Metin Gürcan
Al Monitor*
Metin Gürcan
2016’daki başarısız darbe girişiminden bu yana Türkiye’nin siyasi ve askeri kademeleri arasındaki ilişkiye damgasını vurmaya devam eden otoriter normalleşme şimdi de ülkenin savunma sanayisinin politika oluşumunu etkiliyor. Bu sanayi Erdoğan’ın yeni favorisi, çünkü yıpratıcı finansal kriz eski favori sektörü inşaatçılığı sert bir biçimde vurdu.
Erdoğan’ın savunma sanayisine artan ilgisinin arkasında dört büyük gerekçe var: Birincisi, Erdoğan’a verilen halk desteğinin Türkiye’nin 9 Ekim’de Suriye’ye düzenlediği, ‘Barış Pınarı Harekatı’ olarak da bilinen operasyonunun ardından oldukça azalması. İkincisi, savunma sanayisinin başarı hikayeleri üreterek dikkatleri ekonomik krizden uzağa çekmek için iyi bir araç olması. Üçüncüsü savunma aleminde başarının dış politikada siyasi çıkar sağlaması. Ve son olarak savunma sanayisinin Katar, Pakistan, Ukrayna ve Afrika ülkeleri gibi ülkelere karlı ihracat imkanları oluşturması.
Erdoğan’a yakın iş insanları - ben bu gruba “başkanın adamları” diyorum - şimdi kendilerine bu pastadan pay çıkarmak için yarış içerisindeler. Yine de şu anda Erdoğan’ın çevresinin savunma sanayisinin kapitalini ve siyasi karar verme sürecini tamamıyla ele geçirdi demek zor.
Basitçe anlatmak gerekirse Türkiye’nin savunma sanayisi üç sektörden oluşuyor. Üçü de daha büyük pay ve endüstrinin iç ve dış piyasalardaki çeşitli marketlerini tekeline almak için mücadele halinde.
İlk sektör emekli generaller tarafından yönetilen Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV). Erdoğan döneminden önceki “eski Türkiye”nin etkili aktörlerindendi. TSKGV birçok şirketiyle savunma sanayini 30 yıldan fazla süre boyunca domine etti. Şimdilik hiçbir özel şirket Aselsan’la iletişim, radar ve istihbarat konusunda, Roketsan’la roket ve füze üretimi konusunda, Havelsan’la elektronik harp konusunda, İşbir ile elektrik ve güç sistemleri konusunda, Aspilsan’la da ordu tipi bataryalar konusunda mücadele edemez.
TSKGV genel müdür yardımcısı ve emekli general Sadık Piyade, Eylül ayında verdiği bir röportajda vakfın Türkiye’nin savunma sanayisinin içeride yaptığı satışların yüzde 40’ının (2.3 milyar dolar), ihracatın ise yüzde 38’inin (840 milyon dolar) kendi şirketlerine ait olduğunu söyledi. TSKGV’nin şirketleri savunma konusunda araştırma ve geliştirme konusunda da önemli rol oynuyor. Vakfın şirketleri bu piyasaların da yüzde 62’sini elinde bulunduruyor.
Aralık 2017’de Erdoğan çıkardığı bir KHK ile TSKGV’yi Cumhurbaşkanlığı’na bağladı. O zamandan bu yana Erdoğan kurum üzerinde tam anlamıyla kontrol kurmayı başaramadı. Vakıf hala yoğunluklu olarak emekli generallerin etkisi altında. Ancak bu durum dört veya beş sene içerisinde değişebilir gibi gözüküyor.
İkinci sektör de ortak girişimler: Türkiye şirketleri yatırım getiren batılı partnerlerle iş birliği yapıyor. Bu ortak girişimlerin çoğu Batı yanlısı Türk müteahhitler tarafından 1990’larda kuruldu. Çoğunluğu inşaat sektörü ve uluslararası partnerleri tarafından kurulan bu girişimlerin arkasındakiler arasında Nurol Savunma Sistemleri, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi, MIKES ve Koç Holding’in Otokar’ı da bulunuyor. TUSAŞ, TSKGV’nin bünyesinde bulunan şirketlerden biri.
Bu Türk-Batı girişimleri savunma sanayi piyasasına TSKGV’ye rakip olmaya çalışan özenti bir lider güç olma isteğiyle 2000’lerin başında girdiler ancak son on yılda hızlarını kaybettiler gibi duruyor.
Üçüncü sektör - savunma sanayisinin yükselen yıldızları- başkanın adamları tarafından yönetiliyor. Onlar ve şirketleri Erdoğan’a bağlı. Baykar Makina’nın sahibi Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar. BMC’nin sahipleri Öztürk ailesi ve AKP Merkez Yönetim Kurulu üyesi Ethem Sancak. Tumosan ünitesi ise Albayrak Grubu’na ait.
BMC’nin savunma sanayisindeki pozisyonunun yanı sıra projeleri ve beklentileri ‘başkanın adamları’nın ne anlama geldiğini nitelendirmek için gerekli ipuçları sunuyor
BMC başta gelen otobüs, kamyon, ray sistemleri, Kirpi zırhlı araçları ve mayınlara dayanıklı araç Amazon’ların üreticisi. Hırslı ortak girişim karadaki araçlar için dizel motor üretimini ve jet motoru üretimini tekeline almayı istiyor. Sancak girişimin hisselerinin yüzde 25’ini, Öztürkler yüzde 25.1’ini elinde bulunuyor. Hisselerin geriye kalan yüzde 49.9’unu da Katar Silahlı Kuvvetler Endüstri Komitesi elinde bulunduruyor.
