Alper GÖRMÜŞ
Türkiye’de bariz vasfı Batı medeniyeti yanlılığı olan (ya da öyle bilinen) Atatürkçü-Kemalist asker-sivil kesimlerin bir bölümünün Avrasyacılığa meyletmişliği Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından iyice açığa çıktı. Burada bir tartışma yok, fakat Avrasyalılaşma sürecinin ne kadar geriye gittiği konusu tartışmalı.
Hakan Şahin, Serbestiyet’te (“Emekli askerlerin Rusya yanlılığı yahut Kemalist Avrasyacılık”, 3 Mart) askerler arasında Avrasyacılığın bayraktarlığını emekli Kemalist askerlerin yaptığından yola çıkarak, onların muvazzaflık dönemlerinde karşı karşıya kaldıkları bazı olayların (Türk subaylarının kafasına çuval geçirilmesi, Balyoz ve benzeri soruşturmalar, mahkûmiyetler vb) bu dönüşümde etkili olduğuna inandığını yazdı. Hakan Şahin’e göre, bunun dışında, Avrasyacılık eğilimi muvazzaf askerlerde ya yok ya da varsa bile cılız:
“Rus taraftarlığı muvazzaf askerlere değil, özel olarak emekli askerlere atfedilebilecek bir konumlanma gibi görünüyor. Elimde ampirik kanıtlar olmamasına rağmen, TSK’nın mevcut kurumsal yapısının ve liderliğinin, meslekî ‘muasır medeniyet’ nirengisi olarak halen NATO’yu ve NATO/Batı ordularını gördüğünü düşünüyorum.”
Hakan Şahin, sadece eski bir asker değil askerleri dışarıdan odaklanarak izleyen ve inceleyen biri olarak onların pozisyonlarını ve eğilimlerini tabii ki benden çok daha iyi biliyor, fakat ben yine de tartıştığımız konu açısından emekli askerlerle muvazzaflar arasında bu kadar net bir ayrımın yapılabileceği kanaatinde olmadığımı söyleyeceğim.
Beni böyle düşünmeye iten esas etken, Avrasyacılığın özüne dair kanaatim: Avrasyacılar kendilerini sanki kapitalist emperyalizmin dışına çıkmış, sömürüsüz-adil bir dünya tasavvurunun bağlıları gibi sunsalar da bunun gerçekle bir ilgisi yok. Avrasyacılar Avrasyacı, çünkü arzu ettikleri “disiplinli, dejenere olmamış, demokrasisiz” rejimin yolunun buradan geçtiğine inanıyorlar.
Sinan Ülgen, bunu 12 Mart’ta Perspektif’te yayımlanan, Serbestiyet’in de alıntıladığı bir yazısında şöyle ifade etmişti:
“Türkiye’de Avrasya-Rusya-Çin kanadını destekleyenlerin, maalesef bu desteklerin arkasında biraz da Türkiye’ye yönelik gelecek vizyonlarına dair işaretler alıyorum. Nedir bunlar? Türkiye’nin geleceği bu Avrasya tarzı yönetim anlayışı doğrultusunda şekillensin. Temel özgürlüklerin daha kısıtlı olduğu, daha bize özgü bir demokrasi anlayışı hâkim olsun.”
Bu paragraftaki “biraz da” hariç, mesele tastamam böyle. Avrasyacılar, “Temel özgürlüklerin daha kısıtlı olduğu, daha bize özgü bir demokrasi anlayışı”nda oldukları için Avrasyacı…
Halil Berktay da yine Sinan Ülgen’in bu cümlesine göndermeyle “Avrasyacıların özlemi (1) Demokrasiden, hukuk devletinden kurtulmak” başlıklı bir yazı kaleme almıştı.
Mesele buysa, askerler arasında Avrasyacılığın doğuşunu nereye kadar geriye götürebiliriz?
Bu ölçüyle baktığımızda, askerlerin Batıcılıktan Avrasyacılığa meyletmelerinin başlangıcının, Batıcılığın otoriterliğe cevaz verme esnekliğine sahip olmamaya başladığı yıllara kadar… yani hem Batılı hem darbeci olmanın mümkün olmamaya başladığı yıllara kadar… yani “yönetmeden yöneten” konumunu koruyabilmenin yolunun artık Batıcılıktan geçmediğinin idrak edilmesine kadar geriye götürülebileceği kanaatini taşıyorum (tarih vermek gerekirse Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1990’ların başına kadar).
