Halil BERKTAY
Fransız milliyetçiliğini anladık; Faşizmi ve Mussolini’yi anladık; Nazizmi anladık. Peki, Sovyetlere ne oluyor(du) ?
Karanlık Kıta’da Mazower, Bolşeviklerin ilk ağızda cinsiyetler arasındaki ilişkilerde “nefes kesici” ufuklar açtığından söz eder : Kilisenin gücünü kırarak, ataerkil ayrıcalık geleneklerini silip süpürerek, kadınların da boşanma dâvâsı açma hakkını tanıyarak, Rus kadınlarını hızla özgürleştirdiler; Avrupa’da eşi olmayan bir serbestliğe kavuşturdular. Hattâ bazı Sovyet siyaset önderleri, zamanla aileyi tamamen feshedip özgür kadın-erkek birleşmelerini özendirmekten bile söz ediyordu. Devletin ve diğer burjuva kurumlarının “sönüp gitmesi”ne, savaşın zaten paramparça ettiği Rus ailesinin de “sönüp gitmesi” eşlik edecekti.
Hiç de öyle olmadı oysa; ismi var cismi yok, “proletaryanın kurtuluşu”ndan ibaret, somut çehresi henüz hiç tanımlanmamış bir Sosyalizm uğruna Çarlığı deviren 1917’yi, net olarak 1928’den itibaren Stalin’in “İkinci Devrim”i izledi. Aslında Sosyalizmi neredeyse sıfırdan tanımlayıp biçimlendiren; “devlet mülkiyeti + zorla kollektivizasyon + emredici planlama + hızlı sanayileşme” ayaklarına dayalı, cebrî bir ulusal kalkınma modeline dönüştürüp doktrinleştiren de bu “İkinci Devrim” oldu. Söz konusu şablon 1945’ten sonra bütün Doğu Avrupa ülkelerine, Çin’e, Küba’ya ve (yumuşatılmış bir “Kapitalist Olmayan Kalkınma Yol” biçiminde) yer yer Üçüncü Dünya’ya ihraç edilecek; bu çizgiden sapma, yerine göre “revizyonistlik” ve “kapitalizm yolculuğu”yla (Mao), yerine göre “liberalizm,” “emperyalizm işbirlikçiliği” ve (anti-Kemalist) “karşı-devrim”cilikle (Doğan Avcıoğlu) bir tutulacaktı.
Daha kısa vâdede ise, (tarihin en temel yasası uyarınca) “İkinci Devrim”in de bazı “öngörülmeyen” sonuçları oldu. Mevcut bütün sosyal ve cinsel ilişkiler tekrar bir yıkım ve dönüşüme uğradı. Köylü kadınlar şehirlere akın etti; İngiliz Sanayi Devrimini (ve bugünkü Çin’i) andıran “kentsel cangıl” koşulları doğdu. Geleneksel baba ve koca otoritesi diye bir şeyin kalmaması, boşanma ve (evlilik-dışı gebelikler yüzünden) kürtaj oranlarının hızla yükselmesine yol açtı. Bu ise hem mevcut işgücü, hem potansiyel nüfus açısından bir kayıp demekti. Bütün varlığını (Batıya) “yetişmek” uğruna hızla “büyüme”ye hasreden bir Devlet Gücü (ve ona eşlik eden yeni devlet fetişizmi ideolojisi) açısından bu, kabul edilemezdi. Üretim her şeyse, üreme de her şey olmalıydı. Bir Sovyet doktoruna göre, “kürtaj kadınların üretime katkısını azalttığı için devlete ağır bir yük bindiriyor”du; bu yüzden kötüydü ve önlenmeliydi.
Böylece Sovyetlerde Ekim Devrimi’nin birçok vaadi gibi cinsel özgürlük vaadinden de geri dönüldü; Avrupa’ya paralel ama tabii biraz farklı bir üreme ve annelik muhafazakârlığı şekillendi. Fransa’da kürtaj (aile madalyasıyla birlikte) 1920’de yasaklanmış; İngiltere 1929 tarihli Bebeklerin Yaşam Hakkını Koruma Yasası’yla kürtajı bazı durumlarda müebbet hapisle dahi cezalandırılabilir kılmış; Katolik ülkeler kürtaja hep şiddetle karşıyken, Papa XI. Pius’un “evliliğin kutsallığı” tamimi (1930) bu doğrultudaki baskıları iyice ağırlaştırmış; Faşist “Kamu Güvenliği Yasaları” çerçevesinde “İtalyan halkının doğurganlığını kösteklemek” devlet suçu, ya da devlete karşı işlenen suçlar kapsamına girmiş ve yasadışı kürtaj için ağır hapis cezaları getirilmiş, doktorlar böyle bütün vakaları rapor etmekle yükümlü kılınmıştı.
Aynı yıllarda SSCB’de de 20’lerin liberter yasaları, yerini, 1930’larda geleneksel aile değerlerinin tekrar yükselmesine bıraktı. Kadınlar üretici ve üremeci olmaya teşvik edildikçe, kürtaja başvurmaları da adım adım zorlaştırıldı ve nihayet 1936’da tamamen suç haline getirildi. Bu trajik dönüşümün öyküsü, Mazower’ın başvurduğu W. Z. Goldman’ın Women, the State and Revolution: Soviet Family Policy and Social Life, 1917-1936 (Cambridge, 1993) kitabının yanı sıra, Sheila Fitzpatrick, Orlando Figes, Moshe Lewin ve Ron Grigor Suny’nin daha yakın tarihlerdeki Sovyet tarihi sentezlerinin ilgili bölümlerinden de izlenebilir.
İyi de, ister Batıda ister Sovyetlerde, kürtajı gerçekten önlemeye yaradı mı bütün bunlar ? Bu soruya hiçbir yerde olumlu cevap vermek mümkün değil. Mazower’ın harika ifadesiyle, “devletin ne istediği başkaydı, kadınların ne istediği gene başka.” Kısa zamanda görüldü ki, polisin kürtaj yasağını uygulaması Napolyon döneminde ne kadar zorduysa, 20. yüzyılda da o kadar zordur. Savcılar her sınıftan kadınlar arasında son derece yaygınlaşmış bir pratiği engellemede âciz kaldılar. Uzmanlar 30’larda Fransa’da her yıl en az 500,000, küçücük Belçika’da ise 150,000 kürtaj yapıldığını; bu konuda Üçüncü Reich’ın ilk yıllarından bile daha yasakçı olan Weimar Almanyası’nda ise yıllık kürtaj ortalamasının belki 800,000’e yaklaştığını tahmin ediyor.
Özetle, kürtaj düzenli, çağlar boyu ve modern toplumda da oldukça yerleşmiş bir doğum kontrol yöntemi, bir emniyet süpabıdır kadınlar için. Kanun yoluyla yasaklanması, sadece gizli saklı kılmaya ve kadın ölümleri tehlikesini arttırmaya yarar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları






























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024