Bayram ZİLAN
7 Haziran seçimlerinde bazı sandıklarda çıkan sonuçlar “seçim güvenliğini” bir kez daha tartışılır hale getirdi. Ayrıca Doğu ve Güneydoğu’daki “seçmenlerin güvenliği” de üzerinde düşünülmesi ve çözülmesi gereken sorunların başında yer alıyor. Hatırlayın, 7 Haziran öncesi özellikle muhalefet partileri, merkez medya ve paralel yapı günlerce “Ak Parti’nin seçimlere hile karıştıracağını” ve “seçimlerin şaibeli olacağını” iddia etti. Bu yönde haberler yapıldı, manşetler atıldı, algı operasyonları yapıldı. Fakat bu iddiaların tamamı 7 Haziran akşamı bir gecede bıçak gibi kesildi. Çünkü o geceki sonuçlara göre HDP %13 oy almış, Ak Parti’nin tek başına iktidar olma şansı kalmamıştı. Dolaysıyla artık “hile yapıldı” iddialarını sürdürmenin anlamı da kalmamıştı. Tabi eğer Ak Parti tek başına iktidar olsaydı veya HDP barajı aşmamış olsaydı, büyük ihtimalle bugün biz “hileleri” konuşuyor olacaktık. Fakat bugün hiç kimse Ak Parti’nin yapacağı iddia edilen “sözde elektrik kesintilerinden”, “hilelerden”, “şaibelerden” bahsetmiyor. HDP’nin “kusursuzca” elde ettiği “absürd” sonuçları tartışmıyor.
Ne var ki, sandık sonuçları detaylı incelendiğinde, bilhassa bazı tutanaklara bakıldığında insanı hayrete düşüren sonuçların çıktığı görülmektedir. Doğrusu bazı sandıklarda HDP’ye çıkan “tulum” oylar “insanüstü” bir gücü ima ediyor. Açıkça belirtmek gerekir ki, sandık ve seçmen güvenliği ne Ak Parti ne de başka bir partiyi tek başına ilgilendiren bir meseledir. Bu mesele, bütün siyasi partilerin birleşip çözüm üretmek zorunda olduğu, doğrudan demokrasi, adalet ve eşitlik ilkelerini ilgilendiren bir mesele olarak karşımızda durmaktadır.
Bakınız, Doğu ve Güneydoğu’da 200’ün üzerinde sandıkta “sıfır geçersiz oy” çıkıyor. Bu sandıklarda oy kullanan seçmenlerin tamamı hiç fire vermeden ve hiçbir hata yapmadan “insanüstü bir güçle” oylarını HDP’ye veriyor. Kullanılan 18,381 oyun tamamı “sıfır hata ve sıfır fire” ile kullanıyor. Bu sandıkların tamamında HDP dışında herhangi bir partiye tek bir oy çıkmıyor ve kullanılan bütün oylar geçerli sayılıyor. Dahası, sandıklarda kayıtlı seçmen sayısından daha fazla oy çıkıyor. Yani sandık görevlilerin tamamı da HDP’ye oy veriyor. Oysa sandıkta diğer siyasi partilerin görevlilerinin de olması gerekiyor!
Bu tablo “insan doğası”na aykırı bir tablodur. Sorun, bütün oyların HDP’ye çıkması değildir. Aynı şekilde, Ak Parti, MHP ve CHP’ye de “0 geçersiz oy, sıfır hata ile tulum oy” çıksaydı yine sonuç “sorunlu” olurdu.
Artık şunu kabul etmemiz gerekiyor. Geleneksel yöntemler kullanılarak yapılan seçimler, uzun hazırlık süreçlerini gerektiriyor. Mevcut seçim yöntemleri, hatalı ve sahte oy kullanımı, oy sayımı yanlışlıkları, uzun sayım süreçleri ve yüksek maliyetler gibi olumsuzluklar içeriyor. Türkiye’nin ekonomi ve politikasını doğrudan etkileyen bu olumsuz durumları ortadan kaldırmak için mevcut sistemi “elektronik” ortama taşımak artık bir zorunluluk haline gelmiştir.
