Kurtuluş TAYİZ
Kemal Kılıçdaroğlu ile biraraya geldiği Kürt zirvesinin ardından canlı yayında soruları yanıtlayan Başbakan, doğrusunu söylemek gerekirse yine hayal kırıklığı yarattı. Ülkenin en önemli sorununun Erdoğan’ın öncelikleri arasında yer almadığı bir kez daha görüldü. Başbakan’ın aklındaki tek sorun, varsa yoksa başkanlık sistemi.
Değerlendirmeye önceki gün gerçekleşen zirveden başlayalım. Sonucu ne olursa olsun iki liderin Kürt sorunu için özel bir toplantı yapması olumlu bir adım. PKK/Kürt meselesinin siyasal bir sorun olduğunun altı bu toplantıyla kalın bir çizgiyle yeniden çizildi. Kürt meselesinin demokratik zemine çekilmesi açısından da yararlı oldu.
İki saat süren büyük buluşmanın ardından yapılan açıklamalar ise fena sayılmaz, tarafların iyi niyetli bir tutuma sahip olduklarını göstermektedir. Buraya kadar olan kısım diplomatik performans açısında iki tarafa da geçer not vermeye yarayabilir. Ancak sorun tam da bundan sonra başlıyor. Özellikle AKP için.
Daha bir gün önce Kürt sorununun bittiğini ilan eden ve akşam çıktığı canlı yayında Uludere’de devletin öldürdüğü çocukları PKK’lı olmakla suçlayan Başbakan’ın samimiyeti bizi yine kuşkuya düşürüyor. Bu karışık, her tarafa çekilebilecek ve birbiriyle çelişen açıklamalar, Başbakan’ı anlamamızı zorlaştırıyor. Kürt sorunu bu ülkenin en büyük sorunu mu, kanayan yarası mı, her gün üçer beşer toprağa düşen gençlerin hayatı Başbakan’ı gerçekten derinden endişelendiriyor mu, anaların döktüğü gözyaşı ne kadar bu hükümetin umurunda?..
Başbakan’ı canlı yayında izlerken, bu soruların iktidarın icraat takviminin ön sayfalarında yer almadığını fark ettim. Başbakan Erdoğan’ın birinci önceliğinin başkanlık sistemi olduğu anlaşılıyor. Başkanlık sistemine karşı değilim, defalarca yazdım; ülkenin en büyük probleminin mevcut siyasal sistemin değiştirilmesiyle daha rahat çözülebileceğini düşünüyorum. Fakat bahse konu başkanlık sistemi daha çok Başbakan’ın huyuna, suyuna uygun bir siyasal sistem bulma arayışı olarak vücut buluyor.
Kürt sorunu aslında gündemin arka sıralarına itilmiş durumda. CHP’nin yaptığı önemli bir hamleyle zirve toplansa bile Başbakan, ısrarla PKK kartını öne sürerek, Kürt sorununu geri planda tutmaya çalışıyor. Kürt halkının en temel haklarını bu iktidar neden vermekten kaçınıyor ya da Kürtlerin hakları neden teslim edilmiyor. Oysa Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Meclis’te yaptığı konuşma hepimizi heyecanlandırmıştı; Arınç, Kürtlerin bütün haklarını vereceğiz, dememiş miydi? Bunu engelleyen ne? Kürt sorunu ayrı terör sorunu ayrı diyen bir iktidarın, Kürtlerin hakları için PKK’yı bahane etmesinin açıklanabilir bir yanı olmasa gerek; öyle değil mi?
Tekrar CHP-AKP zirvesinin yapıldığı güne dönelim. Buluşmanın üzerinden birkaç saat geçmeden çıktığı programda Erdoğan’ın, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin gibi öldürülen 34 kaçakçıyı PKK’yla ilişkilendirmesi acımasızcaydı ve ümit kırıcıydı. Uludere’de öldürülen insanlara ve onların ailelerine yapılan haksızlık karşısında vicdan azabı duymayan, üstelik onları suçlayan bir zihniyetin Kürt/PKK meselesinde ileri bir adım atabilme ihtimali var mı sizce? Bunu düşününce Kürt zirvesi için de Başbakan’ın taktik adımlarından biri yorumunu yapmaktan kendimi alamıyorum; bu uzlaşı havasının yakın zamanda dağıldığını görürsek şaşırmayalım.
Tabii konu sadece Kürt meselesiyle de sınırlı değil; iktidarın yargıyı yeniden şekillendirme çabası içinde olması da bence tehlikeli gelişmelerden biri. Başbakanlık’ta Özel Yetkili Mahkemelerin görev ve yetkilerini düzenleyen bir taslak üzerinde çalışılıyor. Basına yansıyan bilgiler hiç de iç açıcı değil.Erdoğan, çıktığı programda Özel Yetkili Savcıların siyasetin alanına müdahale ettiğini, devlet içinde devlet olduğunu vurgulayarak, “alacaksanız beni alın” diyerek adeta rest çekti. Ve ardından da bu mahkemelerin görev ve yetki sınırlarını düzenleyen CMK 250 ve 251’i değiştireceklerini gayet net açıkladı.
Erdoğan’ın bu sözleri, bu mahkemelerin bugüne kadar yürüttüğü soruşturmalara da gölge düşürücü nitelikte. O zaman akla şu soru geliyor; iktidar Ergenekon, Balyoz, KCK vs. gibi siyasal ve toplumsal sonuçları açısından Türkiye’de büyük değişime yol açan bu soruşturmalara siyasal çıkarları için mi göz yumdu?
Özel Yetkili Mahkemelerin görev ve yetki alanlarının daraltılması elbette demokratik sistem için kaçınılmazdır. Ancak yargıda böyle bir reform düşünülürken asker ve sivil bürokratların yargılanmasını başbakanlığın iznine bağlamak arayışı demokrasiyle açıklanabilir mi? O zaman Özel Yetkili Mahkemeler tümüyle Başbakanlığa bağlanmış olmaz mı? Bu durumda başbakan özel yetkili olmaz mı?
Başbakan’ın son dönemlerdeki performansına bakılarak söylenebilir ki, Türkiye hiç de demokratik bir sisteme doğru evrilmiyor. Siyasal sistemin kuvvetler ayrılığı ortadan kalkıyor; güç tek bir isimde, Başbakan Erdoğan’da toplanıyor. Türkiye’nin bunu pek kaldırabileceğini sanmıyorum, sistem mutlaka bir yerden patlak verecektir, umarım o zaman çok geç olmaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019