Halil BERKTAY
[7.5.2019] Bugünkü (Salı) gazete ve internet sitelerinde, doların 6.15’e çıktığı yazıyor. Kim yorumcu da bunu, Yüksek Seçim Kurulu kararlarının artırdığı iç-dış kaygılara bağlamış. Sakın inanmayın. Hepsi uydurma. En hakikî anlamıyla uydurma. Çünkü ne dolar var, ne TL, ne döviz piyasaları, ne de YSK diye bir kurum. Dolayısıyla okuduğunuzu sandığınız o kararlar da tamamen fiktif. Bir hayal dünyasına ve böyle bir hayal dünyası yaratmaya yönelik, kökleri 17. yüzyıl kadar gerilere giden bir komploya ait. Sabredin. Aşağıda anlatacağım.
* * *
Borges’in 1940’ta yayınlanan Tlön, Uqbar, Orbis Tertius öyküsü “Uqbar’ın keşfini bir ayna ile bir ansiklopedinin yanyana gelmesine borçluyum” cümlesiyle başlar (İngilizcesinden bütün çeviriler bana ait). Gerçek hayattaki en yakın arkadaşlarından, Arjantinli romancı Bioy Casares ile birlikte, geç vakitlere kadar yemek masasında oturmaktadırlar. Aynadaki görüntülerini tuhafsar, kendilerini eğreti ve tedirgin hissederler. Bioy Casares, “Uqbar’ın heretik mezhep kurucularından biri”nin sekse ve aynalara ilişkin, insan soyunu gereksiz yere çoğaltıyorlar kabilinden bir sözünü aktarır. Kaynak olarak da. Encyclopaedia Britannica’nın 1902 baskısının “yetersiz” bir yeniden basımı diye tarif ettiği Anglo-American Cyclopaedia’yı gösterir. Kitaba bakar ama Casares’in okudum dediği bölümü bulamazlar. Başka atlas ve ansiklopedilerde de “Uqbar” bir türlü çıkmaz karşılarına. Ancak ertesi gün Casares, aynı ansiklopedinin bir başka basımında bulduğu dört sayfalık “Uqbar” bölümünü getirir. Ya Irak ya Anadolu’da esrarengiz bir bölgedir Uqbar. Edebiyatı tamamen fantastik niteliktedir. Mlejnas ve Tlön denen mitolojik diyarlarda geçer. Derken, Borges’in babasının arkadaşlarından Herbert Ashe diye bir İngiliz mühendis ölür ve Borges’e bir kitap bırakır. Tamamen Tlön’e hasredilmiş bir ansiklopedinin 11. cildidir. Hayalî Uqbar’ın efsanelerinin ait olduğu hayalî Tlön ülkesinin tarihi, kültürü ve felsefesini ele almaktadır. Tlön insanlarının, kendi dünyalarının objektif gerçekliğini kabul etmediklerini öğreniriz. Tlön’de konuşulan dillerden birinde hiç isim yoktur. Ay değil de aylamak vardır örneğin; dolayısıyla “ay suların üzerinde yükseldi” değil, ancak “yukarı akışın üzerinde ayladı” diyebilirsiniz. Tlöncenin bir başka türünde, fiillerin yerini tek heceli sıfatlar alır. Bu sefer de ay, “karanlık zemin üzerindeki yuvarlak hafif-ışık” veya “gökyüzünün soluk turuncusu” şekline bürünür. Felsefe, tümdengelim, tümevarım, ontoloji, tarih… hepsi imkânsızlaşır, yapılamaz olur.
