Ahmet ALTAN
Süheyl Batum’un Anayasa referandumu sırasında bir “anayasa profesörü” olarak yaptığı konuşmaları hatırlıyorum.
“Demokrasi” için referandumda “hayır” demek gerektiğini anlatıyordu.
12 Eylül Anayasası’nın değişmesine “demokrasi” adına karşı çıkıyordu.
CHP, Batum’un “darbe Anayasası’nı” savunmasını çok önemli bulmuş olmalı ki onu Genel Başkan Yardımcılığı’na getirdi.
Her gün konuşan biri gerçek fikirlerini çok uzun zaman saklayamaz.
Batum da sonunda baklayı ağzından çıkardı.
Ordunun “kâğıttan kaplan” olduğunu söyledi.
Bizim ordu yeni bir savaşa girip de kaybetmiş değil, Batum’u böylesine öfkelendiren bir “yenilgiyi” nerede yaşadı?
Askerî vesayet alanında geriledi ordu.
Siyaset üstündeki baskı sahası daraltıldı.
İçindeki darbe hazırlıkları ortaya çıktı.
Ordunun “gücü” siyasette kırıldı.
Batum buna kızıyor.
“Amerika ordunun içini boşaltmış” diyor.
Batum’a göre, Amerika ordunun içini boşaltmasaydı “gerçek bir kaplan” olarak ordu siyasete müdahaleyi sürdürecek, darbeler hazırlayacak, muhtıralar verecek, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine karışmaya kalkacak, halkın iradesini yok sayacaktı.
Ordunun siyasete müdahale edememesine üzülen bir siyasetçi.
Daha da beteri ordunun siyasete müdahale etmesini savunan bir “anayasa” profesörü.
Böyle bir profesörün öğrencilerine “anayasa” adına neler öğrettiğini çok merak ediyor insan.
Sanıyorum siyaset tarihimizin en utanç verici konuşmalarından biri olarak kayıtlara geçecek Batum’un sözleri.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise Batum’un ordu hakkındaki sözleri karşısında, “orduyu ancak Genel Başkan eleştirebilir” dedi.
Orduyu artık darbe yapamadığı için eleştiren yardımcısının “yaklaşımına” değil, “başkanın görevini üstlenmesine” karşı çıkıyor.
MHP Başkanı Bahçeli’nin bile “şuursuzluk” olarak nitelediği böyle bir konuşma hakkında CHP Genel Başkanı’nın söyleyeceği söz bu mu olmalıydı?
Sanırım ve umarım, birçok CHP’li Batum’un sözlerinden ve amacından utanmıştır.
Zaten halkın “ordu partisi” olarak gördüğü CHP’nin “darbe yandaşlığı” damgasını bir kez daha yemesine, parti başkanının daha “kökten” bir cevap vermesini beklerdi herhalde insanlar.
Ama CHP “darbeye” ve askerî vesayete güçlü bir şekilde karşı çıkamıyor.
Tabanının bunu istediğini düşünüyor herhalde.
Eğer, “darbeciliği savunan” dar bir grubun partisi olmak istiyorlarsa bence CHP’liler doğru yoldalar.
Bu ülkede kaç kişinin askerî vesayeti savunduğunu seçimlerde göreceğiz.
AKP, “faili meçhuller” dosyasını açarken, AKP’yi “gerici” bulan CHP “ilericiliğini” darbe savunarak gösteriyor.
12 Eylül Anayasası’nı savun, darbeyi savun, askerî vesayeti savun sonra da halka gidip “bana oy ver” de.
Demokrasi, halkın özgür olduğu, ülkesinin nasıl yönetileceğine karar verebildiği, kendi haklarını devletten talep edebildiği, devlet baskısı görmediği, fikirlerini çekinmeden söylediği bir rejimdir.
Halk deli mi, niye kendisini yok sayan bir sistemi desteklesin?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Batum’un anlayışını ancak “halkın söz hakkının kısıtlanmasını” isteyenler, halkı küçümseyenler, halkı “zor kullanarak” yönetmeyi düşünenler destekler.
Hâlâ CHP’nin bu dönemin kapandığını anlamasını, çağdaş, demokrat bir parti olmasını, askerî vesayete karşı çıkmasını, halkın bütün kesimlerinin haklarını savunmasını bekleyenler var ama korkarım CHP böyle bir parti olamayacak, CHP’nin demokratları da 13 hazirandan sonra ayrılıp yeni bir parti kuracaklar.
Batumvari konuşmalarla AKP’ye büyük bir iyilik yapıp, onların oylarını patlatmalarına yardım ettikten sonra CHP siyaset sahnesinden çekilecek herhalde.
Belki yanılıyorum ama kendini bir türlü yenileyemeyen CHP bitiyor gibi gözüküyor bana.
Halkı küçümseyip yok sayan bir anlayışın tükenmesiyle birlikte, bu anlayışın partisi de tükeniyor.
Darbe yapamayan orduyu “kâğıttan kaplan” olmakla suçlayan parti, bu seçimlerde “kâğıttan kaplana” dönüşecek.
Halkı kaybeden bir partinin gerçek bir “kaplan” olmasına imkân yok çünkü.
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018