İbrahim Karagül
2023’ten umutlarını kestiler. Olağanüstü arayışlar başladı. İstiklal Savaşı içeride yaşanıyor. 15 Temmuz’dan beter olursunuz!
Asıl “İstiklal Savaşı” Türkiye’nin kendi içinde yaşanıyor.
Anadolu’nun kurtuluşu için verilen mücadele, Türkiye’nin kurtuluşu için bir kez daha veriliyor. Ama tehdit, Ege’nin karşı yakasında değil, bu sefer içeride. Saldırı içeriden geliyor. “İşgal” içeriden yürütülüyor.
Bu; Erdoğan’ı devirmenin çok ötesinde bir hesap. Çok azımız farkındayız belki ama Türkiye’yi devirmeye çalışıyorlar. Bu amaçla Çanakkale’de karşımızda olanlar kadar geniş bir ittifak kurdular.
Osmanlı çöktü Cumhuriyet’i kurduk. Dünya düzeni çöktü, harekete geçtik. Buna saldırıyorlar.
Osmanlı çöktükten sonra Cumhuriyet’i kurabildik. Şimdi dünya düzeni çöküyor. Biz yeni ve çok daha güçlü bir şey inşa etmeye çalışıyoruz. İşte onu durdurmaya, yıkmaya çalışıyorlar. Ona saldırıyorlar.
ABD ve Avrupa’nın, İsrail ve bazı bölge ülkeleri ile birlikte yürüttüğü “Erdoğan’ı devir, Türkiye’yi durdur” planlamasının bütün mevzileri bu amaçla içeride oluşturdu. Dışarıdan çevreleyenler en şiddetli cepheyi içeride kurdu.
Türkiye’ye karşı savaş içeriden yürütülüyor. Türkiye’yi Türkiye ile vurmaya çalışıyorlar. Silahlarımızı, kurşunlarımızı kendimize, ülkemize, vatanımıza, inançlarımıza, ideallerimize ve gelecek hesaplarımıza çevirdiler.
Erdoğan’ı devirince, yerine kontrol edilebilecek birini atayınca, bu savaşı kazanacaklar. Öyle planlıyorlar. Ama bunu başarırlarsa gerçekten kazanacaklar.
“Bizi gör, bizi seç, biz Türkiye’yi durdururuz” diyen siyasi liderler.
Türkiye’yi bu yoldan çevirecekler. İçeriye sıkıştıracaklar. Kendileri için bir garnizona dönüştürecekler. Uyanan bir milleti bir yüz yıl daha susturup uyutacaklar. Hesapları bu.
Bu role talip o kadar siyasi parti, siyasi lider var ki; pervasızca, acımasızca, nasıl algılanacağını düşünmeden, “tarih bizi nasıl yazacak” demeden Avrupa başkentlerinden, ABD’den destek dileniyor, onlara yardım çağrıları yapıyor.
“Bizi gör, bize görev ver, bizi seç” diyen o kadar isim dolaşıyor ki ortada. “Biz Türkiye’yi durdururuz. İçeriden durdururuz. Ege’de, Akdeniz’de, Libya’da, Kafkaslar’da, Suriye ve Irak’ta durdururuz” sözü veriyorlar. En önemlisi de, “Birinci Dünya Savaşı sonrası mevziye geri çekeriz” diyorlar.
Sadece CHP sanıyorsunuz. İslamcı, milliyetçi, solcu, liberal, ulusalcı hepsi var.
Gönüllü kölelik bir fikir değil, tercih değil, bir karakter zaafı, bir ruhsal hastalıktır.
Siz bunları CHP ya da klasik muhalefet sanıyorsunuz. Siz bunları PKK, DHKP-C gibi terör örgütleriyle sınırlı sanıyorsunuz. Siz bunları Batı’nın içerideki dar kurye ağları sanıyorsunuz. Siz bunları Osmanlı’dan Cumhuriyet’e aktarılan, bugünlere taşınan güçlü aileler, “yerli görünen yabancılar”la sınırlı sanıyorsunuz.
Ama öyle değil. İslamcı, milliyetçi, solcu, etnik ayrımcı, liberal, ulusalcı bütün siyasi kimliklerden bir yapı oluşturdular. Bir vesayet cephesi, bir Türkiye’yi durdurma bloku inşa ettiler.
Dün Erdoğan’ın yanında olan bugün en çirkin dili kullanıyor.
Daha dün Erdoğan’ın yanında olan, en kritik görevlerde bulunan isimlerin bugün en çirkin, en seviyesiz siyasi dili kullandıklarını, en korkunç saldırıları yaptıklarını, Türkiye’nin tarih yürüyüşüne cephe aldıklarını görüyoruz.
Ülkenin iyiliği için tek söz etmeden, tek bir şey önermeden, yıkıcı cephelere yamandıklarını görüyoruz. Hayatları boyunca büyük Türkiye söylemleri ile öne çıkanların bugün ABD ve Avrupa başkentlerinde “bize rol verin” diye yalvardıklarını görüyoruz.