Sonra Borges bir de (güya) 1947 tarihli bir Zeyl (Postscript) koyar önümüze. Uqbar’ın da, Tlön’ün de, 1941’de keşfedilen bir mektupta anlatılan kökenini buradan öğreniriz. Meğer 17. yüzyılda “ya Luzern’de ya Londra’da” Orbis Tertius diye gizli bir örgüt kurulmuşmuş. Aralarında, sübjektif idealizm savunusuyla ünlü filozof Berkeley de varmış. Gerçekte olmayan Uqbar diye bir ülke yaratrmayı ve insanları buna inandırmayı amaçlamışlar. Bunun nesiller boyu uzanan bir çaba gerektireceğini anlamışlar tabii. Dolayısıyla her ustanın kendine bir çırak seçmesi, sonra onların da kendilerine başka çıraklar seçmesi gerekmiş ki proje sürdürülebilsin. Bir ara çeşitli baskı ve koğuşturmalara uğramışlarsa da, 19. yüzyılda Amerika’da tekrar canlanmışlar. Ezra Buckley diye egzantrik bir milyoner, neden tek bir ülke yaratmakla yetinelim; iyisi mi bütün bir dünya olsun demiş. Tlön dünyası böyle vücut bulmuş. Daha önce sırf 11. cildinden haberdar olduğumuz, aslı kırk ciltlik İlk Tlön Ansiklopedisi de (A First Encyclopaedia of Tlön) meğer bu amaçla Buckley tarafından yazdırtılmışmış. Tamamı 1944’te bulunmuş ve Memphis, Tennessee’de yayınlanmış. Başka yayınların içine Uqbar ve Tlön konulu maddelerin sızdırılması da gene bu hayalî diyarlara gerçeklik kazandırmak için yapılıyormuş. Zeyl’in tarihi diye verilen 1947’ye geldiğimizde, (gizli bir bilim ve teknolojinin ürünü olduğu anlaşılan) esrarengiz Tlön objeleri de yeryüzünde yayılmaktaymış.
* * *
Ne kadar aptalmışım, geçmişte üst akıl diye bir şey yok dediğimde. Varmış pekâlâ, hem de ne biçim! Borges’in izinden giderek, yıllardır alttan alta sürdürdüğüm araştırmalarımın bazı sonuçlarını, ilk defa burada açıklıyorum. Orbis Tertius cemiyeti günümüzde de faaliyette. Dahası, bir şubesini de bölgemizde, Orta Doğu’da açmış bulunuyor. Borges’in öyküsüne, 2071 tarihli ikinci bir Zeyl (Postscript II) eklenmiş. Oradan öğreniyorum ki, üye kaydettikleri arasında en yüksek bazı politikacı ve devlet adamları da var. Adlarını versem, dudağınız uçuklar. Asıl önemlisi, bütün medya ellerinde. Yanlış anlaşılmasın; medya tabii birilerinin ellerinde de, hayır, göründüğü gibi değil; Orbis Tertius’un ellerinde demek istiyorum. Bu suretle, Uqbar ve Tlön’ün yanına, üçüncü kuşak hayal ülkesi olarak Türkiye’yi de eklemek amaçlanıyor.
Nitekim şu anda yeraltı matbaalarında, elli ciltlik bir Yeni Türkiye Ansiklopedisi hazırlanmakta. Sıfır noktası kabul edilen 2016 yılından başlıyor. Bilinmeyen bir el tarafından bana gönderilen, bugün masamın üzerinde bulduğum 2. cildinde, Osman Kavala, Ahmet Altan ve Füsun Üstel denen kişilerin nüfus kayıtlarına hiçbir yerde rastlanmadığı, dolayısıyla bu insanların mevcudiyeti ve mahkûmiyetinin birer evhamdan ibaret kaldığı kaydediliyor. Aynı paketten çıkan 3. cildinde ise, aslında yerel seçimlerin hiç yapılmadığı; 3. değil 13. ay olduğu ve 31 gün değil 28 gün tuttuğu; muhalefetin bütün komplo ve usulsüzlüklerini olmayan bir olay etrafında ördüğü; Yüksek Seçim Kurulu diye bir şeyin de mevcut bile olmadığı, esasen Yeni Türkiye’de konuşulan dillerde yüksek, seçim, kurul, hak, hukuk, adalet, meclis, parlamento, anayasa, doğruluk, dürüstlük, namus, ahlâk ve gerçek sözcüklerine rastlanmadığı (belki geçmişte kullanılmış olabilecekleri, ancak zamanla işlevsel karşılıkları kalmadığı için kullanımdan düştükleri); dolayısıyla eski Yüksek Seçim Kurulu konseptinin ancak “her nasılsa başkanlığın tâyinleri dışında kalan çok nadir insan tercihleri ve hareketliliklerini, kimse yanlış heveslere kapılmasın diye gözlerden saklamakla yükümlü görevliler grubu” şeklinde ifade edilebildiği… anlatılıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları






























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024