Metin Gürcan
Türkiye'nin ev sahipliğinde bu yıl beşincisi düzenlenen Mavi Balina 2016 Tatbikatı NATO üyesi ülkeler ve Pakistan’ın da aralarında olduğu 11 ülkenin katılımıyla 23-28 Kasım’da Doğu Akdeniz’de gerçekleştirildi.
Ancak Pakistan’ın Alamgir Fırkateyni tatbikattan sonra ülkesine geri dönmek yerine ilginç bir rotaya hareket etti: Karadeniz. Alamgir 8 Aralık’ta Rusya’nın Karadeniz’deki önemli deniz üslerinden Novorossisk’i ziyaret etti. Karadeniz, bu liman ziyaretinin ardından uzun yıllar sonra ilk kez bir Rusya-Pakistan askeri tatbikatına sahne olacak. Tatbikatın gözlemci ülkesinin Türkiye olması ise daha da dikkat çekici. Gelişme akıllara ABD ve NATO ile savunma ve güvenlik alanlarında derin bir kriz yaşayan Türkiye Karadeniz’de Rusya’yla askeri bir iş birliğine mi yöneliyor sorusunu getirdi.
Acaba Türkiye-Rusya iş birliği Suriye’den sonra Karadeniz’e de mi taşınıyor?
Aslında Karadeniz suları Rusya'nın mart 2014’te Kırım'ı ilhak etmesinden bu yana oldukça sıcak. ABD ilhak üzerine savaş gemilerini Karadeniz'e konuşlandırılmış, NATO da Rusya'nın Kırım’ı ilhakını tanımayı reddetmişti.
ABD’nin Rusya’nın artan askeri ve lojistik faaliyetlerini dengelemek için Karadeniz’de NATO üzerinden kendi varlığını artırmaya çalıştığı biliniyor. NATO son olarak haziran 2016’da Karadeniz’deki caydırıcılığını güçlendirme kararı aldı. Kararın ardından Romanya, Karadeniz’de Romanya, Ukrayna, Bulgaristan, Türkiye ve ABD’nin katılacağı bir NATO filosu oluşturma önerisini gündeme getirdi. Bunu Karadeniz’de sürekli bir NATO filosu kurma çabası olarak değerlendiren Rusya ise önerinin kabul edilemez olduğunu açıkladı. Rusya’nın NATO nezdindeki daimi temsilcisi Alexander Grushko “Tam olarak neler olup bittiğini anlamıyorum. Karadeniz’de kıyısı ve filoları olan ülkeler Bulgaristan, Romanya ve Türkiye” diye konuştu. Bu gelişmelerin üzerine yabancı ülke gemilerinin Montrö Sözleşmesi gereği Karadeniz’de 21 günden fazla kalamayacağına dikkat çeken Moskova Karadeniz’deki ABD gemilerinin varlığını tartışmaya açtı.
Şimdi soru basit: Ankara Karadeniz üzerindeki ABD ve Rusya rekabetinden faydalanmak istiyor mu? Aslında bu sorunun cevabını Başbakan Binali Yıldırım 7 Aralık’taki Moskova ziyaretinde şöyle verdi: "Bundan böyle Karadeniz'i çevreleyen bölgenin en güçlü ülkeleri Türkiye ve Rusya her bakımdan ilişkileri geliştirecek." Açıklamadaki “her bakımdan” ifadesinin Karadeniz’de savunma ve güvenlik alanlarında iş birliğini de kapsaması kuvvetle muhtemel. Ayrıca her iki başkent de Karadeniz’e kıyısı bulunan sekiz ülkeyi birbirine bağlayacak Karadeniz Çevre Yolu projesi konusunda çok istekli görünüyor.
