Yüksel TAŞKIN
Son cumhurbaşkanı seçim sürecinde özellikle sosyalist soldan bazı isimler, Demirtaş’a “liberal” söylemlere sahip olduğu eleştirisinde bulundular. Ben bu eleştirileri anlamakta hep zorlandığım için solda kökleşmiş liberalizm alerjisi üzerine yazmak istedim.
Türkiye solu, kendisini geniş toplum kesimleriyle buluşturabilecek her girişime karmaşık entelektüel gerekçelerle karşı çıkıyor. Sanki derinlere işlemiş bir toplumsallaşma korkusu var. Bunlar bir aydın hareketi olarak başlamanın ve çok uzun süre öyle kalmanın alışkanlıkları olsa gerek.
Liberalizm alerjisi bana tuhaf görünüyor, çünkü Türkiye’de liberalizm hiçbir zaman etkili bir akım olmadı. Türkiye sağında ANAP dâhil hiçbir parti ve etkili akımı kendisini liberal olarak tanımlamadı. İslamcılık ise başından beri liberalizme mesafeliydi. “Müslüman liberaller” diye tanımlanabilecek etkili bir entelektüel çevre bile oluşamadı.
Sanırım soldaki liberalizm alerjisi kısmen Kemalizm’den devralındı. Soğuk Savaş döneminde liberalizm şiddetli ve düzeysiz komünizm karşıtlığıyla özdeşleştirildi ve Türkiye solu, uluslararası solun liberalizm eleştirisini benimsedi. Ne var ki burada da otoriter sağ ve ona mesafeli liberal akımlar aynı vagona atıldılar.
Bu dönemde özellikle sosyal demokratlarla işbirliğine yatkın liberal parti ve akımlar da vardı. Fakat Türkiye solu, sosyal demokrasiyi de rakip olarak algıladığı için bu ayrımlara önem göstermedi. Bu karşıtlık ilginç bir mantığa dayanıyordu: “Sosyal demokratların veya liberallerin güçlendiği ülkelerde devrimci solun gerileyeceği” varsayılıyordu. 19. yüzyıldaki sınırlı bazı deneyimlerin genellendiğini ve bağlayıcı inançlara dönüştüğünü görüyoruz. Oysa yaşanılan daha farklıydı: Sosyal demokratların ve liberallerin etkili oldukları yerlerde sosyalistler de kökleşebiliyorlardı.
Türkiye solunda asıl liberalizm alerjisi ise Özal döneminde Marksist kökenden gelen bazı aydınların “liberal” kimliğini sahiplenmeleriyle zirve yaptı. Ne var ki bu aydınların liberalizm diye savundukları fikirler, Yeni Sağ ve Neo-Liberalizm arasında oluşan bir sentezdi. Bu aydınlar liberal değillerdi aslında. Fakat bu dönem de uzun sürmedi ve 90’ların sonundan itibaren sözkonusu aydınlar, kendilerini “demokrat” kimliğiyle tanımlamaya ve demokratikleşme sürecinin savunusu üzerinden işlevlendirmeye yöneldiler.
Liberal demokratların demokratikleşme söyleminin AKP’nin işini kolaylaştırdığı doğrudur. AKP, bu söylemlere fazladan bir şey eklemeden iktidara geldi. Türkiye solu, AKP’nin iktidarını kolaylaştırdığını düşündüğü için de “liberallere” diş biledi. “Liberaller”, önemli dönüşümleri “reformcu partilerden” veya devletten bekleme eğilimleri bakımından eleştiriyi hak ediyorlar.
Liberallerin “doğru fikirler doğru reformcuyu bekler” kolaycılığı, bugünkü zayıflıklarının da temel nedenlerindendir. Fakat bu kurtarıcı bekleme refleksi sadece liberallere mi özgüdür? Türkiye’de etkin hangi siyasi akım, kurtarıcı bekleme refleksini aşabilmiştir?
Şimdi liberal demokratlar, “devlet partisine” yapışanlar ve ona mesafe koyanlar olarak önemli ve sağlıklı bir ayrışma yaşıyorlar. Liberal demokrasi de sivilleşme sürecine girmiş görünüyor. Aynı sancının CHP’de ve HDP’de de yaşandığını ve bunun tesadüf olmadığını söyleyebiliriz. Bugün ister istemez “devletten düşen” ve sivilleşme sürecine giren aktörler, demokrat kimliklerini sözde bırakmayıp ittifak kurmayı becerirlerse, geleceğin iktidarını kurarlar. Sol demokrat kimliğe sahip birisi olarak dileğim, liberal demokratların da bu sürecin etkili müttefiklerine dönüşmeleridir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017