Mehveş EVİN
Cumhuriyet davasının dünkü celsesinde ara karar verilmeden bu başlığı attım. Çünkü adım gibi biliyorum ki bu ülkede adalet yok, yargı iktidara teslim, korkunç bir korku rejiminin gölgesindeyiz... Zaten aksi sözkonusu olsaydı bu dava hiç açılmaz, meslektaşlarımız uyduruk, akıl almaz gerekçelerle 300 günden fazla özgürlüklerinden mahrum bırakılarak hapiste tutulmazdı. Cumhuriyet davası denen komedi sürdürülebiliyorsa bu, KHK hükümleri sayesindedir.
Gece yarısı, arkadaşlarımızın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Biraz Silivri'yi anlatayım size. Davanın ilk duruşması Çağlayan'da görülse de devamı Silivri Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesine taşındı. Neden derseniz, hukuki olarak hiçbir açıklaması yok, ancak heyet 'büyük kalabalık'ları öne sürerek böyle karar aldı.
Sabahın erken saatlerinde yollara düşenler, saatlerce dışarıda, itiş kakışın arasında bekletildi. Büyük bir kısmı içeriye giremedi, buna avukatlar ve basın mensupları da dahildi. Aynı gün, Tuzla Piyade Okulu'nun duruşması da görüldüğünden inanılmaz bir kalabalık ve 'oğlumu aylar sonra ilk göreceğim, beni bırakın gireyim' çığlıklarının arasında yaşanan biteviye dram. Eh, zaten istedikleri bu değil mi?
KIRAÇ VE 'CUMHURİYET MİRASI'
Birkaç saat bekledikten sonra ara verildiğinde içeriye girebildim. Kapıda ne kadar elektronik eşyanız varsa teslim etmek zorundasınız; basın kartınız olsa dahi telefona izin yok. Biz gazeteciyiz, telefon bize en lazım şey? Hayır efendim, yasak! (Çağlayan'da mahkeme salonuna alabiliyorsunuz, tek yasak sesli ve görüntülü kayıt.)
Merakla beklenen tanık ifadelerinden biri, İnan Kıraç'a aitti. Mahkeme, geç gelen Kıraç'ı beklediği gibi 'buraya kadar yordukları' için neredeyse özür dileyecekti. İnan Kıraç, İlhan Selçuk'un 'mirası'ndan dem vurdu, Cumhuriyet'i artık okumadığını belirtti. Bir dönem Vakıf'ta oy hakkı olan Kıraç, 'benim oyumu saymadılar' dese de Orhan Erinç, neden oyunun geçerli sayılmadığını açıkladı. Anlaşılan İnan Bey, kendini oyun dışında hissetmiş ve pek içerlemişti.
Kıraç'ın İlhan Selçuk'un mirasına atfına en güzel dolaylı yanıt, birkaç saat sonra söz alacak dostum, Cumhuriyet'in tutuklu yayın yönetmeni Murat Sabuncu'dan geldi. Cumhuriyet, 80 darbesinden sonra 'Atatürk'e dil uzatıldığı' gerekçesiyle yayını durdurulmuş bir gazetedir. Aynı şekilde Selçuk, 82'de 'Ben Atatürkçü değilim' yazısı nedeniyle yargılanmıştı. Mütemadiyen sorgulanan Vakıf senedinde 2 unsuru vurguladı Sabuncu: 1-Cumhuriyet, Cumhuriyet değerlerini savunur, 2- Atatürkçülüğü temel alır. Kısacası, 'Atatürkçülük ve Cumhuriyet' üzerinden yürütülen tartışmalar boş olduğu gibi, dönemin baskıcı rejimine göre farklı şekillerde, gazeteciliği baskılamak için kullanıldı.
BYLOCKÇUDAN GELEN MESAJI KİMSE KONTROL EDEMEZ
İlk duruşmada mahkeme heyeti, bir suçmuşcasına gazeteciliğin ABC'sini sorgulamıştı. Muhabirin başlığının değiştirilmesinden tutun, atılan manşetin Vakıf'ça denetlenip denetlenmediğine kadar, bu mesleği biraz olsun bilene 'Hayırdır, gazetecilik ne zamandan beri suç oldu?' Dedirtecek sorular bu sefer de yöneltildi. Her mesleğin incelikleri, yapılış şekli vardır; bunun mahkemede tartışılması, ötesinde suç unsuru olarak gösterilmesi kadar saçma sapan birşey yok.
