Murat BELGE
Enis Berberoğlu'na giydirilen yirmi beş sene ve ardından pürtelaş tutuklanmasının nasıl büyük bir hukuk skandalı olduğu yazılıyor. CHP bunun için bir yürüyüş başlattı. Bu olaya muhalefetin vereceği en isabetli tepki bu mudur, pek emin değilim, ama iktidarın hemen hemen her gün yaptığı hukuk dışı işlere tepki göstermek de bir şart.
"Siyaset" denen şeyi meydana getiren ögeler arasında "inat" da var mıdır? Muhtemelen vardır ama siyasetin özel bir biçim aldığı durumlarda vardır. Bu özel biçim de, şimdi Türkiye'de olduğu gibi siyaset adamlarının kişilik özelliklerinden kuralları, yasaları ve teamülleri çiğneme imkânı bulduğu özel konjoktürlerde gerçekleşir.
Bu olayda (ya da "olaylar dizisi"nde), Tayyip Erdoğan'ın Orta Doğu politikasında yapılan kural dışı işlerin ayan olmasına duyduğu öfke ciddi bir rol oynuyor. "Casusluk" gibi ağır bir suçlama ama orta yerde herhangi bir kanıt olmadığı gibi kelimenin tanımına veya akıl ve mantığa uymayan bir suçlama ve yirmi beş yıl! Bu, tabii, Can Dündar'a mesaj (ona silâh da sıkıldı ve asıl cezasının bu olacağı bildirildi); Can Dündar'ın elden kaçırılması üstüne Cumhuriyet çalışanlarına biçilen tutuklamalarda da bunun payı olduğunu düşünüyorum. Varılan bu noktaya bütün dünya (yani, "medeni" dünya) itiraz edecektir. Tam da böyle olduğu için iktidar "inat" edecektir. Hukuka, yasaya uysun uymasın, zaten sözü yasa olanlar kızmış ve "Böyle şey yapılır mı? Bu, vatana ihanettir!" demişlerse, bu olayın "özel yasa"sını ilân etmişlerdir. Demokrasinin üçüncü erki değil (bu zaten hemen hemen hiçbir zaman olmamıştı), iktidarın militanı haline getiren "yargı" da, gereğin, yapacaktır. Dünya itiraz edebilir. Buradaki iktidarın iddialarından biri zaten dünyanın yanlış, bir tek kendisinin doğru olduğu. Şu Amerika'daki koruma rezaleti zaten her şeyi açıklıyor.
"Suriye'ye gönderilen malzemenin mahiyeti", bunun haber yapılması, muhalif sesler çıkararak sinir bozan Cumhuriyet'in haddinin bildirilmesi ve daha birçokları büyük bir tasarının tikel basamakları. "Büyük" tasarı ise Türkiye toplumuna giydirilecek kıyafet. "İslamofaşizm" diye bir terim son yıllarda sık kullanılır oldu. Evet, bu da bu terimin anlattıklarının Türkiye sosyo-ekonomik formasyonunda somutlaşma biçimidir, diyebiliriz.
"İslamo-" olması şart değil, "popülizm"in her türlüsü bir "lider tapınması" ile var olur. Her şeyin doğrusunu "lider" bilir. Liderin bildikleri, var olan yasal-kurumsal yapıyla uyuşmaz. Uyuşmazlığın su yüzüne çıktığı her durumda "lider haklıdır." Popülist siyasi hareketin başarısının ölçütü de, bu ilkenin topluma kabul ettirme derecesine bağlıdır.
Gene popülizmin bütün renklerinde gözlemlediğimiz gibi, "lider"in, yani Tayyip Erdoğan'ın bir büyük milleti, bir de küçük milleti var: Büyüğü, bütün Türkiye; küçüğü, Türkiye'nin Erdoğan'la hemfikir olan ve ona oy veren kesimi. Genellikle "büyük"ten yana olan Erdoğan'ın bu düzeyde yüreğini ısıtan, "küçük millet"; ama bu, büyüğünde gözü yok demek değil. Ne olmuşsa olmuş, bu büyük milletin aşağı yukarı yarısı "lider" gibi düşünmüyor, onun buyurduğu gibi yaşamıyor. "Lider" bu yanlış durumu bir an önce düzeltmek istiyor. İstiyor ama, hemen olmuyor bu iş, çünkü iç ve dış düşmanlar var. Büyük millet, küçük milletin kılığına girecek, Nişantaşı'nda oturan hanımlar tesettüre girecek, Boğaziçi Üniversitesi'ni kazananların en parlakları İlahiyat Fakültesi'ne girecek, bütün bunlar olacak ama, "iç ve dış düşmanlar" bunları engelliyor.
