİT on sene öncesine kadar sadece güzide değil aynı zamanda direkman millîydi. Kimse ordudan daha millî olacak değil ya; MİT de onunla beraber, onun gibi direkman millîydi işte. Bir tarafta ordu, bir tarafta siyasetçi olunca, MİT haliyle direkman kurum olanı, millî olanı tercih ediyordu. Gerçi zaten direkman ona bağlıydı.
Cumhurbaşkanı, başbakanlığının ilk günlerinden itibaren MİT'i çok sevdi. Irak'ın sizlere ömür yönetimiyle Suriye'nin ölüm döşeğinde âlem yapan rejimi belli ki ona ilham kaynağı olmuştu: “Muhaberat” sağlamsa senin de arkan sağlamdı, bu ilhamdan çıkarılması gereken hisseye göre. Nitekim, iki elemanı Hrant'ı bizzat İstanbul Valiliği makamında tehdit eden güzide kurumun elinde arkadaşımızın öldürülmesi sürecine ve sonrasına dair herhangi bir bilgi bulunmayışı da bu sevgi döneminin başlarına rastgelir. MİT'in mahkemeye “elimizde Hrant Dink cinayetiyle ilgili herhangi bir bilgi yoktur” diye yazı yolladığından sözetmiş miydim?
Hakan Bey'in güzide kurumdan ayrılıp siyasete adım atıp geri sıçramasına kadar, MİT'in en ufak bir siyasî şeysini görmedik Allah için. Hep kurumdu, hep güzideydi. Hayır! MİT Paris'te üç Kürt kadının öldürülmesine falan karışmadı! Hayır!.. Abdullah Çatlı ve başka katilleri örgütleyip yurtdışında... Bir dakika... nereden geldik buraya, Susurluk neresi TIR'lar Türkmenlere gidiyordu, sahte adlar kullanarak gazetecileri “terörist” gösterip izleme işleri falan hep millî şeyler, ASELSAN mühendisleri niye ardarda ölüyor, bu millî şey mi?
Yalnız ufak da olsa şüphe duyduğum bir hususu size çıtlatmadan geçemeyeceğim: Hakan Bey ile AKP'nin aralarında zannederim birşeyler var. Zannederim kendisi o partiye sıcak bakıyor. Aday adayı olmaya kalkınca düştü bu şüphe içime. Önceden bilmiyordum. Hakan Bey ya Cephe sempatizanı ya da Yeşiller partisindendir sanıyordum. Meğer AKP'ye güzide hisler besliyormuş; bu vesileyle anladık.
Koskoca güzide kurum, Hakan Bey bu hislerine kapılıp üç-beş gün dışarı kadar çıktı diye mundar olur mu canım!?
Allah müstehakınızı versin; devlete bişey oldu zannettim mazallah!..
Ümit Kıvanç'ın kişisel blog'u: Riya Tabirleri
.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024