Ahmet TAŞGETİREN
Cumhurbaşkanı Erdoğan keyifli: Ana muhalefete vururken de keyifli, “Dostum Trump”la başlayan cümleler kurarken de… Erdoğan 18 - 19 Martla başlayan süreçte İmamoğlu dahil onlarca CHP’li belediye başkanı ve bürokratının yolsuzluk iddiası ile harmanlanarak içeri alınmasını, üstelik buna bir de CHP kurultayına yönelik “mutlak butlan” davası açılmasını tabii bir yargı süreci gibi okumayı ve onun üzerinden propaganda geliştirmeyi tercih ediyor.
Yargının itibar kaybı: Oysa ülkede çok dramatik bir kamuoyu gerçeği var, ki yargıya güven yerlerde sürünüyor. Uluslararası kamuoyunun “Türkiye algısı” da maalesef bu yönde. İmamoğlu ve CHP’ye yönelik davalar “siyasi gerekçe” ile irtibatlandırılıyor. “İmamoğlu” malum, Beylikdüzü’nden bu yana Ak Parti’yi ve daha önemlisi Erdoğan’ı geride bırakıyor. Ayrıca CHP’nin muhtemel Cumhurbaşkanı adayı, seçimlerde favori olarak gözüküyor. Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan buna bakmıyor. O hiçbir zaman kendini “savunma konumu”nda görmeyi – göstermeyi tercih etmedi.
Kılıçdaroğlu üzerine oyun kurgusu: CHP’ye kayyım atanma ihtimalini de içeren “Mutlak butlan” davası, parti içinde bir “Kılıçdaroğlu sancısı” oluştururken Cumhurbaşkanı Erdoğan da “13 yıl önünde düğme iliklenen” sıfatını ekleyerek Kılıçdaroğlu’na bir okumaya göre sahip çıktı. İlginçtir Kılıçdaroğlu da “mutlak butlan”ın ardından kendisine yol açılacağı beklentisi içinde göründü. CHP’ye yönelik yargı operasyonunda bir duruşu görülmedi Kılıçdaroğlu’nun… İmamoğlu’na mesafeli duruyor. Özgür Özel’in 18 - 19 Mart’tan beri yürüttüğü yargı operasyonunu püskürtme çabasına da deyim yerindeyse Fransız kaldı. İktidar medyasında sürdürülen “Hep İmamoğlu, hep İmamoğlu, ülkenin başka meselesi yok mu?” türünden bir yaklaşım, ilginçtir muhalif konumdaki Nefes gazetesine manşet oldu.
İmamoğlu direnci kırılır mı?: 31 Mart’ta, mahalli seçimlerde CHP’nin birinci parti haline gelmesinin, üstelik Türkiye nüfusunun yüzde 80’ini etkileyen şehirlerde iktidar olmasının Erdoğan’ı endişelendirmesi çok tabii. Ne yapılabilirdi? CHP’yi belediyelerde yıpratmak gerekirdi. İmamoğlu sembol şehrin Başkanıydı. Üstelik CHP’nin gelecekteki Cumhurbaşkanı adayı ilan edilmişti. Ama bir anlamda “sade vatandaş”tı. Yani dokunulmazlığı falan yoktu. Deyim yerindeyse “Bir davalık canı” vardı. İşte “yolsuzluk suçlaması” ile ve “suç örgütü lideri” gibi açık itibarsızlaştırıcı bir yafta ile dev bir operasyonla içeri alandı, ardından onlarca kişi tutuklandı, oldu bitti! Bu tür meydan okumalar AK Parti döneminde çok yapıldı. Genelkurmay Başkanı “terör örgütü lideri” yaftası ile tutuklandı, daha ötesi var mı?
Meydanlar ne kadar direnir?: İlker Başbuğ’a sahip çıkan kitleler olmadı. Ergenekon günleriydi. Zekeriya Öz’ün gümbür gümbür iş gördüğü zamandı. İmamoğlu’nda öyle olmadı. Özgür Özel olayı İmamoğlu’yla sınırlı görmedi, İmamoğlu ikinci defa tekrarlanan İstanbul başarısı ile önemliydi, partideki “Değişim” söylemindeki birliktelikle önemliydi, ayrıca “İmamoğlu’na yönelik operasyon” onunla sınırlı değildi, böyle okudu Özgür Özel, meydanlara çıktı, kitlelerle buluştu, hem İmamoğlu’na yönelik duyguları besledi hem de kendisini liderleştirdi. Ne kadar sürdürülebilirdi bu meydan coşkusu? “Bir kişi” için insanlar ne kadar meydanlara koşardı ki? Belli ki parti içinde de bu Özgür Özel’in yorulacağına, kitlelerin heyecan kaybına uğrayacağına inananlar oldu. İktidarın beklentisi de o yönde olmalıydı ama meydan coşkusu da Özgür Özel’in “İmamoğlu’na güven iradesi” de şu ana kadar sarsılmadı.
Gizli protokol: Bende Kemal Kılıçdaroğlu’na ilişkin bir “kara sayfa” var. Evet, “Helâleşme” çıkışını önemsedim, takdir ettim, ama bir kara sayfa… Cumhurbaşkanı adayı ilan edildikten sonra 6’lı masa paydaşlarına haber vermeden Ümit Özdağ ile protokol imzalaması ve kazanırsa devletin önemli kurumlarını onun partisine vereceğini vadetmesi… Üstelik bunu açıklayıncaya kadar kamuoyundan, daha kötüsü paydaşlardan saklaması… İşte bu bir lider için kara sayfa… Soru şu: Kılıçdaroğlu şimdiki ilişkilerde neyi saklıyor?
İç cephe: Hem Erdoğan’ın hem Bahçeli’nin bir “İç cephenin tahkimi” gündemi var. Muhtemel İsrail tehdidine karşı gündeme geldi taa Meclis’in açılışında. “Öcalan’lı süreç” de böyle başladı. “Terörsüz Türkiye” gerçekleşir, bir de “İç cephe” tahkim edilirse Türkiye’yi kimse tutamazdı. “İç cephe tahkimi” toplumsal barış demekti muhtemelen. Ama sanki CHP’ye, yani halen ülkenin birinci partisi konumundaki ana muhalefet partisine yönelik operasyonlar, üstelik yargıya güveni de sarsan operasyonlar, sanki “iç cephe sorunu” içinde görülmüyor gibi… Cumhurbaşkanı Erdoğan operasyonlara sahip çıkan söylem ile iç cepheyi aynı anda dile getirebiliyor. Bu da iç cepheyi samimiyet boyutu tartışmalı bir “siyasi retorik”e indirgiyor. Benzeri nitelikte, iktidar cenahında mesela emeklilerin, asgari ücretlilerin, işsizlerin yaşadığı dramatik durum da “iç barış – iç cephenin güçlendirilmesi” ile bağlantısız görülüyor.
Ne diyorum?: Ben Cumhurbaşkanı’nın bazı meselelerde “parti dili”nden daha kavrayıcı bir “milli dil”e yönelmesi gerektiğini düşünüyorum. Yargı bağımsızlığı, yargının araçsallaştırılmaması, iç barış, iç cephe tahkimi, insanların içine düştüğü ekonomik boğulma hissi gibi… Bu alanlarda yapılacak samimiyet sorgulaması, ülke için de kişiler için de sağlıklı olmaz. “Yargıdaki sıkıntılara ilişkin utangaç açıklamalar” işin farkında olunduğunu ama bir yere yönelik çekince ile doğru hamlenin yapılamadığını gösteriyor. Oysa sel gider kum kalır. Kalıcı olabilme sınavında herkes…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları



































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026