Deniz yolları güvenliği uzmanı İlker Güler’e göre Ankara’da son günlerde Türkiye’nin deniz ve su yolları politikasının yeni bir stratejik eksene oturtulması gerekliliği tartışılıyor. Güler bu kapsamda Karadeniz havzasının önemini şu sözlerle açıklıyor: “Aslında Türkiye Karadeniz'i sadece askeri alanla sınırlı kalmasının ötesinde bir ekonomik açılım havzası olarak kullanmak istiyor. Bu havzayı, iç steplere bağlayan ve Osmanlı döneminde dahi büyük bir ulaşım ağını oluşturan Köstence-Trabzon hattı gibi, Dinyeper, Dinyester, Don ve Volga ırmaklarının çıkış noktalarının da Türkiye'nin Karadeniz kıyılarıyla irtibatlanması ekonomik değerin artırılması açısından büyük önem taşıyor. Böylece Karadeniz havzası, Avrupa ve Asya steplerini Orta Doğu ve Hint Okyanus'una bağlayacak bir stratejik düğüm noktası olacak. (...) Her ne kadar Rus askeri uçağının düşürülmesiyle birlikte Karadeniz’deki askeri iş birliği donma noktasına gelmiş, ekonomik ilişkilerde duraklama yaşanmış olsa da Karadeniz’deki en uzun kıyı hattına sahip Türkiye ile sıcak denizlere inmek için Türkiye’yle iş birliğine ihtiyaç duyan Rusya'nın tekrar diplomasi ayağını kullanmaları kaçınılmaz.”
Öte yandan Türkiye’nin Karadeniz’deki egemenliği Rusya’nın yanı sıra NATO üyesi Romanya ve Bulgaristan ile NATO ortaklık üyesi Ukrayna ve Gürcistan ile paylaştığına dikkat çeken Güler şöyle devam ediyor: “Dolayısıyla Karadeniz’de olası bir Türkiye-Rusya askeri yakınlaşması bu kıyıdaş ülkeleri de içine katmadıktan sonra ve şu an en sıcak bölge olan Doğu Akdeniz'e yansımadığı sürece zor. En önemlisi ise olası bir Türkiye-Rusya askeri yakınlaşması Karadeniz’de Montrö Sözleşmesi koşulları değişmediği sürece NATO ve ABD’yi etkilemez.”
Güler’in de vurguladığı gibi bu konuda Ankara’nın elindeki en büyük koz 20 Temmuz 1936’da imzalanan Montrö Sözleşmesi. Sözleşmeye göre Türkiye “sağlık denetimini” öne sürerek tüm gemilerin boğazlardan geçişini durdurma, düşmanlarına yardım taşıdığı gerekçesiyle savaş anında istediği gemiyi durdurma ve engelleme hakkına sahip. Yani, Ankara Suriye’den Türkiye topraklarına atılan füzeleri gerekçe göstererek Rus lojistik gemilerinin Suriye’ye Boğazlar üzerinden malzeme taşımasını engelleyebilir. Ya da savaş halinde veya kendisini yakın bir savaş tehdidi altında hissettiğinde sivil gemilerin rotasını değiştirebilir.
Dolayısıyla Montrö Sözleşmesi’nden aldığı güç Türkiye’yi Karadeniz’in “kapı bekçisi” yapıyor. Türkiye’nin savaş halinde ya da kendini tehdit altında hissettiğinde hem Karadeniz içindeki gemileri dışarıya çıkarmama hem de dışarıdakileri Karadeniz’e sokmama hakkı saklı.
Peki son zamanlarda sert u-dönüşlerle revize ettiği dış politikası düşünüldüğünde Ankara Rusya’nın Kırım’ı ilhakını da tanıyan bir pozisyona kayar mı? Veya geleneksel olarak “içeridekini dışarıya çıkarmama” olarak uyguladığı Karadeniz politikasını ABD ve NATO’nun aleyhine yani “dışarıdakini içeriye sokmama” şeklinde değiştirir mi? Sanırım bunun cevabını en çok ABD ve NATO merak ediyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.09.2021
9.09.2021
11.08.2021
5.04.2021
2.01.2021
16.03.2020
23.11.2019
31.08.2017
12.08.2017