Sovyetler Birliği dağıldığında Türkiye’deki bütün kesimler şu ortak noktada birleştiler: Bu çağ değiştiren travma, Türkiye’nin Batı nezdindeki vazgeçilmez stratejik önemine de ağır bir darbe indirmiştir.
Gerçekten de durum tam olarak öyleydi… Çünkü artık başta ABD olmak üzere Batı’nın “komünizme karşı bir koçbaşı” olarak Türkiye’ye ihtiyacı kalmamıştı. Bu yeni hakikat, Batı’nın Türkiye’deki darbeci müdahalelere eskiden olduğu gibi kolayca yol vermeyeceğini de ima ediyordu.
Dünya kamuoyundaki askerî diktatörlüklere karşı gelişen hassasiyet, ülke içindeki 12 Eylül karşıtı manevi ortam ve önceki darbelerin meşrulaştırıcısı “komünizm tehlikesi”nin ortadan kalkması, sözünü ettiğim güçlüğü daha da büyütüyordu.
Artık NATO’cu ve Batıcı kalarak ülke içinde vesayetçi bir otoritarizm kurmak mümkün görünmüyordu. Kanaatimce askerlerin bir bölümü bunun idrakine varmalarından itibaren Batı’dan soğuma sürecine girdiler ve Rusya ve Çin’in güçlenip Batı’nın karşısına bir güç odağı olarak çıkmaya başlamasından sonra da yeni rota olarak Avrasyacılığa meylettiler.
1990’lar; ABD’nin Irak’a müdahalesi, Çekiç güç, çuval hadisesi, ABD’nin ve Batı’nın PKK’yı koruyup kolladığına inanılması vb katalizörlerle Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşma yılları oldu.
AK Parti’nin iktidara gelmesi, Batı’yla iyi ilişkilerin yeniden kurulması, Avrupa Birliği üyeliğinde alınan yol, Kıbrıs, Kürt meselesi konularındaki Avrasyacılık açısından “can sıkıcı” gelişmeler, Avrasyacıların devlet içindeki etkilerini azalttı. Fakat bu dönemde toplumda yükselen Batı karşıtlığı, Avrasyacılığın bir akım olarak canlı kalmasını sağladı.
2012-2013’ten itibaren ise her şey onların istediği gibi gitmeye başladı. AK Parti içte Gezi ve 17-25 Aralık olayları nedeniyle sıkışmıştı ve çareyi “üst akıl Batı”ya karşı içeride bir cephe yaratmakta buldu. Balyoz ve Ergenekon davalarının bitirilmesi ve eski ‘düşman’larla kurulan Batı karşıtı yeni ittifak Avrasyacılığa yeni bir kapı araladı.
Fakat Avrasyacılık asıl atılımını 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra gerçekleştirdi. Bu süreci 17, 22 ve 25 Aralık 2021 tarihli “Devletle Erdoğan’ın simbiyotik ilişkisi” başlıklı yazılarda ele almıştım. Bunların, “15 Temmuz’u izleyen Misâk-ı Millî vurguları ve sonrasında olanlar” alt başlıklı sonuncusunda şöyle yazmıştım:
“Erdoğan’ın 15 Temmuz’dan hemen sonra yapmaya başladığı Misâk-ı Millî temalı konuşmalar, içeride izlemeye karar verdiği ve artık sonuçlarını net bir biçimde idrak ettiğimiz politikalarını devlet içinden destekleyeceğini umduğu en katı kesimlere bir ittifak çağrısıydı. Sonrasında olanlar bunu doğruladı: MHP ile ittifak; Kürt sorununu “terör sorunu” olarak tarif etmek ve ona uygun hareket etmek; Kürt siyasi hareketini meşruiyet sınırlarının dışına çıkarmaya gayret etmek; sınır ötesi harekâtlar; bu harekâtlara karşı çıkan yüksek rütbeli askerlerin tasfiyesi; Batı’dan uzaklaşmak, Rusya ve Çin’e yaklaşmak…”
Şimdi ekleyebilirim ve tanımlayabilirim: Yani Avrasyalaşmak…
Asker-sivil, Kemalistlerin bir bölümünün böyle bir tabloya ‘tav olmasından’ daha doğal ne olabilirdi?
Bugüne gelirsek; Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı her şeyi yeni baştan kuracak bir gelişme. Birçok şeyin yanı sıra Türkiye’deki Avrasyacılığın kaderini de bu savaşın dünyada yol açacağı değişimler belirleyecek.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025