Ayhan ONGUN
Yaklaşık beş yıldır otuza yakın ilde faaliyetlerini sürdüren TkMM, girişimcilerini Ankara’da toplayıp, durum değerlendirmesi yaptı.
Ülkemizde adı Sivil Toplum Kuruluşu da olsa, bu adla çalışmalarını sürdüren örgütlerin birçoğu için tam anlamıyla sivil demek pek mümkün değil.
Hangi niyetle kurulurlarsa kurulsunlar, bir süre sonra kimisi ekonomik güçlükler nedeniyle, kimileri de üyelerinin ideolojk tutumları nedeniyle bir destek, güç arayışına giren Sivil Toplum Kuruluşları, bir süre sonra ister istemez bir lokal örgütlenmesine ya da bir siyasi merkezin arka bahçesine dönüşüyor.
Kuşkusuz bütün bu geniş yelpazede kendi bağımsızlığını koruyarak, hiçbir güce dayanmadan, tam anlamıyla sivil davranan, resmi ideolojiye, sisteme muhalif olabilmeyi başarmış az sayıda Sivil Toplum kuruluşu elbette var.
İşte bunlardan biri de yurdun değişik illerinde eş zamanlı olarak biri ortak, diğeri yerel bir konudan oluşan iki gündemli toplantılarda “vekil-müvekkil buluşması” adı altında STK temsilcileriyle milletvekillerini buluşturan küçük Millet Meclisleri.
En belirgin ilkesi” Önyargılar giremez” olan ve farklı görüşlere sahip insanları bir masa etrafında toplayıp, konuşulabilir ortamlar yaratan küçük Millet Meclislerinde katılımcılar; birbirlerine fikirlerine dayatmak yerine, kendisi gibi düşünmeyenlerin de görüşlerini dinleme, birbirlerine tahammül etme, anlamaya çalışma kültürünü de geliştirmiş oluyorlar.
Çok önemli bir dönemeçten geçen ülkemizde toplumun en çok ihtiyacı olan empati kurma; kendisi gibi olmayanları öteleme, yok sayma, inkar yerine; onlarla eşit yurttaşlık temelinde barış içinde bir arada yaşama kültür ve alışkanlığının tüm topluma yayılmasında küçük Millet Meclisi toplantılarının çok büyük katkısı oluyor.
Bodrum küçük Millet Meclisi oluşumu içerisinde yer alan biri olarak doğrusu, çok önemli ve anlamlı bir iş yaptığımıza inanıyor, toplumsal barışa katkı sağlamış olmanın haklı gurur ve onurunu yaşıyorum.
Kendi bulundukları bölgelerde tüm siyasi parti ve görüşlere eşit uzaklıkta değil, eşit yakınlıkta olmayı ilke edinmiş olan küçük Millet Meclislerinde hiyerarşik bir yapı olmadığı gibi, dileyen herkes bu çalışmaların içerisinde yer alabiliyor.
Ülke gündeminde hangi konu varsa, o konuyu masaya yatırıp tüm katılımcıların ortak çabalarıyla bir sonuç raporunun çıkarılıp, daha sonra bunun bir Ortak Payda Raporu haline getirilmesi ve TBMM. de kamuoyuyla paylaşılıp, siyasi parti gruplarına, meslek odası ve sendika merkezlerine gönderilmesi yapılan işi daha anlamlı hale getiriyor.
Yani yapılan tüm çalışma kayıt altına alındığı ve toplumla paylaşıldığı için kimi çalışmalarda olduğu gibi “söz uçar, yazı kalır” demek söz konusu olmuyor.
Ancak yapılan her olumlu işlerde olduğu gibi Türkiye küçük Millet Meclisi’nin yaptığı çalışmalara da değişik gerekçelerle karşı çıkan, itibarsızlaştırmaya çalışan kişi ya da gruplar da olmuyor değil.
Tıpkı barış sürecine katkı koymak isteyen akil insanlara, geçmişte yaptıkları tüm olumlu çalışmaları bir anda yok sayıp, barış projesini AK Parti projesi olarak değerlendikleri için karşı çıkanlar, anlamsızca saldıranlar olduğu gibi.
Oysa hepimiz biliyoruz ki, barış; bir toplumsal projedir ve önemli olan bu projeyi kimin yürüttüğünden çok, getireceği sonuçlardır.
Yine hepimiz biliriz ki barış, karşıtlar arsında yapılır. Güneydoğuda onlarca insanın öldürüldüğü kan davalarının sonucunda taraflar bir araya gelip barışabiliyor, dünya savaşlarını sonlandırmak için milyonlarca insanın ölmesinin ardından düşman taraflar bir masa etrafında oturup, barış görüşmeleri yapıyor, hatta yeni ülkelerin oluşması, yeni sınırların çizilmesini sağlayabiliyorlarsa, barış sürecine ama,lakin, fakat gibi sözcüklerle mahcup itirazlar yapmanın izahı ne olabilir?
Sürecin yöntemine ilişkin itirazlarınız, çekinceleriniz olabilir ama salt bu süreci AK Parti sürdürüyor diye cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden birine sudan bahanelerle karşı çıkmak kime ne yarar sağlayabilir?
Her şeye rağmen barış sürecine ve akil insanların bu sürece katılımlarına farklı görüşlerle yaklaşan insanların özgürce fikirlerini tartışabilecekleri en uygun platformun küçük Millet meclisleri olduğunu düşünüyorum.
Bodrum küçük Millet Meclisi olarak bizlerde Ege bölgesinde görev yapan Akil İnsanları Bodrum da ağırlayıp, STK temsilcileri ve ilgi duyan yurttaşlarla bir araya getirmek istiyoruz.
Önyargılarımızı salonun dışında bırakıp, Akil İnsanların barış sürecine koyabilecekleri katkıyı sorgulamak, düşüncelerimizi uygarca onlarla ve katılımcılarla paylaşmak pek zor olmasa gerek.
Unutmayın ki Akil İnsanlar da her biri alanlarında kendilerini kanıtlamış, en az hepimiz kadar ülkelerini ve insanlarını seven, kavga ve ölümlerin bitip, barış ortamının sağlanmasını isteyen kişilerdir.
Tümünün iktidar yanlısı olduğu gibi bir algı, onlara yapılacak en büyük haksızlıktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları



























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020