Mehmet TIRAŞ
Ülke gündemi bazen toplumsal çatışmalarla belirlenirken bazen de insanoğlunun iradesinin dışında doğa felaketleriyle de belirlenmiş oluyor,yabancısı olmadığımız yaşadıkça ancak hatırladığımız bunlardan birisi 24 Mayıs 2014 saat 12.30 sularında Gökçeada açıklarında Marmara denizde meydana gelen şiddeti 6.5 olan bir depremle sarsıldık..Sevindirici yanı bu depremde can kaybının olamamasıydı ama bir Alevi-Sünni gerginliğini tırmandıran olayları da unutmamalıyız.
Her doğa felaketinden sonra cahilliğimizden bahsederiz, Soma maden faciasında 301 işçi cinayetiyle kapitalizmin vahşi acımazsızlığından yola çıkarak bir tartışmaya başlarız ama acımızın dinmesi ve ağrımızın geçmesiyle unutur gideriz, başka bir facia veya doğa felaketiyle tekrar başa döneriz.
Doğanın kanununa karşı önlem almayışımız ve insanoğlunun yaptıklarının denetlenemez bir güce ulaşınca, insanoğlunun para hırsı ve acımasız kar düşkünlüğü, doğanın boşluğu affetmemesi ve cehaletimizden faydalanması bir araya gelince, akıl almaz bir olayların ve sorunların altında depreşir dururuz.
Soma da 301 işçinin katledilmesiyle ve deprem felaketlerinin insanların şaşalı görkemli binaların altında can verdiklerini para hırsından ayırt etmeden tartışmaktan kaçamayız,bunları takdiri ilahi diyerek veya AKP’nin 12 yıllık iktidarında 14 bin işçi tam bir cinayet ekonomisiyle hayattan koparılırken, bunlar işin fıtratında diyemeyiz başbakanın deyimiyle.. 17 Ağustos depreminde 1999 yılında tam 20 bin insanımızı molozların altında yok ettik ve alın yazıları bu, rabbim bunların ömrünü buraya kadar vermiş diye,dinle teselli etmeye kalkmak bu çağda ilkellikten başka bir anlamı yoktur herhalde.
Kapitalizmin en yüksek aşamalı kar hırsı uygulaması AB ülkelerinde uygulanıyor ama ABD ve diğer AB üyesi ülkelerinde 40 yıldır madenlerde işçi ölmüyor, bunu neden vahşi kapitalizm yapamıyor veya kıyaslamıyoruz?
Vahşi kapitalizm hukukla formüle edilip denetime tabi tutulup kapitalistleri gayri meşru iş yapmalarının önünü keserseniz ve demokrasinin erkler ayrılığı işlediği bir ülkede, böylesi toplu işçi katliamları yapabilir mi?
Nasıl yapar peki, işte bizim başbakan çıkıp demokrasinin kuvvetler ayrılığı bizim önümüzde engel dediğinde..
“Maden katliamlarını bu işin fıtratında diye açıklama yapınca”
“Özgür Medyaya susturup kendi havuz medyasını yaratıp,muhalif olan yazarları işten attırınca”
“Yargıyı yürütmeye bağlayıp,yargıyı bay pas edince”
“Muhalif olan herkesi ve muhalefeti rejim karşıtı gösterince”
Kendi diktatörlüğünü kurmak için demokrasinin sandık argümanını savunup erkler ayrılığına karşı çıkıp muhalif olan herkesi susturmaya çalışması veya muhalif olan toplumun her kesiminin yaftalayınca..
Havuz medyasının yanına bir de kamu ihaleleriyle besleyerek zenginleştirdiği müteahhitlerden oluşan zenginlerini yaratıp, bunun son örneği Soma maden ocağında 301 işçinin katledildiği ocak sahibinin zenginlik tarihi AKP’nin iktidarıyla ortaya çıkması tesadüf olmasa gerek.
Türkiye eğer AB üyesi bir ülke olsaydı İLO’nun 176.maddesini imzalamak zorunda olacaktı ve 301 maden işçisi Soma da katledilmeyecekti..
Çünkü bu ocakta kaçış odaları yok, bu ocakta tam 20 yaşam odası yapılması gerekiyor ve toplam odaların maliyeti de 5 milyon dolar.İşte vahşi kapitalizmin partneri hukukun evrensel ilkeleriyle yönetilmeyen mevcut Türkiye Cumhuriyet devleti ve onun sürücü koltuğunda oturan Başbakan Erdoğan,o işyerinde yetkili sendika yönetimim ve insan canını önemsemeyen maden ocağının sahibidir.
Türkiye AB üyesi bir ülkesi olsaydı Kopenhag kriterleri eksiksiz uygulanacaktı..
Türkiye AB üyesi bir ülke olsaydı Erdoğan bütçeyi denetimden kaçırıp,kamu ihale kanununu 23 defa değiştiremezdi, çünkü Türkiye hükümetinin bütçesini Bürüksel onaylayacak ve denetleyecekti.
Para kazanmanın da oyun gibi bir kuralları vardır ama her iki tarafı tam memnun etmez,mutlaka birsi sevinirken birisi üzülecek böyle de bir acımasızlığını yaşatır para.
Dünyanın hiçbir ülkesinde mükemmel şöyle dursun iyinin iyisi bir sistem daha kurulamamış ama dünyada böylesi bir mücadele ekonominin paylaşımı, temel hak ve özgürlüklerin boğulmaması üstüne sınıfsal,farklı kesimler ve kıtalar arasında mücadelede asırlardır sürüyor.
Ortak kuralların bir toplumsal mutabakata varılarak hukuki bir sisteme bağlanmadıkça,biz bu sorunları ve olayları değişik boyutta yaşamaya devam edeceğiz ve yaşadıklarımız da sürpriz olmayacak.
Vahşi kapitalizmi tartışırken madenlerin özelleşmesiyle daha da işçi ölümlerinin arttığı tartışmalı bir tez ama madenler kamuda olduğu dönemlerde de işçi ölümleri azımsanmayacak düzeydeydi..
Bir ülke evrensel hukukun ilkeleriyle yönetilmiyorsa, o ülkede ekonominin patronunun devlet veya özel olması çok fark edilen bir şey değildir.
Çünkü ekonominin patronu olan devlet ideolojisine itteat edeni ihya eder, etmeyeni de imha etmiştir asker darbeler bunun kanıtıdır.
Demokratik bir hukuk devletinden yana olmayan Erdoğan, işte bunun somut örneği, darbe anayasasıyla ülkeyi yönettikçe isterse seçimle iktidar olsun, o da otoriter bir sistemi savunup din ve mezhep üzerinden sosyal hayatı zapturapt altına almaya çalışıyor.
Paranın kurallarını ve toplumsal hayatınızı evrensel hukukla belirlemezseniz ne madende çalışanların ne de can ve mal güvenliğinden sorumluluğunu taşıdığınız insanlara refah sağlayabilirsiniz.Sağlayamadığınız gibi sorumluluğunuzda olan polis sokak ortasında savunmasız vatandaşına hedef alarak ateş edip öldürüyorsa,seçimle iktidara gelseniz bile uluslararası meşruiyetinizi tartışmaya açmış olursunuz .
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025