Murat Sevinç
Bugün Diken’e bir yazı yetiştirmeye çalışırken, Gazete Duvar’dan sevgili Emel Hanım, Davutoğlu’nun açıklamasını gönderip ‘yorum’ yapıp yapamayacağımı sordu. Zaten elimde bir yazı var. İki üç gündür gözümde de bir sorun çıktı, bulanık görüyorum, başka işlerim… Emel Hanım’a ayıp olmasın diye ‘olur’ dedim. Demez olaydım! Söz konusu Davutoğlu olur da, açıklama ‘kısa’ olur mu?! Allah’ım insan bu kadar mı sever lafı ‘uzatmayı!’ Durup dururken metni satır satır okumak zorunda kaldım. Oysa ben kendisini ‘istikşafi müzakereler’ ile hatırlamak istiyordum. Hani şu, ‘45 gün oyalayın, sonrasını hallederiz,’ görüşmeleri vardı ya… Ayrıca, itiraf etmeliyim Davutoğlu karşısında biraz ezik hissediyorum. Rüyasında Hegel ve Gazali ile tartışmış birinden söz ediyoruz. Ben elli yaşıma geldim, bugüne dek gördüğüm en heyecan verici rüyada Beşiktaşlı Metin Tekin’le minyatür kale maç yapıyorduk. İnsan ister istemez özeniyor.
Bakın, gördünüz mü, hâlâ gelemedim açıklamaya. Ayağımı sürüyorum, elim gitmiyor klavyeye, içimden gelmiyor. Fakat Emel Hanım’a da mahcup olmak istemiyorum! Ciddiyete en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, af dileyerek, bile isteye ciddiyetsiz bir özet yapmak gerekirse:
Eğer, olup bitenden, partinin durumundan memnuniyetsiz bir AKP’li olsaydım, Davutoğlu’nun çoğu eleştirisine katılırdım. Buna mukabil şöyle bir sorun var ki, AKP’li değilim! Diğer bir açmaz ise, Davutoğlu’nun tüm tespit ve eleştirilerini, dün Mars’tan gelmiş biri edasıyla dillendiriyor oluşu. Partinin ve ülkenin şu haliyle hiç ilgisi olmayan, hiçbir olumsuzlukta payı bulunmayan, hayli mesafeli ve masum biri gibi.
‘Manifesto’nun başını okuyunca, ‘tarih’ diye bir kavram olduğunu, ‘zaman’ diye bir başka kavram olduğunu, o zaman içinde o tarihin ‘ivme’ kazandığını ve aynı zamanda zamanın bir de ‘ruhu’ bulunduğunu öğreniyorsunuz. Öyle boş boş bakmayın ekrana lütfen; demek istiyor ki, tarih hızlı akıyor ve biz ucundan tutamıyoruz! Davutoğlu, zamanında (sanırım Konya’da) bir konuşmasında, karşısındaki kitleye ‘artık tarihin nesnesi değil, öznesisiniz’ nevi bir şeyler söylediğinde, dinleyicilerin nasıl kısmi felç geçirdiğini hatırlıyorum. Bu metinde de var benzer tespitler.
İşte bu tarih-zaman-ruh ve ivme hikâyesinde, AKP tarihini ele alıp muazzam bir başlangıçtan gelinen yeri sorguluyor. Her birini aynı torbaya koyduğu Gezi olayları, 17/25 aralık komplosu, çukurlar (‘hendekler’ demek istiyor) ve 15 Temmuz ile varılan yerde, AKP’nin vizyoner kimliğini kaybettiğini ve reaksiyoner, korumacı pozisyona çekildiğini vurguluyor. Bu arada, Binali Yıldırım’a (kendisini ‘seçilmiş son başbakan’ olarak tanımlayarak) ve sonlara doğru Damat’a (ekonominin ‘bilgi ve deneyim gerektirdiğini’ söyleyerek) laf atmalar var; çaktırmamaya çalışarak tabii. İstikşafi müzakere tadında eleştiriler…
Bu arada AKP örgütünü, seçmen tabanını övmelere doyamıyor. Orası beni ilgilendirmez de, öyle bir satır var ki, sinirlenmemek elde değil. Davutoğlu bir yerde, 7 Haziran-1 Kasım arasında çalışan ‘isimsiz kahramanlardan’ söz etmiş. Canımın içi, sizin isimsiz kahramanlar ne halt etti bilemiyorum ama biz o esnada bombayla parçalanan sevdiklerimizi toprağa veriyorduk. Hatırlar mısınız, insanlar ölürken, ‘anketlerde oyların arttığını müjdeleyen’ bir başbakan görevdeydi o sıralar! Bir de kendisinin milletvekili seçildiği şehrin stadyumunda ölüleri yuhalayan taraftarlar. Fakat Allah’ı var, Davutoğlu öyle bir ‘partili’ figür betimliyor ki, KHK’li olmasam ben bile gidip ‘Ak Parti için çalışmak istiyorum, yapabileceğim bir şey var mı, ne olur beni de kabul edin,’ diyecek duruma geldim metnin sonlarında!
