Markar ESAYAN
Olacağı buydu.
İhtiyacımız olan da belki tam buydu.
Her krizin diyalektik olarak içinde taşıdığı değişim, suya düşmüş kedi yavrusu gibi ensenizden tutar sizi kıyıya atar, mühlet dolunca.
“Gerçek”le bu kadar alay eder, tarihin bu kadar ırzına geçer, adalete, vicdana bu kadar köle muamelesi yaparsanız...
Ne olur biliyor musunuz?
Bugün olan olur.
“Gerçek” kıyılarınızdan çekilir, o çok sevdiğiniz komplolar lağım gibi taşar her yerden. Ama zelil amaçlar hâsıl olduğunda, aynı yerde durmaz komplolar; döner sizden öcünü alır.
Bu Matrix filmi değil... İstediğinizde mavi hapı yutup oyundan çıkamıyorsunuz. Evet, daha çok Inception‘a benziyor. Gerçeklikten rüyalara gidebilirsiniz, ama dönmek için sert bir şoka ihtiyaç olur. Daha alt katmanlara indikçe, gerçekliğe dönmek için daha sert daha sert dürtmelere, düşüşlere ihtiyacınız olur.
Bazen o kadar uzağa gidersiniz ki, artık geri dönmek de mümkün olmaz.
Ee, ne demiş atalarımız.
Crime does not pay.
Hiçbir suç cezasız kalmaz yani.
Şimdi, “komplolarla” bulanmış ülkemizde, hezeyanlarla yaşamak durumunda bazıları. Çünkü düne kadar ne yaptıklarının farkındalar. Onların değişimden anladığı, diktanın el değiştirmesi sadece. Tarihin müspet bir sayfa da açabileceği ile ilgili bir bilgileri yok. Kendilerinden öç alınmasından korkuyorlar.
Çünkü suçlu olduklarını biliyorlar. Yedikleri naneleri çok iyi biliyorlar.
Ve her şeye bu korkuyu yansıtıyorlar.
Cenneti gökten yere indirip “Hadi” deseniz, kendi cehennemlerini tercih ederler, inanın.
Ne olacak bu memleketin hali, bu kutuplaşma nasıl hal olacak, “güven” gurbetten ne zaman kesin dönüş yapacak, ne zaman şöyle rahat bir nefes alacağız, komplolardan müteşekkil gündemlerden kurtulup, ne zaman bir oh diyeceğiz, diye sorarken yakalıyorum sürekli kendimi.
Eskiden benim gibi “Ermeni dölleri”nin işi kolaydı. İtilip kakılıyorduk, esir muamelesi görüyorduk, bunun değişeceğine de hiç inanmıyorduk. Gidebilen gitti. Gidemeyen, gidemediği, atalarının mezarını, anılarını, yeni doğan yeğenini ardında bırakmayı içine sindiremediği için gitmedi.
Rakı-boğaz meselesi değil yani. Dünyanın her yerinde cennet gibi yerler var. Türkiye’den güzel yerler de var, şişinmeye gerek yok.
Ama memleket bir tane.
*** Bir on yıldır ülke hareketlendi. Bir haller oldu. Kalktı İslamcı, şeriatı getirecek denen bir parti çıktı, ülkeyi adeta uçurdu.
İkinci döneminde alçaktan uçuyor, en sert ve samimi bir şekilde yine biz eleştiriyoruz.
Vallahi hiç de komplekse girmedim.
MHP de olsa girmezdim, VYZ de olsa girmezdim.
Önyargılardan en çok ben çekmişim çünkü. Kimsenin sıfatını bir kâğıda yazıp, sonra o kâğıda kutsallık atfedemem.
Hatta, yıllarca verilmemiş hakkımın, laikçi çağdaşlardan değil de, hep horlanan Müslümanlar ve hep bedel ödetilmiş demokratların koalisyonundan gelmesinden “şeytani” bir haz alıyorum.
Bunun tarihin acı bir dersi olarak görüyorum.
Hâl böyle olunca, dostlar, benim hislerim de değişmeye başladı. Kendimi artık bu ülkeye daha ait hissediyorum. Bu değişimi önleyemiyorum. Lanet olsun içimde filizlenen bu memleket sevgisine! Ne güzel, tribünde çiğdem çıtlatıp, her olumsuz olayda haklı çıkmaktan şeytani bir haz alıyordum eskiden. Milli takım yenildiğinde sevinirdim. Bu beni bir vatan haini yapar mı, eh, beni hep başkaları haksız yere vatan haini, bölücü, şeytan yapmış, bir seferlik de hak edeyim, ne olur, kıyamet mi kopar? Açın dava, yargılayın beni.