Bu minvalde önümüzdeki seçimlerde “parmak izi” uygulamasına geçmeyi öneriyorum. Şüphesiz bu uygulama için veri tabanı ve zaman gerekiyor. Ancak bütün bu alt yapıyı aşamalı olarak gerçekleştirmek de mümkün.
Söz gelimi, önümüzdeki olası erken seçimde öncelikli olarak eski sistemde olduğu gibi sandıklar kurulur, seçmen listeleri muhtarlıklarca askıya asılır. Seçim günü kurulacak 175.000 sandığın tamamına “Parmak İzi Okuyucu” cihazları gönderilir. Oy kullanmaya gelen seçmenlerin parmak izleri alınır. Daha sonra eski sistemde olduğu gibi seçmenler perde arkasına geçip oyunu kullanır, zarfı sadığa atıp gider. Böylelikle ilk seçimde 55 milyon seçmenin en az 50 milyondan parmak izi kaydı alınmış olur. Seçimden sonra parmak izi alınamamış seçmenlere ve 18 yaşını doldurarak oy kullanma hakkı elde edecek her seçmene “çağrı gönderilerek” parmak izi kaydının alınması için YSK, Muhtarlık veya Emniyet’e gelmesi istenir. Bu işlem, bir sonraki seçimde kullanılmak üzere Türkiye’de “seçmen parmak izi veri tabanı” oluşturulmasını sağlar. Dolaysıyla bir sonraki seçimlere başlamadan önce Türkiye’de artık bütün seçmenler “parmak izi karşılaştırmasıyla” oy kullanır hale gelir. Ve bir sonraki seçimde sandıklar yerine “elektronik akıllı ekranlar” konulur. Oy kullanmaya gelen seçmenler parmak izi tanıma aşamasından geçtikten sonra akıllı ekrana dokunarak çok pratik bir şekilde istediği partiye oyunu vermiş olur. Bu yöntemle seçmenler oy pusulasına mühür basma, mühür basarken hata yapma gibi uğraştırıcı ve zaman alıcı durumlarla karşılaşmaz. Oy sayma, oy taşıma, güvenlik vs gibi maliyetli, tartışma yaratan, zaman alıcı, zahmetli süreçler ortadan kalkar. Sonuçlar çok kısa bir süre sonra ilan edilir. Maliyetler düşer, zaman ve iş gücü tasarrufu sağlanır. Her şeyden öte, sonuçlarla ilgili kimsenin şüphesi ve kaysısı olmaz. Türkiye gündemini meşgul eden “hile” “oy çalma” gibi iddiaların ve tartışmaların tamamı biter. Seçim ve seçmen güvenliği sağlanmış olur.
Ancak bu sistem, dediğimiz gibi, aşamalı olarak gerçekleşebilir. Önümüzdeki ilk seçimde parmak izi veri tabanı oluşturulur, ikinci seçimde tam olarak “elektronik sisteme” geçilir. Önümüzdeki ilk seçimde (erken seçime de yetiştirilebilir) bütün sandıklarda seçmenlerin parmak izlerinin alınması bile bir başkası yerine oy kullanma gibi “hileleri” ortadan kaldırır. İkinci seçimlerde ise Türkiye’de seçimler artık tamamen “elektronik ortamda” yapılır hale gelir.
Bakalım bu önerimize “trafoya kedi girdi” “Ak Parti hile yapıyor” “oylar çalınacak” vaveylası koparanlar “hangi demokratik bahaneyi” öne sürerek karşı çıkacak?
Bekleyip görelim…
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları






























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.05.2024
7.05.2024
3.05.2024
29.04.2024
26.04.2024
18.04.2020
25.02.2020
12.02.2020
19.01.2020
15.01.2019