Davutoğlu, peşrev ardından arka arkaya sıralamış eleştirilerini. Kısaca: Vefa, artık bir semtin adı mı? Böyle hep baskı hep baskı olmaz, toplumsal onay da önemli. Metal yorgunluğu filan dediniz, teşkilatı üzdünüz, derin vicdanlarda yaralar açtınız. (teşkilat mensuplarında derin bir vicdan olduğunu öğreniyoruz.) Başkanları görevden almanız hoş olmadı. Ortak akıl sona erdi. Hırslı ve dar bir çıkarcı çevre var. Zaten ben bu eleştirileri Erdoğan’a da sunmuştum. (pek işe yaramadığını anlıyoruz.) Kibirli bir dille, tevazudan kopuldu. (Şam’da namaz kılmaktan söz eden adam söylüyor bunu.) Kurullar onay makamına dönüştü. Kabul edilen yeni sistem ortak ulusal değerleri yıprattı. Beka söylemi toplumu böldü. FETÖ ile mücadelede haksızlıklar yapıldı. Ekonomik kriz inkar edilmemeli. Kamu kaynakları israf ediliyor. Kayırmacılık had safhada. KHK’lilerin seçme hakkı ellerinden alınamaz. Vesaire vesaire… Ezcümle, ‘fabrika ayarı’ dedikleri bir ‘hâl’ var ya, işte tüm metin o ayarlara dönülmesi gerektiğini salık veriyor. Ne fabrikaymış, ne ayarmış!
Bir de unutmadan, yeni bir anayasadan söz ediyor ki, işte o paragrafta düşüp bayılacaktım. Eskiden ‘iki başlılık’ sorunluymuş, ama şimdiki sistem güçler ayrılığını zedelemiş, yeni bir anayasa yapılmalıymış… Allah’ım sen sağlık sıhhat ver cümlemize!
Yıllarca AKP’de görev yapmış, hiçbir şeye gıkını çıkaramamış insanların, gemiden atlar atlamaz ‘eleştirel’ olmaları ibret verici bir durum hakikaten. Eğer Davutoğlu bu eleştirileri zamanında yapıp olup bitenlerin ‘ortağı’ olmasaydı, söylediklerinin bir anlamlı olabilirdi belki. Siyasi mevtaya dönüşen bir hareketi kurtarmak için dökülen diller, artık yalnızca trajik bir his uyandırıyor insanda.
Bu arada, Erdoğan’a bir eleştiri var mı? Saçmalamayın! Erdoğan’ın Türkiye’de ve AKP’de olup biten olumsuzluklarda ne dahli olabilir? Soruya bak, bal kabağı! Yalnızca ‘yeni sisteme’ dair bazı tespit ve öneriler mevcut. Cumhurbaşkanını ‘eleştirmemeye’ büyük özen gösteren. Çünkü malumunuz, yeni sistem Erdoğan tarafından istenmedi, ağaçta yetişti ve yanlışlıkla kabul edildi. Misal, hem cumhurbaşkanı hem parti genel başkanı hoş olmadı, cumhurbaşkanı makamı toplumun yarısından koptu, gibi bir şeyler söylüyor. Eh, bunları savunan, uyaran, yapmayın diyen insanlara etmediği hakaret kalmamıştı sizin o mümtaz parti teşkilatlarınızın ama. Aklınız başınıza geç geliyor diye bizim günahımız nedir?!
Metnin sonunda herkesi ‘omuz omuza’ vermeye davet ediyor ‘seçilmiş’ son başbakan! Tam anlamadım ama herhalde AKP’lileri ve boncuk arayıcıları kastediyor burada. Üzerime alınmadım. Zaten benim omuzum çok meşgul, kendilerine tahsis edemem.
Güzelim bir pazartesi öğleden sonrasını, Davutoğlu’nun ‘manifestosunu’ okuyarak geçirmek zorunda kaldım. Ben ettim siz etmeyin, hayat o kadar uzun değil. Siyasal İslamcıların kendilerini kurtarma ve geçmişlerini cilalama çabalarından bize ne…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları



























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
10.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
7.12.2025
23.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
30.10.2025
26.10.2025