Ama bir insanın, milli takımını tutamamasının ne büyük bir haksızlık olduğunu bilir misiniz? Milli bayramlarda üzerlerindeki haçlı elbiselerle temsili Ermeni düşmanlar süngülenirken içinizde oluşan öfkeyi fark ettirmemek için midenize kramplar girdi mi hiç? Bir Ermeni olduğunuz halde her Allahın günü Türküm, doğruyum diye ant içtiniz mi? Noelleriniz, Paskalyalarınız dururken, gelip Ramazan, Kurban bayramınızı kutladıklarında kekelediniz mi? Askerde “Ermeninin ta ...mına ...” nakaratlı marşta uygun adım yürüdünüz mü? Bu ülkenin bayrağına her baktığınızda sizi orada reddeden, tehdit eden bir gölge gördünüz mü? Kendi vatanında sürgüne çıkmanın nasıl bir haksızlık olduğunu hiç düşündünüz mü?
Yurdundan ayrılıp gurbete çıkanın özlemi gerçektir, dönüş ümidi vardır. Ama benim gibi, kendi doğduğu toprakların ittiği, incittiği, sövdüğü bir insansanız, nereye gidebilirsiniz ki!
Beni eleştirenler oluyor. Kandırıldığımı, yanıldığımı söyleyenler... Umurumda değil diyemem, insana değer veririm çünkü. Ama bir şey diyeyim mi?
Bence böyle söyleyenler yanılıyor. Bir kere, hiçbirimiz sütten çıkmış ak kaşık değiliz. O zaman kim kime güvenecek? Bir yerden başlamak gerekir değil mi? Azınlıkların mallarına el koyan Vakıflar Yasası’nı değiştiren AK Parti’yi “Sevr’i hortlatıyorsunuz, Agop’un mallarının derdine düştünüz” diyen CHP’ye mi güvenecektim ya?
İnsanları salak mı zannediyorsunuz siz?
WikiLeaks‘te Hrant Dink’in AK Parti analizlerini bir daha okuyun. Özellikle de beni Hrant’ın solculuğu ile eleştirip, zayıf noktamdan vurmaya çalışan aklı evveller okusun.
AK Parti de kızdırıyor beni ama, onları değiştirmeye gücüm olduğunu hissediyorum. Darbeli solcularla, 1940 model CHP’yle uğraşacak yüreğim yok doğrusu. Dert ediniyor yazıyorsam bazen, ülkeye ayak bağı oluyorlar da ondan.
Bu 24 Nisan, Ermenilerin yokoluş yürüyüşüne çıktıkları tarihin 96. sene-i devriyesi. Biliyor musunuz, bu 24 Nisan, Diriliş, yani Paskalya Yortusu’na denk geliyor, bir de bizim gazeteden sevgili Naide’mizin nikâh gününe...
Diriliş günü. Bilmem anlatabildim mi?
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Operasyon çökünce...
9.05.2019 - Kızgın demiri soğutma yöntemleri...
2.05.2019 - Müzik ve terör örgütü listelerinin benzerlikleri...
24.04.2019 - Taşın altına elini yine Erdoğan koydu...
21.04.2019 - Millet İttifakı neye kuluçka oldu?
18.04.2019 - Organize kötülüğün peşini bırakmayacağız...
16.04.2019 - CHP'nin 2019 resmi
13.04.2019 - Mazbata fetişizmi neye delalet?
10.04.2019 - 31 Mart’ta Türkiye neyi başardı?
3.02.2019 - Bu seçimin adaletsizliği…
28.03.2019
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları






























































































zeki korhan
satılık kalemlerle kiralık katillerin beslemelerin,yedeklenenlerin, suriye halkına döktürdükleri kanların bir gün kendilerini boğacaktır