Etyen MAHÇUPYAN
Hükümetin kendi konumuyla ilgili olarak idrak ettiği ilk gerçeklik, yüksek toplumsal desteğe karşın 'devleti' yönetmekte zorlanmasıydı.
İkinci olarak ise bu zorlanmanın bizzat devletten yansıyan bir direnç sonucu ortaya çıktığını ve hükümeti zaafa sürüklemek üzere de esas olarak Kürt meselesinin kullanılacağını idrak etmesiydi. Her iki konuda da AKP kendisini somut ikilemlerin ortasında kalmış olarak değerlendirdi ve hareket kabiliyetini, diğer deyişle siyaset yapma yeteneğini kullanmaktan önemli ölçüde imtina etti. Bu siyasetsizlik tercihinin güvencelerinden biri ihtiyaç duyulan düzenlemenin yeni bir anayasa sayesinde yapılabileceği inancıdır. Nitekim kamuoyu yoklamaları 82 Anayasa'sının prestij kaybını kanıtlıyor, toplumun neredeyse her kesiminin yeni ve daha özgürlükçü bir sözleşme aradığını gösteriyor.
Söz konusu psikolojik hazır olma hali hükümetin de elini büyük ölçüde kolaylaştıran bir imkan. Çünkü AKP Kürtlerin temel haklarını tanıyan bir iktidar olarak, daha uzun yıllar Türkiye'yi yönetme meşruiyeti elde edeceğinin farkında. Ne var ki bu hakların tanınması sürecinde milliyetçi cenahın oylarını elden kaçırmaktan da korkuyor. Dolayısıyla Kürt 'açılımının' ya zamana yayılıp sindirilerek, ya da bir siyasi konsensüse dayanılarak yapılmasını tercih ediyor. Böylece her partiden eşit kişinin bir araya geldiği 'anayasa uzlaşma komisyonu' çözümüne geliyoruz. Hiçbir partinin yeni anayasaya itiraz edemediği bir tarihsel momentte, Kürt meselesinde şahin pozisyonları savunan partilerin de işin içine katılması yüzeysel bakışla bir taşla birkaç kuş vurmayı sağlıyor: Eğer konsensüs sağlanırsa, bunun siyasi getirisi hükümet lehine olacaktır; eğer konsensüs sağlanamaz ve konjonktür de müsait olmazsa, hükümet rahatlıkla reformlardan geri adım atabilir ve bunun yükünü muhalefete yıkabilir; buna karşılık eğer konjonktür uygunsa AKP Kürtlerin haklarını içeren bir anayasa önerisi üretip referanduma götürebilir ve bu kez de muhalefeti arkaik bir siyasi konuma mahkum etmiş olur.
Ama ya konjonktür müsait olmaz veya reformların yapılmamasının esas yükü yine de hükümetin üzerine kalırsa? Bu ihtimal sanıldığından çok daha kuvvetli, çünkü 'konjonktür' dediğimiz şeyin ana unsuru PKK'nın stratejisi. Buna Kıbrıs nedeniyle duracak olan AB sürecini ve yaklaşan 2015 yılı nedeniyle artacak olan dış baskıyı eklediğinizde, hükümetin milliyetçiliği dikkate almayan bir tutum izlemesinin çok zor olacağı ortaya çıkıyor.
Ancak anayasa konusunda ikilem bununla sınırlı değil... Çünkü AKP açısından yeni anayasanın değeri, getireceği temel hak ve özgürlüklerde somutlaşmıyor. Hükümet bu demokratikleşmenin karşısında değil ve bunun bizzat kendi seçmeninin tercihi olduğunun tabii ki farkında. Ama kendi esas sorununun güvenlik bürokrasisini yönetememek olduğunun bilinciyle, anayasanın sivil yürütmeye yeni bir meşruiyet zemini yaratmasını hedefliyor. Böyle bakıldığında 'AKP yeni anayasa istiyor mu?' sorusu iyice anlamsız hale geliyor, çünkü aslında AKP'nin yeni anayasaya acilen ihtiyacı var.
Sorun şu ki, 'karşı taraf' da hükümetin bu ihtiyacının ve yaşadığı sıkışmanın farkında. Stratejileri yeni anayasanın bir 'AKP anayasası' olacağı ve bu sayede hükümetin devleti ele geçirerek otoriter bir rejim kuracağı propagandasına dayanıyor. Saçma gerekçelerle bezenmiş iddianamelerin ve yasal zemini zayıf tutukluluk hallerinin devamı da bu stratejiye cephane sağlıyor. Diğer taraftan unutmamak gerek ki, AKP bir 'İslami' parti... Kendisini dünyaya kanıtlamak durumunda hisseden, siyasi anlamda 'İslamcı' olmadığını, ülkeyi demokratikleştirdiğini ve batıya yaklaştırdığını göstermeye çalışan bir parti. Dolayısıyla AKP'nin en istemeyeceği şey, yeni anayasanın dünya kamuoyu nezdinde bir 'AKP anayasası' olarak tescil edilmesidir.
Böylece bir kez daha 'anayasa uzlaşma komisyonunun' hikmetine geliyoruz. AKP hem acilen yeni bir anayasa istiyor, hem de bunun kendisine 'yapışmamasını', bir konsensüs süreci sonucunda ortaya çıkmasını arzuluyor. Eğer bu konsensüs oluşmazsa, o zaman da hükümetin 'mecburen' bir anayasa önerisi üretmek zorunda kaldığının herkes tarafından görünür olması umuluyor. Ancak Kıbrıs tıkanmasının ve 1915'in yüzüncü yılı 'hazırlık etkinliklerinin' oluşturduğu atmosferde, PKK'nın da tahrikiyle hükümetin milliyetçiliğe tıkanması son derece muhtemel... Böyle bir gelişme AKP'nin yeni bir anayasa iradesinin geçici bir süre için rafa kalkmasını ve neredeyse 82 Anayasa'sı ile uyumlu bir hükümet etme mantığının ortaya çıkmasını ima edebilir. Ne var ki Türkiye'de statüko epeyce güçlü bir 'geleneğe' sahip... Bu geçici sürenin 'iyi' kullanılacağından ve AKP'ye kalıcı bir darbe vurmak üzere araçsallaştırılacağından şüphe edilmesin.
Anayasa hükümet için hem bir can simidi, hem de eğer doğru şekilde yapılamazsa taşıyamayacağı kadar ağır bir yük. Bu ikilem AKP'nin 'yavaşlığını', toplumsal destek alma uğraşlarını ve hâlâ içeriğe ilişkin konuşmamasını yeterince açıklıyor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024