Bu mantığı ille de egemen kılmanız gerekmiyor - zaten kılamazsınız. Ama bunun da tartışma düzeyine girmesi meşrulaştırabiliyorsanız, zaten kazanacağınızı kazandınız.
Enis Berberoğlu'nu içeri tıktınız (o son örnek, ondan önce daha kaç kişiye aynı şey yapıldı), CHP de yürüyüş yapmaya karar verdi. Demek o gün başlıca tehdit "iç düşman"dan geliyor. Bu "iç düşman" tabii ki CHP (bütün bir geçmiş bunu kanıtlıyor); ama düşman olduğu "kanıtlanmış" FETÖ'nün de bu eylemi onayladığını söylediğimizde "iç düşman" iddiası biraz takviye görmüş olur. Yarın, diyelim Almanya'da birileri, "Türkiye'de hukuk doğru işlemiyor. Mahkemeler, yani yargı, bağımsız değil" diyebilir. Zaten herkes böyle düşünüyor da, bunu ne zaman, nasıl söyleyecek ona bakıyor. Biri bunları söylediğinde "iç ve dış düşmanlar" zincirlemesi tamamlanacak. "İşte, zaten dememiş miydik?"
Berberoğlu kararına itiraz edenlerden bazıları, "Bu gibi suçlamalarla mahkûm edince-farkında değilsiniz ama- devletin yasadışı bir şey yaptığını tescil etmiş oluyorsunuz" diyorlar. Bu şüphesiz doğru; ama bunu bilmeyen zaten yok. "Resimleri kim verdi?" soruşturması da varmış. Belki "Aman duymasınlar" dediğimiz kimlerse onlar vermiştir.
Şu yaşadığımız ortamda benim şimdi söylediklerimi söylemek "ütopya" mıdır, "saçmalık" mıdır, bilemeyeceğim ama ben gene de "gazetecilik" denen, "habercilik" denen işe dönmek istiyorum. Gazeteci/haberci insanlığa "doğru" bilgiyi ulaştırmakla yükümlüdür.
Adına "devlet sırrı" denen karmaşık nesneyi böyle kutsallaştırmak, bu "sır sahibi" devlet içinde suç işleme eğilimini beslemek demektir. Dünyanın her yerinde, kendince "vatanperverane" niyetlerle (ve özellikle böyle bir perde bulduğuna güvenirse) böyle işler yapmaya hazır olan insanlar vardır.
Seçim oldu, gittim kafama uygun birine oy verdim. Baktım ki benim oy verdiğim kişi ya da parti iktidar olmuş. Ne iyi! Derken bu iktidar bir iş yapıyor- diyelim X örgütüne şöyle ya da böyle yardım ediyor. İyi de, ben ona böyle yapsın diye oy vermemiştim. Bu arada "filanca" da, tam böyle yapsın diye oy vermiş olabilir. Öylesi de mutlaka vardır, ama ben başımda oturup beni yürüten kişi ya da kurulun ne yaptığını bilmek isterim. "Bilmek" isterim. En kutsal haklardan biri "bilme" hakkıdır.
"Gazeteci/haberci" dediğimiz kişi de, bizim bu kutsal hakkımızı gerçekleştirmek için çalışan kişidir.
Bunu yapan kişiye 25 yıl ceza kesen bir rejim de, demokratik dediğimiz türden bir rejim değildir; gösterdiği toplam özelliklere göre "bonapartist" ya da "otoriter" diyebiliriz; "diktatörlük" ya da "faşizm" de diyebiliriz"
Ama, "demokrasi" diyemeyiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025