Mahpus tutulanlara yöneltilen en 'ciddi' suçlama, bylock kullanan kişilerle yaptıkları görüşmelerdi. Hem mali müşavir Emre İper'in savunması, hem IT uzmanının görüşleriyle duruşmanın önemli bir bölümü bylock nedir, kim, nasıl tespit edebilir gibi teknik detaylarla geçti. Sonuç? Bylock, whatapp gibi bir haberleşme uygulaması. Farkı, bylock indirmek için bir koda sahip olmanızın gerekmesi. Ancak kimse, kendisini arayan veya mesaj atanın bylock kullanıp kullanmadığını denetleyemez. Ayrıca bir IP'yi yaklaşık 65 bin farklı port kullanabiliyor ve bunun denetimi, tamamen operatörlerin ukdesinde. İsterse birden fazla kişiye bağlayabiliyor.
112 bylockçu ile görüşmesi gerekçe gösterilerek tutukluluğu sürdürülen Kadri Gürsel, savunmasında tek tek bu numaraların üzerinden geçerek iddiaları çürüttü. Birincisi, 'görüşme' sayılabilmesi için iki kişinin karşılıklı konuşması gerektiği. Oysa Gürsel'in telefonundaki HTS kayıtlarının çoğunda süresi de yazılıydı; çoğu 0 dakikaydı çünkü bunlar kendisine atılan mesajlardı.
ŞIK İÇİN YENİ UYDURMA SUÇLAMA
Gürsel, Cumhuriyet'e yazılarına ve yayın danışmanı görevine başlamadan çok önce tutulan HTS kayıtlarının Milliyet gazetesi dönemine denk geldiğininin altını çizerek, bu 'olağandışı' görüşme kayıtlarının çoğunun bir dönem kendisine adeta bir bombardıman niteliğinde atılan mesajlardan kaynaklandığını da gözler önüne serdi. Ayrıca sözkonusu numaraları kullananların arasında sadece 3 FETÖ şüphelisi vardı.
Ahmet Şık içinse masabaşında 'yeni' bir suç belgesi üretilmiş. Şık, Sabah gazetesi tarafından Karlov cinayetinde PDY unsurlarını yumuşatmakla, perdelemekle suçlanıyor! Suikasta dair attığı tvitlerin bir kısmını hiç gündeme getirmeden, cımbızlanarak yapılıyor bu. Düşünebiliyor musunuz, suikasta dair dosyada henüz 'FETÖ' suçlaması yok fakat Şık, aslında devletin sorması gereken soruları, iddiaları yönelttiği için itham ediliyor.
Absürtlük bu boyutlarda işte. Gürsel'in avukatı Köksal Bayraktar'ın savunmasında 'Bu insanlar yargılanıyor, çünkü ülkelerini çok seviyorlar' sözleri, acı olduğu kadar doğru da: Bu dava, sadece bu mahkemeden ibaret değil. Adli olgular açısından baştan aşağıya yanlışlarla, abuk ithamlarla dolu, tamamen siyasi bir dava. Sabuncu'nun dediği gibi, 'küpürlerle, haberlerle yargılanabilir mi bir gazeteci?
Yargı, bu utancı nasıl taşıyacak? Bu ülke, bu utancı ne kadar kaldıracak? Mağdur konumunda olan sanıklar, haklarında öne sürülen iddiaları çürütseler de hala 'kuvvetli delil karartma şüphesi' denilerek mahpus tutuluyorsa hangimiz kendimizi güvende hissedebiliriz?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları



























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.10.2025
21.10.2025
18.10.2025
9.09.2025
2.04.2025
24.03.2025
28.02.2025
20.02.2024
4.02.2024
6.11.2023