2018’de BMC Defence News’ün “İlk 100” listesine girmeyi başaran ilk Türk özel savunma sanayi şirketi oldu. 553.18 milyon dolar savunma hasılatı ile şirket listede 85’inci sırada yer aldı.
2019’un ilk yıllarında Erdoğan, BMC’ye cömert teşviklerde bulundu. Bunların arasında Altay savaş tankını üretmek için Türkiye’nin en büyük tank bakım fabrikasını 25 yıllığına sadece 50 milyon dolara kiralayacak bir anlaşma da var. Sakarya’daki bu tank fabrikasının transferi Türkiye hala çokça tartışılan bir konu. Ana muhalefet partisi ülkenin birçok yerinde yapılan mitinglerde bu kararı saydamlık ve sorumlu tutma sorunları nedeniyle eleştiriyor. Fabrikada çalışan işçiler de karara karşı birkaç protesto düzenledi.
Tartışmalar sürerken Türkiye ordusu önümüzdeki 20 yıl içinde bin Altay tankına ihtiyaç duyacağını öngörüyor, Katar da 100 tane almayı planlıyor.
Katar’ın jeo-stratejik lokasyonu ve sadece 40 millik olan sınırı sebebiyle sadece 100 tanka ihtiyacı olsa da, Türkiye bu anlaşma ile ilk defa ürettiği bir tankı ihraç edecek. Ne olursa olsun bu savunma sanayisinde bu kadar büyük bir iş birliği Türkiye’nin Katar ile bağlarını güçlendiriyor ve Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın liderlik ettiği blok ve engele siyasi-askeri kalkan olarak görev yapmaya devam edeceğinin garantisini veriyor. Ayrıca Doha’ya savunma kaynaklarını çeşitlendirme imkanı veriyor.
BMC, Altay tanklarına motor ve şanzıman güç kaynağı üretmek için Katarlı Barzan Holding ile ortak girişimde bulundu. Eğer şirket yüzde yüz Türk yapımı bir güç kaynağı üretme sözünü tutamazsa bu iş birliğinin başı ciddi anlamda belaya girebilir.
Bir başka ortak girişim de 2018 Nisan’da Savunma Sanayii Bakanlığı’nın sahibi olduğu SSTEK A.Ş. tarafından oluşturuldu. Bu şirket Türkiye’nin ihtiyaçları dahilinde turbo motorları dizayn etme ve dizayn etme konusunda yüzde yüz sermayeye sahipti. SSTEK daha sonra hisselerinin yüzde 55’ini BMC’ye, yüzde 35’ini de TUSAŞ’a sattı.
BMC bünyesindeki TRMotor’un Altay tankları için dizel motor üretip üretemeyeceği Türk-Katar askeri ve savunma işbirliği için ilk gerçek test olacak.
BMC jet motor üretimi işine de girmek istiyor. Erdoğan’ın siyasi desteğini aldıktan sonra BMC’nin TRMotor’u TUSAŞ ile ortak girişime gitti ve Türkiye’nin yerli uçak projesi TFX için Britanyalı Rolls-Royce’un desteğiyle jet motoru geliştirmeye hak kazandı. Ancak Mart ayında Rolls-Royce TRMotor ile işbirliğinden çekildiğini çünkü Katar’ın projeye dahiliyeti hakkında çözülemez fikri mülkiyet farklılıkları olduğunu açıkladı.
Kısaca BMC havacılık sektöründe TUSAŞ’ın en büyük rakibi, karar sistemlerinde ise FNSS’nin. FNSS, Türk Nurol Hong ve Arlington, Virginia’lı BAE System Inc.’in ortak girişimi. BMC askeri dizel ve jet motoru üretimini tekeline almaya çalışıyor ve aynı zamanda bor sahalarında işlenmemiş materyal üretimini de tekeline almak istiyor.
TSKGV, 1990’ların ortak girişimleri ve başkanın adamları arasındaki centilmence rekabetin doğasının vizyoner bir birlik içinde mi yoksa yok edici bir yarış ile mi sonuçlanacağını henüz bilmiyoruz. Ortak girişimler zor günler geçiriyor. Artık Külliye’nin yetki sınırları içindeki TSKGV, Erdoğan’ın kontrolü tamamıyla ele alma girişimlerini atlatmakta zorlanıyor. Bu sırada Erdoğan’ın favorileri hızlıca tepeye yükseliyor. Bütün oyuncular çeşitli sahalardaki tekellerini korumak için sahip oldukları tüm bürokratik, ekonomik ve siyasi nüfusu kullanarak küçük işletmeleri öldürmek ve büyük şirketleri ‘kendi bölgelerine’ girmekten caydırmaya kararlı gözüküyor.
Metin Gürcan'ın bu makalesi ilk olarak İngilizce dilinde Al Monitor tarafından yayımlanmış, T24 tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Makalenin İngilizce orijinaline buradan ulaşabilirsiniz
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.09.2021
9.09.2021
11.08.2021
5.04.2021
2.01.2021
16.03.2020
23.11.2019
31.08.2017
12.08.2017