Marmaris’e giden suikastçiler gibi.
CHP’li Engin Altay’ın “Umarım Erdoğan’ın sonu da Menderes’e benzemez” cümlesi bir siyasi hesabı açık ediyor. Bunu CHP’den ve unsurlarından defalarca duyduk.
Onlar Erdoğan’ın sadece devrilmesini değil, idamını bir siyasi hedef haline getirdiler. 15 Temmuz’da Marmaris’e giden suikastçilerle Engin Altay’ın açık ettiği misyon aynı.
Ancak bu CHP ile sınırlı değil artık. Erdoğan’dan ayrılan Ali Babacan’ın; “sadece emekliler değil, muvazzaf askerler de böyle bildiriler yayınlayabilir” anlamına gelen cümleler kullanması bize başka bir şeyi işaret ediyor.
Bir siyasi proje bu: “Erdoğan’a bir son hazırlamak.” Kimler var?
Bu, “Türkiye’yi durdurma”ya ayarlı ABD ve Avrupa projesinin nihai hedefi. Erdoğan’ı devreden çıkarırlarsa Türkiye’yi durdurabileceklerine inandıkları için bunu bir siyasi proje olarak muhalefet ittifakının önüne koydular.
Hiç birinin itirazı olmadı, hepsi sahiplendi. Şimdi CHP’den PKK’ya, Ak Parti’den ayrılan “muhafazakar muhalefet” partilerinden ittifakın diğer üyelerine hepsi bu misyonla “Erdoğan’a bir son hazırlamak” için çalışıyor.
Bu yapılar ve çevreler “Türkiye Ekseni”ne, Türkiye’nin yüz yıl sonra yeniden ayağa kalkmasına, kendisinin bir merkeze dönüşmesine, bölgesel ve küresel güç biriktirmesine karşı silah kuşandı.
2023’den umut kestiler.
ABD’nin, Avrupa’nın, İsrail’in, “Türkiye Uyanışı”ndan huzursuzluk duyan ülkelerin silahını sadece Erdoğan’a değil, ülkeye, millete, yüzlerce yıllık siyasi genetiğe ve hafızaya doğrulttular.
2023’den umutlarını kesmişler. Normal yollardan, siyasi süreç içinde Erdoğan’ı devirebileceklerine dair umutlarını yitirmişler. Sadece onlar değil, “Türkiye’yi devirme”ye çalışan arkadaki güçler de umutlarını kesmiş.
Bu yüzden darbe, idam, demokrasi dışı araçlarla müdahale umutlarını yeniden yeşertiyorlar. Özellikle AK Parti’den ayrılanlarda 15 Temmuz saldırısının başarısız olmasının hayal kırıklığı çok belirgin.
Yeni bir “olağanüstü durum” arayışı. “Acaba bize bir fırsat daha çıkar mı?”
“Acaba bir fırsat daha çıkar mı” beklentisi aşikar. Bu amaçla bir tür “olağanüstü durum arayışı” çok öne çıkıyor. Kullandıkları siyasi dilin çirkinliği ve seviyesizliği PKK-FETÖ literatürü ile birebir aynı.
Yalan ve kurgunun böylesine sistematik hale getirilmesi, bunun bir siyasi dil olarak pazarlanması tamamen FETÖ öğretisidir. Onlara da bunu kimlerin öğrettiğini zaten biliyoruz. Öyleyse birileri birilerini bir şeyler için ikame ediyor demektir.
“15 Temmuz’dan beter ederiz…”
AK Parti’den ayrılan iki siyasi partinin kullandığı dil CHP’den daha kirli. Onların oluşturduğu medyanın kullandığı dil Sözcü gazetesinden daha seviyesiz.
Türkiye’yi kendisiyle vurmak. Muhafazakar kimlikli iktidarı muhafazakarlarla bitirmek. Erdoğan’ı kendi (eski) adamları ile devirmek.
Mesele, proje, hesap budur.
CHP’yi Engin Altay’a ve tüm açık ve gizli darbecilere İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cümlesi ile cevap verelim: “15 Temmuz’dan beter ederiz…”
Olağanüstü arayışa girenler: Bu sefer yer yerinden oynar.
2023’de amaçlarına ulaşamazlarsa ya da ulaşamayacaklarını anlarlarsa bir “olağanüstü müdahale” daha deneyecekler. Bunun en büyük kanıtı kendi ifadeleri, duruşları, arayışları, çalışmaları.
Bu sefer “karşı darbe” sadece onlara değil, arkalarındaki bütün güçlere karşı da olacak. İşte o zaman yer yerinden oynar.
Hiçbir güç, hiçbir kukla Türkiye’yi bu büyük yükselişten döndüremez. Hepsi tarih dışı kalacak. Türkiye, önüne çıkan her engeli kendi gücüyle aşabilecek bir ülkedir.
Artık öyleyiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları

































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021