Mustafa PAÇAL
Kıdem tazminatı, 1937 yılında yürürlüğe giren 3008 sayılı İş Kanunu ile çalışma mevzuatına girdi.
O yıllarda sosyal sigorta ve işsizlik sigortası olmadığı için işçilerin işten ayrılması sonrası işsiz kaldıkları süre içinde sosyal mağduriyetlerinin kısmen telafisi için ve emekli olduklarında ise yıpranmalarının karşılığı bir sosyal ödeme anlamında ödenmesi düşünülmüş olan kıdem tazminatı hakkı, bir sosyal destek uygulaması olarak yürürlüğe girmiş, daha sonraki yıllarda kimi değişikliklere uğramış olsa da günümüze kadar gelebilmiştir.
Kıdem tazminatı, bugünkü uygulamasına ise, 1971 yılında yürürlüğe giren 1475 sayılı İş Kanunu ile kavuşmuş olsa da kıdem tazminatı hakkı, diğer sosyal ve sendikal haklar gibi 12 Eylül askerî darbesinden üzerine düşen payını alarak kısıtlanmıştır.
Daha önceki uygulamalarda kıdem tazminatı ödeme tavanı yok iken ve toplu iş sözleşmeleri ile bir yıl karşılığında ödenecek tazminatın gün sayısının artırılması mümkün iken, bu hak kaldırılmış, “işçinin kendi isteği ile işten ayrılması” sonucu kıdem tazminatı ödenmesi hakkı da bu dönemde işçilerin elinden alınmıştır. Yine kıdem tazminatı için bir yıl karşılığı yapılacak ödemeler için de tavan sınırlaması bu dönem getirilen bir başka kısıtlama olmuştur.
Yani işçiler bir tam yıl çalışmaları ve yasadaki kıdem tazminatı ödeme koşullarını yerine getirmesi hâllerinde, bir yıllık ücreti ve ücretle ölçülen maddi hakları dahilinde bu haktan yararlanıyorlardı. Ancak kıdem tazminatı ödemesine getirilmiş olan bu tavan ile tazminat ödemeleri de sınırlandırılmış oldu.
Kıdem tazminatı üzerinden sürdürülen “kıdem tazminatı fonu” tartışması, aslında son otuz yıldır sürmekte olan bir tartışmadır. 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde 1980 yılında yapılan bir değişiklikle ilk kez mevzuata giren “fon” tartışması o günden beri sürmektedir.
Bakıldığında bu tartışma, KOBİ işverenleri ile sendikalar arasında yapılan bir tartışmadır.
Zira KOBİ işverenleri, İş, Sendikalar ve Sosyal Güvenlik kanunlarından doğan yükümlülüklerine, sosyal sorumlulukları olarak değil de maliyet sorunu olarak bakıyorlar.
Bu bakış açısı çalışanlara karşı sorunlu uygulamaları da birlikte getiriyor.
Kıdem tazminatı ödememe, kayıtsız ve kuralsız çalışma, asgari ücreti tam ödememe, yasal sürelerin üzerinde çalıştırma ve iş kazaları, çokça KOBİ’lerde görülen sorunlar olarak karşımıza çıkıyor.
Kıdem tazminatı ve fonu tartışması da bu eksende yürüyen bir tartışma...
Bugün çalışan işçilerin hemen hemen yüzde 90’ı kıdem tazminatı hakkından yararlanamıyor. İş mahkemeleri en çok mesailerini bu davalara bakmakla geçiriyor.
Sorunun çözümü için, yeni İş Kanunu’nu 2002 yılında hazırlayan bilim kurulunu, işçi ve işveren sendikaları birlikte oluşturmuşlardı. Bu kurul İş Kanunu’nun yanı sıra bir de Kıdem Tazminatı Fonu Yasa Tasarısı hazırlamışlardı.
Bu tasarıda, yıllık kıdem tazminatı ödemesinin 30 gün üzerinden yapılması ve 10 yıl süre ile fonda birikmiş olan hesaplardan, belli nedenlerle para çekilmesinin daha da kolaylaştırılmasına ilişkin düzenlemeler korunursa ve fon “doğru-dürüst” yönetilirse, bu tasarı kıdem tazminatı sorununun çözümüne katkı sağlayabilir.
Yoksa havanda su dövmeye gerek yok, çalışanlar için hak olduğu hâlde, orta yerde fiilen kullanılamayan bir hak var. Bu hakkın her çalışan için kullanılabilinmesine karşı, “istemezük” demenin çalışanlar için hiçbir faydası olamaz.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020