Markar ESAYAN
Köklü bir değişimin yaşandığı bir ülkede, değişimi sağlayan unsur güç dengelerinde yaşanan sarsılmadır. Türkiye'de son 12 yıldır yaşanan ve adına kutuplaşma denen durumun açılımı da budur. Değişimci güç ile statüko, başka unsurları içine de katarak ve gittikçe alanda başka oyuncu bırakmayacak denli genişleyerek egemenlik kavgasına girişir. Her değişim ahlaki üstünlüğü ima etmez. Değişim adalet ve eşitliği mümkün olan en geniş tabana yaydığı müddetçe ahlaki üstünlük kazanır ve kalıcı olur. Yoksa çalı ateşi gibi gösterişli ama geçici olur.
On iki yol sonra sanırım Türkiye'de yaşanan değişimin geçici veya konjonktürel olmadığı, taban meşruiyetine dayandığı anlaşılmış olmalıdır.
Türkiye'de statükoya karşı girişilen siyasi kavganın adına kutuplaşma denmesi, değişimin lideri Erdoğan'a da diktatör yakıştırmaları, egemenlik kavgasının piar unsurudur. Aslolarak tepki, sınıfsal kibir ve imtiyaz kaybına yöneliktir. Bu değişimci gücü hatasız, statükonun her itirazını da haksız kılmaz, ama bu durum, değişimci gücün ahlaki üstünlüğü kaybetmesine yol açmaz. Çünkü değişimden umudu olan geniş halk kesimleri, genel resme odaklanır ve kendi adına icraat yapanın yanında durur. Hataları not eder ama meşruiyetini esirgemez. Çünkü yaşananın tarihi bir an olduğu oranda normal bir siyasi süreç olmadığını bilir. Algı mühendisliklerine karşı mesafelidir. Geçmiş icraatlara, bunların hayatlarına yansımasına, vaatlerin ne kadarının gerçekleştirildiğine, şimdiki zamandaki güç mücadelesindeki kimyaya ve tarafların gelecek vizyonlarını ince şekilde hesaplar. Çünkü bedeli algı operasyonlarıyla meşgul statüko bekçilerinin değil, kendisinin ödeyeceğini bilir. Bu yüzden kül yutmaz.
Değişimci gücün, statükoya karşı verdiği mücadelenin kendisi bizzat dönüştürücü etkiye sahiptir. Kimse yola çıktığı noktada öngördüğü sınırlarda kalmaz, değişir, dönüşür. Yolda başa gelenlerin tahmin edilemezliği ciddi bir potansiyel taşır. Dolayısıyla, sürecin kendisi, varılacak hedeften daha verimli bir demokratikleşme kültürünü üretir. Sonuç değil süreç biçimlendirici olur. Bu nedenle kavgayı muarızların ahlakını iktisap ederek vermek, aslında bir Pirus zaferidir ve ancak statükonun ambalaj değiştirerek kökleşmesini ima eder.
Bir düzenin adaletsizliğine isyan ederek mücadele başlatmak, daha baştan bir zihniyet dönüşümü yaşandığını, eski zihniyet ve eski ahlakla köprülerin tamamen atıldığını ifade etmez. Yani değişim sürecinde ve normalleşme öncesinde, nebula gibi, bir tür çorbanın içinde yüzülür gibidir. Eski Türkiye'den uzaklaşılırken, eski Türkiye'ye dair zihniyet ve ahlaki zaaflar bizimle beraberdir. Yüz yıllık alışkanlıklar, değişimi isteyen kesimlerde bile öyle kolay yerini yeniye terk etmez. Çünkü yeni henüz kurulmaktadır. Her tecrübe bir kültür ve içtihad üretir. Hatalar, çelişkiler, geriye dönüşler ağır bedel ödetir. Paralel devlet meselesi gibi, başta hiç öngörülemeyecek çatışmaların, bugün Türkiye'yi başka türlü bir dünyaya taşıdığı ve bedeller ödettiği gibi.
Gazze katliamına verilen tepkilerde, öfke ve haklılığın birleşimi, çaresizlik ile tepkimeye girdiğinde, bizleri kolay olana yöneltebilir, eski zihniyete, aslında kolay olana geri dönmemizi sağlayabilir. 'Hitler güzellemeleri' Yeni Türkiye'de yeri olmayan eski bir zihniyetti ama görünür oldu. İsrail Devleti ile Museviliği, Siyonizm ile Yahudi sivilleri birbirine karıştırmak gibi. Üstelik, her İsrail Devleti terörü eleştirisini de antisemitizm yakıştırması ile boğan bir propaganda makinesi ile karşı karşıya olmak da cabası. Çift taraflı dikkatli olmak gerekiyor.
Çoğu zaman olduğu gibi, Sayın Erdoğan bu konuda atv-aHaber ortak yayınında taşları yerine oturttu ve doğru, ahlaki tavrı gösterdi. Kaş yapayım derken göz çıkartmamak için, üslubun ve mücadele yönetiminin ruhunun ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Antisemitizme, yani bir ırkı hedef alan ırkçılığa, İslamofobi kadar karşı olduklarını tekrarladı ve Musevi vatandaşların taciz edilmemesi gerektiğini, onların devletin güvencesinde olduğunu belirtti. Böyle bir açıklama yapmak zorunda bırakılmaması gerekirdi.
Gazze trajedisi köklü ve dünya siyasetine göbeğinden bağlı bir mesele. Uzun soluklu, duygusal olmayan, ortaya akıl ve küresel emek koymayı gerektiren bir konu. Türkiye bu konunda ayakta duran en etkili ülke. Erdoğan bedeli ne olursa olsun Filistin'in yanında olunacağını ifade ederek zaten büyük bir yükün daha altına girmiş durumda. Erdoğan'ın mezhepçi, dar bir çizgiye oturtulmak istendiği de malum. Erdoğan hem İrancı, hem IŞİD'ci, hem El Kaideci ve bu aralar da hem İsrailci olmakla suçlanabilen hedef bir lider.
Erdoğan küresel bazda etkili olabilecek, kapsayıcı, mezhep veya dinle sınırlanamayacak bir dil kullanıyor. Bu zor mücadelede, tuzaklara düşmeden, ABD'de, Avrupa'da, dünyanın birçok yerinde bu zulme itiraz eden onurlu insanlar ile bir avuç devletin organize olması ve İsrail'in şiddet siyasetinde yalnızlaştırılması, deşifre edilmesi gerekiyor.
Erdoğan kalibresi itibarıyla bu hareketin liderliğini üstlenecek yegâne lider. Ama eski zihniyetten koparak Erdoğan'ın işini kolaylaştırmak gerekiyor.
Hele, dünya kamuoyu Gazze konusunda Türkiye kamuoyundan çok daha erken ve etkili ses vermişken, Filistinli çocuklar için daha iyisini ortaya koyma mecburiyetimiz var.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları






























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019